DOLAR
46,617 TL
EURO
53,085 TL
STERLİN
61,838 TL
GRAM
6.082 TL
ÇEYREK
10.025 TL
YARIM
19.959 TL
CUMHURİYET
39.815 TL
Tuğba YILDIZ
Tuğba YILDIZ
tugbayildiz921@gmail.com
30 Haziran 2026 Salı günü yayınlandı

İĞNE ELİMDEYDİ,  SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM

 

Terzinin Kendine Geç Kaldığı Yer

Terzinin kendi söküğünü dikemediği yerden yazıyorum sizlere…

İğne elimdeydi, söküğü göremedim.

Belki de mesele tam olarak buydu.

Başkalarının yaralarına merhem olmaya çalışırken, kendi içimizde kanayan yere sırtımızı dönüyoruz çoğu zaman. Bir dostumuzun sesindeki kırgınlığı fark ediyoruz, bir çocuğun gözündeki hüznü görüyoruz, bir yakınımızın yükünü omuzlamaya çalışıyoruz. Ama aynı dikkati kendimize göstermeye gelince nedense elimiz geri çekiliyor.

En son ne zaman gerçekten kendimizi dinledik?

Şikâyet etmek için değil…

Haklı çıkmak için değil…

Sadece içimizde neler olup bittiğini anlamak için.

Günler birbirini kovalıyor. Takvim yaprakları düşüyor. Biz ise yetişmemiz gereken insanlar, tamamlamamız gereken işler, cevaplamamız gereken sorumluluklar arasında koşup duruyoruz. Bir yerlere yetişiyoruz belki ama kendimize varamıyoruz.

Oysa insanın en uzun yolu bazen kendi içine doğru olan yol.

Ne mutlu ediyor bizi?

Neye kırılıyoruz?

Neyi taşıyabilecek gücümüz kalmadığı hâlde hâlâ taşımaya devam ediyoruz?

Bu soruların cevaplarını çoğu zaman dışarıda arıyoruz. Oysa cevaplar uzun zamandır kapısını çalmadığımız iç odalarda bekliyor.

Aile…

İş…

Eş…

Çocuklar…

Arkadaşlar…

Hayatın listesi uzadıkça uzuyor.

Ama o listenin içinde çoğu zaman bir isim eksik kalıyor:

Kendimiz.

Belki de yıllardır fedakârlıkla kendini ihmal etmeyi birbirine karıştırıyoruz. Kendimizi ikinci plana atmayı olgunluk sanıyoruz. Yorulduğumuzu söylememeyi güç zannediyoruz.

Sonra bir gün durup geriye bakıyoruz.

Tamamlanmamış hayaller…

Ertelenmiş dinlenmeler…

İçimize gömdüğümüz cümleler…

Kimseye anlatmadığımız yorgunluklar…

Ve fark ediyoruz ki bizi en çok yoran şey hayat değil; kendimizi sürekli sonraya bırakmak olmuş.

Bir söz okumuştum yıllar önce:

"Dünyayı sırtında taşıyanların çoğu, kendi kalplerine dokunmayı unutanlardır.” 

Kime ait olduğunu hatırlamıyorum. Belki de önemli olan kimin söylediği değil, insanın içinde bıraktığı izdir.

Çünkü gerçekten de insan bazen herkese yetişmeye çalışırken, kendine geç kalan tek yolcuya dönüşüyor.

Hayatın sahnesinde başrol bize verilmişken, çoğu zaman kendi hikâyemizin kenarında oturup başkalarının hikâyesini tamamlamaya çalışıyoruz. Alkış beklediğimizden değil. Sadece görülmek, anlaşılmak ve biraz da dinlenabilmek istiyoruz.

Belki de bugün kendimize şu soruyu sormanın zamanıdır:

Başkalarına gösterdiğim şefkatin ne kadarını kendime gösteriyorum?

Çünkü insan kendine dönebildiği ölçüde iyileşiyor.

Ve bazen bir ömrün en büyük tamiri, yıllardır görmezden geldiğimiz küçücük bir söküğü fark etmekle başlıyor.

Ben bugün o söküğü gördüm.

Darısı, iğneyi hep dışarıya tutmaktan yorulanların başına…


Yazarın Diğer Yazıları