İL HALK KÜTÜPHANESİNDE

Öğrencilik yıllarımda; dersimi çalışmak, kitap okumak için İl Halk Kütüphanesine giderdim. Kütüphane o zaman Anıt'ta, bugünkü devlet Tiyatrosunun olduğu yerdeydi. Okuma salonu üst katta bulunuyordu. Kapı girişinde kimliğimizi verir, karşılığında numaralı bir kart alırdık. Aslında kart değil bir kontrplak parçasıydı. O kartla kitaplarımızı isterdik görevliden. Görevliden kitabı almadan önce katalog kutularından; ya yazar ismine göre veya kitap ismine göre istediğimiz kitabı araştırır, küçük kitap isteme kâğıtlarına gerekli bilgileri yazar ve görevliye verirdik. Görevli, depodan kitabı çıkartır, bize takdim eder ve biz de boş olan yere oturur çalışmamızı yapardık.

Kışın soğukta burası bizim için en iyi mekânlardı. Hem bedenen ısınıyor hem de fikrimizi güzel bilgilerle ısıtıyorduk. Dostluklar da zirvedeydi. İmam Hatip okulunda arkadaşlarla birlikte gittiğimiz en sıcak yerlerdi buralar. Derslerimizi çalışıyor, mütalaalar yapıyor ve okuma salonu dışında muhabbetimizi sürdürüyorduk. Zira okuma salonunda konuşmak, fısıldaşmak yasaktı.

Bir süre sonra Kütüphane, Mevlana karşısına taşındı. Uzun yıllar orada hizmet verdi. Aynı sistem orada da devam etti. Aynı şekilde çalışmalar sürdü ve bugüne gelindi.

Bugün modern bir binaya kavuşuldu. Kültürpark içinde faaliyetini sürdürüyor. Büyükşehir belediyesinin çaba ve katkıları sayesinde böylesine güzel kütüphaneye sahip oldu Konya'mız!

Elimdeki çalışmaları ete kemiğe büründürmek, çabuklaştırmak, bir an önce kitaplaştırmak için İl Halk Kütüphanesine uğramam gerekti. Zira orada yararlanacağım kaynaklar mevcuttu. Araştırma yapacağım salona girdiğimde okumak için hiç yer yoktu. Bazılarının da ayakta durduğunu gördüm. Yanlarına gidip sordum;

-"Neden bekliyorsunuz?” Aldığım cevap;

-"Yer bekliyoruz, ne zaman yer boşalırsa oraya orturup çalışacağız” dediler. Ayakta duranlar bir iki kişi değildi.

Merakımı celp etti, dışarıda da masalar vardı. Masalarda oturan ve çalışanları gördüm. Yanlarına vardım ve dedim ki;

-"Siz neden burada çalışıyorsunuz da içeriye girmiyorsunuz?” cevapları şu oldu;

-"İçerde yer olmadığı için buraya görevliler masa koymuş, burada çalışıyoruz. Başka imkân yok. Burada da ayakta bekleyenleri gördüm.

Bir üniversite öğrencisine;

-"Sen nereden geliyorsun? Senin bulunduğun semtte veya mahallede kütüphane veya ders çalışma imkânı olan yerler yok mu?” dedim. Cevabı çok ilginç ve dikkate değerdi;

-"Ben Bosna Hersek'ten geliyorum. Orada doğru dürüst çalışma yeri yok. Sağ olsun Belediye Hanımlar Lokali, Gençlik Merkezleri, Emekliler Konağı açıyor. Fakat bizlere yakın yerlere kütüphane açmıyor. Çok kolay, hali hazır binaları küçük bir tadilatla çalışma yeri ve kütüphane haline getirebilir. Mesela Millet kıraathaneleri var. Buraların rahatlıkla kütüphaneye dönüştürülmesi mümkün. Bosna'dan geleceğiz, yer bulmak için saatlerce ayakta bekleyeceğiz, bazen yer meselesinden kavgalar da oluyor. Sonra akşam yorgun argın eve gideceğiz. Siz olsanız buna tahammül edebilir misiniz? Ben bir öğrenci olarak belediyeye şu teklifi yapıyorum;

-"Her mahallede bulunan Hanımlar Lokalini, Millet Kıraathanelerini, Millet Bahçelerini, Emekliler Konağının tamamını olmasa da, bir bölümünü kütüphaneye çevirmeleri, hem öğrencilerin uzağa gidip sıkıntı çekmemeleri, hem rahat ders çalışmaları ve hem de yemeklerini kendi evlerinde yemeleri açısından yerinde olur. Benim gibi daha birçok arkadaş uzak yerlerden geliyor. Burada sıkıntı çekiyor. Her gün böyle bir işkenceye maruz kalmak istemiyoruz. Belediye yetkililerinin bu konuya kısa zamanda çözüm bulmalarını istiyorum. Adı geçen yerler mümkün olmazsa, hazır binaları değerlendirip, bizlerin hizmetine sunabilirler. Dediğim izdihamı isterseniz sizler de kendi gözlerinizle görebilirsiniz. Bir uğrayın müşahade edin, bizzat yaşayın. Kütüphane yetkilileri ellerindeki tüm imkânları kullanıyor. Bu konu onları aşan bir konu. Umarım yetkililer duyarsız kalmaz, kısa zamanda bu soruna bir çözüm bulur. Şimdiden teşekkür ediyorum.”

Ne diyeyim, bendeniz, kendi çalışmalarımı yapmak için gittim, nelerle karşılaştım! Neyse benim çalışmam gecikebilir ama öğrencilerin sorununa gerçekten bir çözüm bulunmalı. Aslında çare bulunacağına inancım tamdır. Çünkü çok güzel hizmetler yapılıyor. Kültür Park'taki bu kütüphaneyi Konya'ya kazandıran Belediye, bu küçük ve basit meseleyi mi çözemeyecek?


Yazarın Diğer Yazıları