NEFRET BÜYÜRKEN İNSANLIK KÜÇÜLÜYOR
Konya’ya Bahar Geldi
Türkiye tüm dünyada sözü dinlenen bir ülke haline geldi
YOL
ÇINAR’IN GÖLGESİ
ÖMER DİNÇER KIZ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİNDE İSRAİL’İ KONUŞTUK
Puanın Önemli Olduğu Haftalar
Kaleci Bahadır’ın Maçı
TASARLANMIŞ KONTROLLÜ KAOS
Kabil ve Karga
Amerika Gidiyor, Türkiye Geliyor
HAYAT VE ÇOCUK
Gençlere Gelecek Vizyonu
YANLIŞ TRENE BİNDİKTEN SONRA KORİDORDA TERS YÜRÜMENİN FAYDASI OLMAZ
Yazma Eserlerin İzinde; Belviranlı Koleksiyonu’nun Sessiz Hikâyesi
YİNE YENİ YENİDEN BAMYA ÇORBASI
TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ 24. OLAGAN GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİRİLDİ
İnsana İyi Gelen Melodiler
870 Yılı Ramazan Bayramında Vefat Eden İmam Buhari’nin Adına Yapılan Külliye 2026 Ramazan Bayramında Semerkant’ta Açıldı
5816 KALDIRILMALI MI?
Hesap Tutmadı: Washington’ın İran Yanılgısı
Epic Fury: Ortadoğu’da Jeopolitik Bir İntiharın Anatomisi
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
Asarı var-izi var Dedem Osmanlı'nın üç kıtada
Yüz binlerce kardaş karşımda zulüm altında Kerkük Irak'ta
"Artığısın Osmanlı'nın sözünü duyunca; ninem Kerkük'te isyanda
Canlıdır Hatıralar hafızasında, yatıyor binlerce Şüheda topraklarında
Dolaşıyor kanım taptaze, yaşlı damarlarımda
Alnı secdede elleri semada bekliyor torunlarını Şüheda toprağında
Yanıyor yüreğim; "beni nereye bırakıp gidiyorsun" diyen Şamlı nineye
Diyor "Mahcubum, ihanet ettik Osman'lıya bilmedim niye"
Sızmıştı özümüze gizlice İngiliz, özgürlük gelecek diye
Meğer narkozmuş verilen; uyusun uyusun da uyanmasın diye
Koparıldık bir bir Çınarın gövdesinden kurusun diye
Kaldırmam başımı seccademden; Rahman Türkiyem için duamı kabul buyursun diye
Gördü mü bir Türkü Bosnalı teyzem ninesini anlatıyor
Sarılır boynuna türküler maniler söyleyerek ağlıyor
Çıkarır koynundan resmini Aliya'nın, bağrına basıyor
Açıyor örgü bohçasını, bir çorap, bir eldiven çıkarıyor
Önce gözyaşlarını siliyor, sonra bunları Mehmetçiğime ver diyor
Vasiyetimdir evlat Vasiyetim!
Bosna Türkiye'siz olmaz diyor
Karşılaştın mı Azeri dedeyle dökülür gözünden yaşlar
Boraltan Köprüsü deyince kapanır gözler çatılır kaşlar
Yüzkırkaltı şehidin öyküsünü anlatmaya başlar
Istemişlerdi moskof kurşunuyla değil;
kardaş kurşunuyla düşsün başlar
Koparılmıştı dalları Çınar'ın, başında başsız başsız insanlar
Örüyordu Ahıskalı Gelinler, Türk askeri giysin diye çoraplar
Tarihe düştü kara leke, nasıl yanmaz yürekler Gelinler kızlar
Hamisiydi mazlumların güvencesiydi üç kıtada ecdat
Duydu mu mazlum'dan bir nida! "yetiş dede imdat!"
Vasıl olurdu anında mazlumun yanında, olmazdı başka mümkünat
Girdi iç kurdu gövdesine Çınar'ın, oldu musallat
Sallanınca Çınar, şahlandı tebası coştu muavenat
Pakistan, Afganistan, Keşmir,Türkistan yığıldı binlerce mücevherat
Çöktü üzerine karabulutlar Çınar'ın
Sarsıldı temelden kalmadı direnci duvarın
Düşmez oldu gölgesi ecvarına Çınar'ın
Keyif çatar oldu zalimler, her yerinde Çınar'ın
Unutma! düşersen kudretten ecvarında kalmaz vakarın
Delikanlım! ders al Şanlı tarihinden nasıl da serpilmişti çil çil izleri Âsârların
Dr. Kudsi Öncü /30/5/2023
ŞİİRİN ÖYKÜSÜ;
İzlediğim bir belgeselde Kerkük'te yaşlı bir Türkmen nineye PYD'li bir çakal "Sen Osmanlı artığısın" diye hakaret ediyor, ninem bastonunu kaldırıp o çakalı haklıyor. Şiirin 1 bölümü bu öykü'nün üzerine yazılmıştır.
İkinci bölümdeki şiirin öyküsü ise; Suriye yerle bir edilmiş, Şam bombalar altında kam, gözyaşı içindeyken yaşlı bir nine ile bir asker mehmetçiğimiz dertleşiyor. Ve nine Osmanlı dedemizi anlatıyor. Tarihte Arapların İngiliz empozisyonuyla Osmanlı'ya başkaldırışlarını özetleyen bir konuşma yapıyor. Askerimiz ninenin yanından ayrılırken sımsıkı sarılıyor ve gözyaşları içinde "bizi bırakmayın biz Osmanlısız yaşayamayız diyor." Şiirin 2 bölümü bu öykü üzerine yazılmıştır.
3 bölümde ise Bosna katliamı sonrasında bir gazeteci Bosnalı bir teyzeyle sohbet ediyor ve Alia İzzetbegoviç dedemizden Osmanlı ecdadımızdan bahsederek ninesinin hatıralarını anlatıyordu, onun üzerine üçüncü bölümdeki şiir yazılmıştır.
Şiirin 4 bölümü Ahıskalı Türk dedelerimizden biri bir belgeselde Boraltan katliamını anlatıyordu gözyaşları içerisinde. Ruslara nasıl teslim edilerek katliama uğradıklarını anlatmıştı, bu bölüm bunun üzerine yazılmıştır.