RAMAZAN MEKTEBİNDEN MEZUN OLMAK DEĞİL RAMAZAN’I HAYATA TAŞIMAK
870 Yılı Ramazan Bayramında Vefat Eden İmam Buhari’nin Adına Yapılan Külliye 2026 Ramazan Bayramında Semerkant’ta Açıldı
Taşın Hatırlattığı Ahlâk: Köy Odalarından Misafir Taşına
BAMYA ÇORBASI
ÖLÜM GELİNCEYE KADAR İBADETLERE DEVAM EDİLMELİDİR
5816 KALDIRILMALI MI?
Hesap Tutmadı: Washington’ın İran Yanılgısı
Trump küresel ekonomiyi kaosa sürüklüyor
İnsanın Anlaşamadığı Dünya
BİR BAYRAM BÖYLE GEÇTİ!
Cevher-Araz/Sünni-Şii
Her biri altın değerinde 6 puan
Petrodoların Kanlı Tasfiyesi
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
RAMAZANDAN İSTİFADE EDEBİLMEK
ÜNLÜ EDELİM
Epic Fury: Ortadoğu’da Jeopolitik Bir İntiharın Anatomisi
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Geçmişi bilmeyen, geleceğe yön veremez. Dünden ibret almayan, yarına umutla bakamaz. Tarihinden habersiz milletler, başka milletlere kul, köle olur. Milletleri ayakta tutan unsurlar; milli ve manevi değerlerdir.
Bizim medeniyetimiz, su ve merhamet medeniyetidir. Medeniyetimizde; sömürge ve talan yoktur. Bizim medeniyetimizin bütün fetihleri insanı diriltme amaçlıdır. Batı medeniyeti(!) –ki Akif'in; "Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar!”- sömürmeye dayalı, emperyal amaçlar güden işgal hareketidir!
İşgaller; kan, gözyaşı, tarih yağması ve sömürüyü getirir. Nesilleri; kimliksiz, kişiliksiz ve tarihsiz yapar. Batının hakim olduğu bütün coğrafyalarda bu tür zulümleri görmek mümkündür. Bizim medeniyetimiz; vahyin ışığı ve yol göstericiliğinde inşa edilmiş, bir şefkat ve insan medeniyetidir!
İslamofobi kelimesi anlam olarak "İslam korkusu" demektir. Terim olarak İslam'dan ve Müslümanlardan korkma, çekinme içgüdüsünü ifade eder.
Kelime ilk kez 1991 yılında kullanılmış olup 11 Eylül saldırılarıyla gündeme getirilmiştir. Bugün İslamofobi dendiğinde hem İslam dinini tanımamaktan kaynaklanan bir korku, hem de bu korkuya dayanarak Müslümanlara karşı ayrımcılık yapılmasının meşru görülmesi akla gelmektedir.
Tarihi kökleri İspanya'da Endülüs'ün İslam tarafından fethedilmesine kadar iner. Haçlı seferlerine asker devşirmek isteyen kilise mensuplarının yaptığı propagandalar ile fikir zemini Hristiyanlığa karşı tehditler ve tehlikeler üzerinde oluşturulmuş olan "islamofobi", İslam ile Hrıstiyanlar arasındaki ilişkilerin, tanışıklığın yaygınlık kazanması ile yüzyıllar içerisinde azalmış iken yaklaşık son 10 yıldır yeniden popülarite kazanmıştır. Bu popülaritesinde Huntington'un ünlü "Medeniyetler Çatışması" makalesinde İslam'ı Batı için bir potansiyel odak olarak lanse etmesinin önemli bir etkisi olmuştur.
Özellikle 11 Eylül 2001 tarihinde New York'taki "İkiz Kuleler" saldırılarından sonra Hristiyan dünyasında daha önceki yabancı düşmanı ırkçı eğilimlerden kaynaklanan yeni bir durumdur. Avrupa ülkelerinde işsizlik, nüfusun yaşlanması gibi yeni durumların beslediği yabancı düşmanlıklarının en önemli öznesi olarak "Müslümanlardan korku” giderek bir paranoyaya dönüşmüştür. Bu paranoyanın bazı güç odakları tarafından manipüle edildiği de düşünülmektedir. İslam'ı ve Müslümanları Avrupa kültürü ve materyalist hayat tarzı için "potansiyel düşman" olarak gören Batı intelijansiyası içindeki ırkçı eğilimler politika belirleyici odakları etkilemeye çalışıp "Avrupa'dan, başta Türkler olmak üzere, tüm Müslümanların "tehcir"i; sürülmesi gibi bir aşırı noktaya kadar gelindiği belirtilmektedir.
İlgili deyim: Xenophobia (Xenophobe) (ingilizce) "yabancı korkusu/düşmanlığı" anlamında olup "yaban"cılara karşı duyulan korku ya da düşmanlığı ifade eder.
Buradan hareketle şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; globalleşen dünyada taşlar yerinden oynamış, İslami hassasiyetler gittikçe bir çığ gibi büyümektedir. Zaten; Belçika'da, İsviçre'de, İsrail'de… olanların altında yatan gerçek budur.
Bugün İslama karşı bir duruş sergilenmeye çalışılıyor, Türkiye'nin AB'ye girmemesi için çabalar sarf ediliyorsa, İslami değerlerden rahatsızlıklar sergileniyorsa.. bu; İslamofobinin etkisidir.
Ama şunu belirtmeden geçemeyeceğim; bizler İslam'ın temsilcileri olarak, Kur'anî hükümler doğrultusunda hareket etmeye, İslam'ın güzelliklerini bütün insanlığa göstermek zorundayız. Bu konuda yanlışımız var. Özümüz sözümüze, davranışlarımız inancımıza uymuyor. Top yekun, hiç sapmadan; "emir olunduğun gibi dosdoğru ol” ilkeleri ışığında davranış sergilendiğinde; dünya barış yurdu olur.
Ensar Olamadık!
Ensar muhacirle, nasıl kardeşti?
Hepsi gerçek dosttu, akrandı eşti.
Elleri değil de, ruhlar birleşti,
Biz hala bir Ensar, olamadık ki!
"Müslümanlar kardeş”, der Kur'an'ımız,
"En güzelini ser”, der Furkan'ımız,
"Varın yoğunu ver”, der Rahman'ımız,
Biz hala Kur'an'la, dolamadık ki!
Mümini döveriz, dine söveriz,
Batıla; "gel, gel” der, Hakkı kovarız,
Helale hiç bakmaz, haram geveriz,
Samimi Müslüman, kalamadık ki!
İnançlar kâğıtta, uygulanma yok,
Gözyaşı ağıtta, duygulanma yok,
Gerçeğe bakıp da, sorgulanma yok,
Hakikati asla, bulamadık ki!
Nebiyi dinledik, ashabı da hep,
Tâbi'yi dinledik, ahbabı da hep,
"Veli”yi belledik, erbabı da hep,
Hiç birisinden ders, alamadık ki!
BİR BAYRAM BÖYLE GEÇTİ!
ÇANAKKALE’Yİ HATIRLAMAK
SORU İÇİNDE SORU!
KİRLİ OYUNA DİKKAT!
PAYİTAHTA RUH VERENLER
O KADAR MI ZOR?
ŞİMDİ NE OLACAK?
50 YILLIK YAZARLIK HAYATIM VE ŞİİR ÇALIŞMALARIM
BİR CUMA OLAYI VE OKULLARDA RAMAZAN ETKİNLİKLERİNİN ÖNEMİ
ARINMA ZAMANI