Kullukta Kolaya Kaçmak!
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Yeni Ambalajlı Eski Bir Kaos
150 YILDIR İNGİLİZ SİYONİZM-KEMALİZM PARANTEZİNE ALINMIŞ VE ZİHNİYET HARİTALARI İBLİS’İN ALGORİTMASI İLE KOTLANMIŞ OLANLARIN SON SİYASİ HAMLESİ...
HELÂL DAİRESİNDE YAŞAMAK KURTULUŞA, HARAMLAR İSE FELAKETE SÜRÜKLER
Kiraları konut sahipliğinin düşük olması yükseltiyor
SEÇERSEN
NEZAKET VE ZARAFET
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
MİLLÎ İRADE DİNÎ İRADE İLE AYAKTA DURUR
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Uzun zamandır ülkemizde büyük bir sosyal çürümenin ve yıkımın yaşandığına ve bu problemin toplum, millet yaşantımızın her aşamasında büyük yıkım ve arızalara yol açtığına dikkat çekmeye çalışıyoruz. Ancak yaşanan büyük toplumsal travmaya karşın ekranlarda yapılan tartışmaların magazinel boyutun ötesine geçmeyen bir seviye arz etmesine de içimiz kan ağlayarak şahitlik ediyoruz. Bir avuç insanımızın gayreti ile savunma sanayinde elde edilen başarıları istisna ederek söylüyorum adaletten, ticarete, eğitimden tarıma, gıdadan sağlığa kadar her alanda büyük kronikleşmiş sorunlarla ülkemiz boğuşurken milletimizin milli takımın başarısıyla teselli olmaya çalışması tek kelimeyle hepimizin yüreğini parçalamaktadır.
Bu gün kaynağı belli olmayan tas kafalı genç kitleler sokaklarımızı adeta terör alanlarına dönüştürdüler. İnsanlar parklara, bahçelere, toplu taşım araçlarından yararlanmaya korkar oldular. Yıl 2016 hala sokaklarımızda insanları sahipsiz köpekler diri diri insan yiyorlar. Geçtiğimiz yıl sadece İstanbul'da kuduz şüphesiyle hastanelere başvuranların sayısı tam 124 bin. Türkiye genelinde ise bu rakam yarım milyona dayanmış durumda. Yanlış okumadınız evet, yarım milyon! Burası bir Hindistan kasabası değil Türkiye. Fakat biz hâlâ sokaklarımızdaki sayıları 10 milyonu bulan başıboş köpeği 10 yıldır tartışmaya devam ediyoruz.
Sokaklarımız edepsizlikte, sınır tanımayan kızların içine girdiği soyunma yarışının istilası altında. Her yer güzellik yarışmasında mayolu geçiş yapan yarışmacıların yer aldığı bir podyuma dönüşmüş durumda. Erkekler artık aileleri ile sokağa çıkamaz duruma dönüştüler. Türkiye'den dünyanın dört bir yanına ihraç edilen tarım ürünleri geri dönüyor. Aç diye acıyarak baktığımız Afrika ülkeleri dahi Türkiye'den gelen gıda ürünlerini sınırlarından geri gönderiyorlar. Hala ülkemde katkılı beyaz ekmek, tuvalet kâğıtları kullanılıyor. Kanser vakaları adeta nezle gribine dönüştü. 1000 yıllık İslam ülkesi olan bu topraklarda bazı edepsizler Kur'an-ı Kerim'i yaptığı stand up gösterilerine malzeme yapabiliyorlar. Hz. Rasulullah'ın (sav) karikatürünü yapıp yayınlayabiliyorlar. Bizim ise gündemimizde ki en büyük tartışma konumuz A milli futbol talkımımızın futbolcularının saç modeli olmaktan öteye geçmiyor. İşte bir toplum nasıl manipüle edilir? Zihin olarak hayatın gerekliğinden uzaklaştırılır? Bunun en güzel örneğini yaşayarak görüyoruz.
Evlada mal bırakılmaz devlet bırakılır. Bizler son yirmi yıl içerisinde inanılmaz bir kazanç, mal ve kişisel menfaat rüzgârına kendimizi kaptırdık. Bencilleştik, ego manyağı olduk. Herkes kendince daha çok daha çok kazanç elde etme hırsı ile hareket edince aynen kampanya düzenleyen mağazalarda yaşanan izdihama benzer bir izdiham psikolojisiyle yağma yapmaya çalışıyoruz. Belediyelerimiz, esnafımız, ticari hayatımız her yer adeta bir talan alanına dönüştü. Bu kadar büyük kazanç hırsının yaşadığı ortamda devletin ayakta kalması imkânsızdır. Devlet ayakta kalmazsa sizin kazandım zannettiğiniz her şey yarın bir işgalcinin eline düşer. Bu nedenle toparlanmak ve yeniden devleti korumayı toplum ve millet faydasını gözeten şuurlu İslami yaşamı hayatımızın merkezine almak zorundayız.
Diğer yandan ne yazık ki toplum olarak eğitim anlayışımız büyük bir handikap içeriyor. Her yıl uyarmaktan yorulduğumuz okul mezuniyet törenleri, kep fırlatma etkinlikleri bu senede her yaş grubundan gerçekleştirildi. Artık mezuniyet partileri anaokulu sıralarına kadar düştü. Başarı ve ödül arasındaki denge tamamen devre dışı bırakılarak bir eğitim aşamasının tamamlanması artık birilerinin sistem içerisinde kendi egosunu tatmin edebilme aracına dönüştü. LGS anneleri, okuma bayramları… Özellikle liselerde gerçekleştirilen mezuniyet partilerinde öğrencilerin uygunsuz kıyafetler ve bu kıyafetlerle balo adı altında eğlencelere dâhil edilmeleri zihin ve duygu dünyamızda büyük yaralar açtı. Televizyonlarda yayınlanan üniversite sınav kapılarındaki çekimler pek çok öğrencinin sınav ortamının ciddiyetinden uzak bir tavır ve tarz içinde olduklarını gösteriyor. Hâlbuki eğitimin insan tavrından, kıyafetine, konuşmasından oturup kalkmasına kadar her aşamasına yansıması gereken boyutları olduğu gerçeği artık göz ardı ediliyor. Eğitim almak teşhirci tavır ve tarz içinde olmayı hak etmek gibi yorumlanıyor. Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Tınaztepe Kampüsü'nde düzenlenen 2000 öğretmen adayının katıldığı mezuniyet partisi rezaleti ne yazık ki ekranlara hiç yansımadı. Tam 2000 öğretmen adayı adeta bir pavyon ortamındaki dansözler misali uyguladıkları karaografilerle diplomalarını teslim
alırken geleceğimizin nasıl bir eğitim ordusuna emanet olduğu noktasında zihnimizde büyük soru işaretleri bıraktı.
Orta Çağ'da eğitim doğrudan kilisenin ve din adamlarının kontrolündeydi. Bu nedenle cübbe tasarımları, papazların ve keşişlerin günlük dini kıyafetlerinden esinlenerek şekillenmiştir. Dolayısıyla milli başlığı altında verdiğimiz eğitimin neticesinde çocuklarımıza daha anaokullarından ,itibaren papaz cübbesi giydirerek mezun ediyor olmamız hem bir garabet hem de bir utanç olarak bizlere yeter.
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
2 ASIRLIK HATANIN BEDELİ KAYBOLAN GENÇLİK
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
5G NE KADAR GÜVENLİ?
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
BATI MEDENİYETİ İSLAM’DAN NEDEN KORKUYOR?
TASARLANMIŞ KONTROLLÜ KAOS
SON HAÇLI SEFERİ VE SAVAŞIN KABALİST ARKA PLANI
RAMAZANDAN İSTİFADE EDEBİLMEK