Kazım ÖZTÜRK
Kazım ÖZTÜRK
kazim.ozturk@yenikonya.com.tr

AŞURE BİZE NE ANLATIR?

31 Ağustos 2020, Pazertesi günü eklendi.

Muharrem; Haram kılınan, yasaklanan, saygı duyulan anlamındadır. Savaşmanın haram kabul edildiği dört aydan biridir.

Kur'anı Kerimde, saldırıya uğrama durumu hariç, savaşın haram olduğu aylardan birisi olduğu ve bu aya saygı gösterilmesi gerektiği belirtilir.

Sevgili peygamberimiz, haram ayları; Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep olarak açıklamıştır. "Fecr” suresinde üzerine yemin edilen "Fecr”den maksadın, Muharrem ayı olduğu belirtilir. Aynı surede yine üzerine yemin edilen on gecenin, Muharrem ayının ilk on gecesi olduğu belirtilmiştir.

Hicri yılbaşı Müslümanlar için çok önemli bir gün! İslam tarihinde takvim başlangıcıdır! Muharrem ayı'nın başı. Ayrıca Muharrem ayı, "Kerbela hadisesi” ile de ünlü!

Hicret; terk etmek, ayrılmak, ilgisini kesmek anlamındadır. Kişinin; herhangi bir şeyden bedenen, lisanen veya kalben ayrılıp uzaklaşması demektir. Ancak, hicret denilince ilk bakışta; bir yerin terk edilerek başka bir yere göç edilmesi olarak bilinir.

Genelde Müslüman olmayan bir ülkeden, Müslüman bir ülkeye gitmeyi, özel olarak Hz. Peygamberin ve Mekkeli Müslümanların Medine'ye göçünü ifade eder. Medine'ye göç eden Müslümanlara Muhacir, muhacirlere yardım eden Medineli Müslümanlara da; Ensar unvanı verilmiştir.

Bir hadiste; "Muhacir (Hicret eden), Allah'ın yasakladığı kötülük ve günahları terk eden kimsedir.” Denilmekte, bir başka hadiste ise; Hicret "kötü şeyleri terk etmek” anlamındadır.
Hicret; kötü şeyleri terk etmek, Allah uğrunda başka bir yere göç etmek, Allah'ın yasakladığı kötülük ve günahları terk etmek, kötü şeylerden uzak durmak gibi anlama da gelmektedir.
Mutasavvıflar, hicret kavramını hem; "haramları terk edip, kötülüklerden uzaklaşmak” hem de; "nefsi terbiye etmek maksadıyla yolculuğa çıkmak” veya "kalben ve zihnen halkı terk etmek” anlamında kullanmışlardır.

Kur'an-ı Kerim, Hz. Peygamberden önceki dönemlerde de peygamberlerin ve onlara inanan insanların, kâfirlerce hicret etmeye zorlandıklarından ve bunların, inançları uğrunda yurtlarını bırakıp, başka yerlere gittiklerini anlatır. Hz. İbrahim, kavminin kendisini ateşte yakma girişiminin ardından; "Doğrusu ben, Rabbimin emrettiği yere hicret ediyorum” demiş ve önce Filistin, ardından Mısır'a göç edip, daha sonra da Ken'an diyarına yerleşmiştir.
Hz. İbrahim ile beraber Filistin'e kadar bu hicrete katılan Hz. Lut, peygamberlik görevini yaparken kâfirlerin azgınlık ve ahlaksızlıkları karşısında Cenabı Hak'tan aldığı emirle bir gece vakti inananlarla birlikte yurdundan çıkmış, arkasına dönüp bakmadan, gitmesi istenilen yere gitmişti.

Hz. Şuayp peygambere kavminin ileri gelen kibirlileri; "Ey Şuayp! Kesinlikle seni ve seninle beraber iman edenleri memleketimizden çıkaracağız, yahut dinimize döneceksiniz” demişler, onu ve müminleri hicrete zorlamışlardı.

Hz. Musa, Allah'ın emriyle geceleyin Mısır'dan yola çıkardığı İsrailoğullarını göç ettirmeyi başarmış, peşlerine düşen Firavun ve ordusu ise, denizde boğulmuştu.

Hicret, bütün peygamberlerin hayatında vardır. Tarihte; "Nuh, Âd ve Semud kavimlerinin kâfir olanlarının; "elbette sizi yurdumuzdan çıkaracağız ya da mutlaka dinimize döneceksiniz”dedikleri kayıtlıdır.

Hz. Peygamber ve kendisine inananlar da, daha önceki peygamberler ve ümmetlerinin âkıbetine uğramışlardır. Mekke Müşrikleri, sevgililer sevgilisi Hz. Peygamber'e karşı İslamiyet'i tebliğ etmeye başladığı andan itibaren olumsuz bir tavır takınmışlardır.
Bu tavır, sadece İslam'ı reddetmekten ibaret kalmadı.

Sevgililer sevgilisi; alay edildi, ona inananlara baskı uygulandı ve bu baskılar, İslamiyet'in Mekke'de yayılmaya başlaması üzerine eziyet ve işkenceye dönüştü. Ammar bin Yasir'in babası Yasir ve annesi Sümeyye işkenceyle öldürüldü.

Hicret; geçmişte kalan bir şey değil, hala insanlık tarihini etkilemeye devam eden bir olay olarak özel bir zaman diliminin oluşmasına yol açmaktadır.

Aşure güzel bir gelenek. Bu, bize çok şey anlatır; İman pınarından doldurulan su ile, İslam kazanına; değişik türden, değişik yapıdan, muhtelif karakterde tahılları döküp, aşk-ı muhabbet ateşinde iyice kaynattıktan, zaman sabrında kıvamına erdikten sonra tatlanıyor!

Tatlanmak için; değişik karakterde nesnelerin; "ama"sız, "fakat"sız İslam kazanında, aşk-ı muhabbet ateşinde pişmesi lazım.

Ne mutlu aşure gidi tatlananlara! Ne güzel, her yerden, her türden varlıkları aşurevari bir araya getirip tatlılık hasıl edenlere!

 

Hicret

 

Hikmete çıkan yollar, kutlu alamet,

Çağlar üstü mutluluk, özgünlük hicret,

Zulmeti yakan eller, sonsuz selamet,

Bitmeyen mücadele, düzgünlük hicret!

 

Medeniyete bakış, bitmez tebessüm,

Cehaletleri yıkış, mutlu bir mevsim,

Pınarlardaki akış, cennetten tesnim,

Şirklere müdahale, dizginlik hicret!

 

Vefakârca kalmaktır, Rabbin sözünde,

Hak yolunda ölmektir, Kur'an izinde,

Dünyalıktan olmaktır, sevgi özünde,

Aklın zirve makamı, sezginlik hicret!

 

 

 

 

 

 

Hak yolunu terk etmek, esaret verir,

Vuslatlara gark etmek, cesaret verir,

Kalbi şirke berk etmek, metanet verir,

Kirlerden damla damla, süzgünlük hicret!

 

Arz-u semanın aşkı, nurudur bu fer,

Haktan gelen armağan, sunulan sefer,

Davayı omuzlayan, kahraman nefer,

Sürakalara bir ders, bozgunluk hicret!

 

Kalpleri kinle dolu, müşrik güruhun,

Hüda'nın hediyesi, bitmez sürurun,

Medeniyet yolunu, açan o nurun,

Karanlıkta kalana, bezginlik hicret!
Yorumlar
Personel Alımı ve Diğer İlanlar için Tıklayınız
SON DAKİKA HABERLERİ