Kripto varlık vergisiyle ilgili düzenleme neden geri çekildi?
SON HAÇLI SEFERİ VE SAVAŞIN KABALİST ARKA PLANI
TESPİT-TAMİR
Hayırdan Şer, Şerden Hayır Çıkabilir! (Dijitalleşme Üzerine)
İnsana İyi Gelen Melodiler
BİZİM MUHSİN BİR ŞEHİDİN ARDINDAN KALAN MİRAS VE VİCDAN MUHASEBESİ
870 Yılı Ramazan Bayramında Vefat Eden İmam Buhari’nin Adına Yapılan Külliye 2026 Ramazan Bayramında Semerkant’ta Açıldı
Taşın Hatırlattığı Ahlâk: Köy Odalarından Misafir Taşına
BAMYA ÇORBASI
ÖLÜM GELİNCEYE KADAR İBADETLERE DEVAM EDİLMELİDİR
5816 KALDIRILMALI MI?
Hesap Tutmadı: Washington’ın İran Yanılgısı
İnsanın Anlaşamadığı Dünya
BİR BAYRAM BÖYLE GEÇTİ!
Her biri altın değerinde 6 puan
Petrodoların Kanlı Tasfiyesi
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
Epic Fury: Ortadoğu’da Jeopolitik Bir İntiharın Anatomisi
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Kâmus, en yaygın anlamıyla bir milletin sözlüğü veya dili demektir.
Bir milletin gelecek nesillere en büyük mirası dili ve sözlüğüdür. Sözlüğümüzle aktarırız her şeyimizi ardımızdaki nesillere. Örf, adet ve ananelerimizden tutun da para birimimize kadar hayatımız sözlüğümüz ile değerlidir.
Tahrif edilmemiş, özünü ve kalitesini muhafaza etmiş bir dilin ve sözlüğün ne kadar önemli olduğunu son zamanlarda daha iyi anlıyoruz. Güzel Türkçemizin maruz kaldığı tahribat içimizi yaralıyor. İki kuşak öncesinin kullandığı naif ve zengin dili maalesef günümüz gençliği yadırgıyor, hatta komedi malzemesi yapıyor. Yazmayı geçtik, konuşmaktan aciz bir nesil yetişiyor. Konuşmalarında, yazışmalarında kelimeleri kısaltarak konuşmayı marifet sayan bir gençlik…
Bir vesile ile 20 yıl önce TRT'de yayınlanan bir sokak röportajının kaydını görmüştüm. Orta okul sıralarındaki genç bir kızın, muhabirin sorduğu soruya verdiği cevap mest etmişti adeta beni. Soruya ne cevap verdiğinden nasıl cevap verdiği dikkatimi çekti. O kadar zengin bir dağarcıkla konuşuyordu ki… Diksiyonu, cümleleri asalak kelime kullanmadan kurması, öz güveni harika idi. Şimdilerde aynı yaştaki bir gencin asla bu şekilde konuşamayacağında herkes kanidir. Güncel ve gündemde olan bir meseleyi sorduğunuzda değil düzgün bir cevap, doğru cevap alacağımızdan bile şüpheliyim. O kadar sığ, o kadar dağarcığı boş, o kadar özgüveni oturmamış bir gençlik ile karşı karşıyayız.
Maksadım gençlere yüklenmek değil tabi ki. Muhakkak istisnalar da vardır. Telefon ve bilgisayar oyunlardan uzak, sosyal medyayı bilgilenmek için kullanan, kitap kurdu, kuru kuruya gezip tozmayan genç kardeşlerimiz de var. Ama sayıları tükeniyor. Ve bu gençler değil yukarıda bahsettiğim gençler daha makbul telakki ediliyor.
Burada anne babaya, öğretmene ve biz basın camiasına çok iş düşüyor. Doğruyu ve güzeli aşılamadığımız sürece gençlerimiz dillerini tam manasıyla kullanamayacak maalesef.
Dilimiz ve sözlüğümüz namusumuzdur. Gücünü maziden alıp, atinin izinde olanlara selam olsun.
HUZUR KENDİ İÇİMİZDE
VATAN AŞKI
MİLLETİN KANALI
KUL HAKKI
GÜLÜNCE HAYAT GÜZEL
EMROLUNDUĞUMUZ GİBİ !
Büyük Sermaye
YÂ BASÎR !
BİR NEBZE NASİHAT
KAPILMA DÜNYANIN CAZİBESİNE !