DOLAR
46,825 TL
EURO
53,450 TL
STERLİN
62,614 TL
GRAM
6.301 TL
ÇEYREK
10.406 TL
YARIM
20.679 TL
CUMHURİYET
41.250 TL
Volkan Erikçi
Volkan Erikçi
volkanerikci@gmail.com
05 Temmuz 2026 Pazar günü yayınlandı
DİĞER YAZARLARIMIZ

MİZAHIN MİZANI

 

Hz. Ali, "Neye güldüğün zekanı, nasıl güldüğün edebini gösterir.” buyuruyor. Gülmek de, güldürmek de bir zekâ işidir. Herkes espri yapar ancak zekasının elverdiği ölçüde. Bir kişi son derece ince ve kaliteli bir esprisi yapıyor, karşısındaki kişi de bu espriyi anlıyorsa bu iki kişi de zeki demektir. Bundan mütevellit güldürmek zekâ ile anlatma, gülmek zekâ ile anlama sanatıdır, denilebilir. Güzel, ince bir espri yapmak hem anlattıklarınızı hem de sizi meclisinizde daha etkileyici yapar. Mizah; söylemeye korkulacak eleştirileri, söylemeye korkulacak kişilere söylemeye de yarar. Tıpkı Nasreddin Hoca gibi, Karagöz gibi… bu sebepten "Mizah, ciddi bir iştir; şakaya gelmez.”

Her şeyin mizahı yapılabilir mi? Bazı özel alanlar hariç genel itibariyle yapılabilir kanaatindeyim. Her hususta olduğu gibi burada da kantarın topuzunu iyi ayarlama şartı vardır. Kişi ve inanç saygınlığına helal getirmemek başta geliyor. Dini konularda şaka yapılabilir mi? Neden yapılmasın? Hz. Peygamber yapmış. Karşısına gelen ihtiyar bir kadına "İhtiyarlar cennete giremez.” demiş. Kadının üzüldüğünü görünce şakasını tebessümle "Cennette herkes otuz üç yaşında olacak, kimse yaşlı bir şekilde cennete girmeyecek.” diyerek açıklamış. Dinle ilgili bir şaka ancak ne kadar nahif. Din, devlet ve ümera hakkında şaka yaparken kıldan ince, kılıçtan keskin bir köprüde gidermişçesine dikkat etmek lazım. Bu konular, ateş yanında dans etmeye benzer ki her an eteğin tutuşup seni yakabilme ihtimali mevcuttur. Boğaz yedi boğumdur; yedi kere boğ, bir kere çıkar, dermiş atalar. Mizahta mizanı yani ölçüyü iyi tutturmak lazımdır. Aksi halde az katılan baharatın yemeği tatlı, çok katılanın yemeği berbat etmesi gibi dozaj aşıldığında da şaka ortamı berbat eder. İlacın azı panzehir, çoğu zehirdir. Bütün fark miktarındadır.

Bazı hususlarda da şaka yapılamaz. Mesela kişinin annesi, eşi veya kız kardeşinin namusu kat'a şaka kaldırmaz. Tek kelime dahi edilemez. Bu tür konular dikenli telle çevrilmiş, girilmez bölgelerdir. Şehit cenazesiyle ilgili de şaka yapılamaz. Çocuğu ölmüş bir anne ile ilgili şaka yapılmaz. Bu bölgeler zihin ve çenemize kapalı, gönül dünyamıza açıktır. Çok düşünüp az konuşma, çok hüzünlenip çok ağlama mahalleridir.

Bu konuyu neden anlattığımı anlamışsınızdır. Deniz Göktaş'ın gösterisinde yaptığı şakaların dozajının bir miktar aştığı kanaatindeyim. Tatlı, latif şakaları geçmiş; dalga geçme, aşağılama durağına varmıştır. Kimse inancıyla alay ettirmez. İnanç, kişinin harimiismetidir. Fareye bile tapan insanlarla dalga geçme. Aksi halde bedelini ödersin. Yusuf Has Hacip, Kutadgu Bilig'te "Dil insanın ağzındaki aslandır, dişler onun parmaklıkları… Aslanı çıkarma ki başını yemesin.” diyor. Komik olacağım diye korkunç hale düşme, zeki olacağım diye zelil olma. Unutma, "Söz ağızdan çıkana kadar senin esirindir. Ağızdan çıktıktan sonra sen onun esiri olursun.” Madem Hz. Ali ile açtık sözü onunla da hitama erdirelim: "Konuşturuluncaya kadar susman, susturuluncaya kadar konuşmandan hayırlıdır.” Selam ve saygı ile…


Yazarın Diğer Yazıları