ASHAB-I KİRAM

Ashab-ı Kiram ,Peygamber Efendimize (s.a.v) iman etmiş .onun yolunda hizmet mücadele eden İslam ümmeti için birer ilham kaynağıdır.Sahabe Peygamber (s.a.v)Efendimizi hayatta iken bir an gören ,konuşan mümine ‘'Sahab ‘' denir.Bir kaç kişi olduğunda ‘'Eshab veya Sahabe ‘' denmektedir. Sahib kelimesi de Arapça olarak (dost,arkadaş)anlamlarını taşımaktadır.Buradan da anladığız üzere sahabeler Peygamber Efendimizin (s.a.v) dostları ,arkadaşları demektir.Bizler onları anarken saygı olarak Eshâb-ı Kiram olarak dile getiririz.

Hadis ilmi ile uğraşan alimlerin sâhabe tarifine baktığımızda daha geniş içerikli bir açıklama karşımıza çıkmaktadır. İbn Hacer el Askalânî sahâbÎyi ‘'Hz Peygamber Efendimize (s.a.v)mümin olarak erişen ve Müslüman olarak ölen kimse ‘'şeklinde tarif etmiştir (El İşâbe 1,6)Peygamber Efendimizi gayri Müslim iken görüp vafatı sonrası iman eden yahut mümin iken dinden çıkan kişiler sahabe olması mümkün değildir

Sahabe Olmak Bazı Şartları Taşımayı Gerektirmektedir.

1)Sahabi sıfatına ulaşmak şartlarında ilki Resûl-i Ekrem'i (s.a.v) bir an dahi görebilmiş olmaktır.

2)Müslüman olmadan Hz. Peygamber'i görmek ile İslâmiyet'i kabul eden kimselerle Resûlullah Efendimizin huzurunda Müslüman olduktan sonra müminliği terk eden kimseler sahâbi makamına ulaşamamaktadır.

3)İslam Döneminde yaşayıp Peygamber Efendimiz(s.a.v) hayatta iken Müslüman olup ,onu göremeyen kişiler Sahâbi değil (Tâbiî ) kabul edilmektedirler.Ebû Osman en-Nehdî ,Ebû Recâ el-Utâridi ,SelmâN b. Rebîa el Bâhili tabiî sayılanlardandır.

4)Sahâbi sayılmak için ergenlik çağına erişmek şart olmayıp temyiz şartını taşımak yeterli sayılmaktadır. Yalnız erişkimlik çağına erdikten sonra yeniden görmek şarttır.Yahyâ b. Maîn ,Ebû Zür'a er Râzî ve Ebû Hâtim er Râzî ve Ebu Davûd sahabi Efendimizi sadece Efendimizi çocukluk çağında gördükleri için sahabi sayılmamışlardı.

5)Peygamber Efendimizi (s.a.v.) göremeyen ,yalnız onunla sohbet edenlerden (Abdullah b. Ümmü Mektûm ) âmâ olduğu için Efendimizi görmeyip sohbet etmiştir.Mekke'nin Fethi ve Veda Haccı'nda Efendimiz ile konuşamamış fakat Resûlullah'ın kendilerini gördüğü kimseler de sahâbi sayılmışlardır.Sahabi olan kişilerin Müslüman olarak vefat etmesi şarttır.

İslâm Âlimleri Ashab-ı Kiramı Üçe Ayırmışlardır

1)Muhacirler: Mekke şehri alınmadan önce ki dönemde Mekke dışında yaşadıkları halde vatanlarını akrabalarını bırakarak Medine şehrine hicret edenlere( Muhacir) denmiştir

2) Ensâr :Peygamber Efendimize (s.a.v) ve hicret eden Muhacirlere her türlü yardım eden hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan Medine şehrinde yahut yakınında yaşayan Müslümanlara (Ensâr) denilmiştir.

3)Ashab-ı Kiram : Mekke şehri fetih edildikten sonra Mekke de veya başka yelerde Müslüman olan kişilerdir.Ashabı-ı Kiram'ın en üstünleri Peygamberimizin (s.a.v) 4 halifesidir. Bunların dışında Hz,Talhâ Zübeyir bin Avvâm ,Abdürrahman bin Avf ,Sa'd bin Ebu Vakkas ,Said bin Zeyd, Ebu Ubeyde bin Cerrah Hasan ve Hüseyin Hazretleridir.İslam tarihinde Ashab-ı Kiramın sayısı Mekke Fetih edildiği zaman on bin ,Tebük Gazasında yetmiş bin ,Veda Haccında ise doksan bine ulaştığı bildirilmiştir.Peygamber Efendimiz (s.a.v) vefat ettiklerinde bu sayının yüz yirmi dört binden fazla olduğu rivayet olunmuştur.

Ashab-ı Kiram için Peygamberimiz (s.a.v) daha sevimli bir şey yoktur(Ahmed III,132,250,251) Ashabın sevgisini Câbir (r.a ) şöyle ifade ediyor;Onlar için Efendimiz gözlerinden daha kıymetli idi.Efendimize (s.a.v) rahatsızlık vermek korkusuyla yanına iyice yaklaşmazlardı (Darimi,ı28-29 Ahmed III 397-398)Seferlerden döndüklerinde Efendimize uğrar mübarek yüzlerine doya doya bakarlardı,kendisine selam ve hürmet arz ederlerdi (Tirmizî ,Menâkib,19/3712 –Ahmed IV 437-438)

Ashab-ı Kiram'a Kuran da ayetler de yer verilmiştir.''Allah kendilerinden,kendilerinin de Allah'tan ebedi razı olduğunu ve ebedi kalacakları cennetin onlar için hazırlandığı'' bildirilmiştir.(Tevbe 9/100)Dünyada iken Efendimiz tarafından cennetle müjdelenen Sahabilere de Aşere-i Mübeşşere denmiştir.İnsanlık için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmet olarak tanımlanmış ve Kur'anı Kerimde bildirilmiştir (Âl-i İmrân 3/110)Allah onlardan razı olsun şefaatlerine nail olmak cümlemize nasip olsun.


Yazarın Diğer Yazıları