Derviş meşrepli bir başkanın ardından
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
KARAMAN 6. KİTAP GÜNLERİ
ÖZBEKİSTAN: YAŞAYAN EDEBİYAT, YAŞAYAN MİLLET
Kripto Paralar Alarm Veriyor
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
MÜZELİK OLMADAN
SAMİMİYET
Bir Eğitimciden Tavsiyeler
YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İletişim çağında yaşarken, elimizde onca iletişim fırsatı varken, derdimizi anlatacak kadar dilimiz dönerken yaşanan onca iletişim kazasını ve yanlış anlaşılmaları neye borçluyuz?
Sadece son günlerde değil, sürekli bir yanlış anlaşılma süreci yaşanması bir noktadan sonra insanları tedirgin etmeye başlıyor.
En son yaşanan örnek: "Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kadınları istihdam etmek üzere ‘Tır Şoförlüğü' projesi başlattı.” haberi...
Bulmuşlar bir de buna uygun fotoğraf...
Haber hemen servis edildi; kerli ferli hesaplar da paylaşınca herkes balıklama atladı.
Bu balıklama atlayanların birçoğu, Erdoğan'a laf etme cesareti gösteremeyip onun gıyabında çocuklarına, damatlarına, onun atadığı kişilere veya yakınlarına saldıranlardı. Bunu yıllardır gördük, görmeye de devam edeceğiz.
Aslında bunlar Erdoğan'a da laf ederler, korktuklarından değil. Muhalifler ediyor hem de en keskin cümlelerle…
Bunlar, Erdoğan'a laf ederlerse makamlarından, itibarlarından olacaklarından çekiniyorlar veya Erdoğan gibi bir lidere gönül verenlerin nezdinde eleştirileri kabul görmez endişesi taşıyorlar.
Zaten dertleri de Erdoğan'ın itibarını ona gönül verenlerin nezdinde sarsmak. Bunu da Erdoğan'ın çevresini eleştirerek yapıyorlar.
Şimdi gelelim asıl mevzumuza…
Bakanlıklar, kurumlar ve siyaset dünyası, kendileriyle ilgili ortalıkta dolaşan asılsız haberleri takip etme konusunda oldukça zayıf kalıyor.
Önerdik, önermeye devam edeceğiz: Bununla ilgili sosyal medya takip ekipleri kurulmalı.
Siz ne kadar iyi iş yaparsanız yapın; sosyal medyada hakkınızda yapılan asılsız bir haber, hele ki hükümet yanlılarının da rahatsız olacağı türdense, hem hükümete hem Erdoğan'a müthiş bir şekilde zarar veriyor.
Yeminli muhalifler için haber asılsız da olsa aslı da olsa fark etmiyor; ama kararsız seçmen için asılsız haberler oldukça önemli.
Bakanlıklar, kuracağı bu sosyal medya takip ekipleri ile ortada dolaşan haberleri derleyip anında tepkisini koymalı; iş işten geçtikten sonra değil… Bakanlık (söz konusu olayda) neredeyse bir hafta sonra cevap verdi.
Başta verdiğimiz örnekte, özellikle muhafazakâr çevrede eşine az rastlanır bir linç girişimi yaşandı. "Vay efendim, tır şoförlüğü yaptırarak mı aileyi koruyacaksınız? ” dendi.
Haklılar da… Zaten kadın istihdamı arttıkça, aynı minval üzere boşanma sayıları da artıyorken; "Ev hanımlığını özendirici çalışmalar yapılmadan bunun önüne geçilemeyecek” tespiti ortada dururken; nafaka gibi boşanmak isteyen kadınların elinde ciddi bir koz varken, siz tır şoförlüğü projesinin asılsız olmasına insanları ikna edemezsiniz.
Bir diğer önerim de her şehirde valiliğe bağlı bir "Dezenformasyonla Mücadele Birimi” kurulmasıdır. İletişim Başkanlığı ülke genelinde ve dünya ölçeğinde bu işi iyi yapıyor ama şehirlerde birçok kurum kendisini aklama konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyor.
İletişim çağının nimetlerini kullanmazsanız, hiç hak etmediğiniz hâlde itibarınız yerle bir olur.
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Okullarda suçu başkasına atmak
Zavadanak İrancılar
Kimden Gelirse Gelsin Kötülük Kötüdür
Gençlere Gelecek Vizyonu
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
Birlik İsterken Fitneyi Ateşleyenler
Kültürel Hegemonya Çatırdarken