Taşın Hatırlattığı Ahlâk: Köy Odalarından Misafir Taşına
BAMYA ÇORBASI
ÖLÜM GELİNCEYE KADAR İBADETLERE DEVAM EDİLMELİDİR
5816 KALDIRILMALI MI?
Hesap Tutmadı: Washington’ın İran Yanılgısı
Trump küresel ekonomiyi kaosa sürüklüyor
İnsanın Anlaşamadığı Dünya
BİR BAYRAM BÖYLE GEÇTİ!
Cevher-Araz/Sünni-Şii
Her biri altın değerinde 6 puan
Petrodoların Kanlı Tasfiyesi
RAMAZAN’DAN BAYRAMA BİR AYLIK TERBİYE BİR ÖMÜRLÜK DİRİLİŞ
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
RAMAZANDAN İSTİFADE EDEBİLMEK
ÜNLÜ EDELİM
KONYA’DAN NEVÂÎ VİLAYETİNE TİCARİ YATIRIM FIRSATLARI VE KARDEŞLİK KÖPRÜSÜ
Epic Fury: Ortadoğu’da Jeopolitik Bir İntiharın Anatomisi
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Demokrat Partinin 1950'deki seçim zaferinin ardından hükümeti CHP'den alması üzerine daha evvel adları duyulmamış ve Kemal Pilavoğlu'nun yöneticiliğini yaptığı Ticaniler denilen bir grubun Atatürk'ün heykellerine saldırmaları üzerine 25 Temmuz 1951 tarihinde 5816 sayılı "Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun” çıkarılmıştır. Beş maddeden müteşekkil bu Kanun'un Birinci Maddesinde "Atatürk'ün hâtırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Atatürk'ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk'ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir.” yazmaktadır.
Şimdi 5816 sayılı bu Kanun kaldırılmalı mı? Kaldırılabilir ancak şart da değildir. Zira ister sevin ister sevmeyin Atatürk bu ülkenin kurucu cumhurbaşkanıdır ve hiç kimse, bu ülkenin hiçbir cumhurbaşkanına saygısızlık yapamaz, hakaret edemez. Bunlar seviyeli insan işi değildir. Mahalle ağzı, kahve ağzıdır. Peki Atatürk tenkit edilemez mi? Elbette edilebilir. Ancak saygısızlık yapmamak şartıyla. Kanun tenkit edilemez demiyor, saygısızlık yapılamaz diyor. Lakin bazı durumlarda sevgisini yahut haddini aşan bazı görevliler en ufak tenkidi dahi saygısızlık addedip kişilere ceza verebilmektedir. Saygısızlık yapmak ne derece doğruysa saygısızlık yapmadan tenkit edene ceza vermek de o derece doğrudur. Herkes tenkit edilebilir. Tenkit ilerlemenin öncelikli şartıdır. Tenkitin olmadığı yerde ilerleme ve gelişme olamaz. Aksi halde tarih bölümlerinde Atatürk hakkında değerlendirme ve tenkit yapmadan yazılan tez ve makaleler ilmi araştırmadan çıkıp birer Atatürk güzellemesine dönüşmez mi?
O halde ne yapacağız? Atatürk hakkında konuşmak için 5816 sayılı Kanun'un kaldırılması şart değildir. Yapılacak olan şey çok basittir. Yargıtay, belgeli ve delilli konuşmanın hakaret sayılamayacağına hükmettiği bir içtihat ortaya koyacaktır. Bir şikâyetin ardından görevli savcı kişinin sözlerine ve delilli konuşup konuşmadığına bakacak. Şayet bir aşağılama çabası yok ve söylenen iddialara argüman da sunulmuş ise bu şikâyete takipsizlik kararı verecek. Bunun yanında belirttiğim gibi konuşan veya yazan kişiler de Atatürk yani bu ülkenin kurucu cumhurbaşkanı ve epey seveni olan bir insan hakkında konuştuğunu bilip kelimelerini ona göre seçecek. Ayrıca iddiası ne olursa olsun belgesiz, delilsiz konuşmayacak. Bu ikisini yapamıyorsa o kişi zaten tarihçi değildir ve tarih hakkında konuşmamalıdır.
Çağdaşlaşma tenkit ile başlar, gelişir ve ilerler. Atatürk de yeni bir sistem kurmak için Osmanlı sistemini, padişahlarını tenkit etmişti. Eleştirmeden yenilik nasıl ortaya konulabilir ki? Neyin doğru, neyin yanlış olduğu eleştirmeden nasıl anlaşılabilir? Bu Kanun, ister Meclis yoluyla ister Yargıtay içtihadıyla artık revize edilmelidir.
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
BİRBİRİNE BENZER İKİ FARKLI ÜLKE: TÜRKİYE VE İRAN
CUMHURİYET OLMASA BİZ OLMAZ MIYDIK?
CADILAR BAYRAMI’NIZ KUTLU OLSUN MU?
ŞAPKA İNKILABINDAN NE HABER?
TRAFİK SORUNUN ÇÖZÜMÜ İŞTE BURADA!
SULTAN VAHDETTİN’İN MEZARI TÜRKİYE’YE GETİRİLSİN
SURİYE’DE YAŞANANLARIN TAHLİLİ
ÖCALAN SİLAH BIRAKIN DERSE NE OLUR?
ÖLDÜRÜLEN BİR ÖĞRETMEN VE BİR EĞİTİM SİSTEMİ