FED Başkanı Trump’a hayal kırıklığı yaşattı
MİLLİ GÜVENLİK SORUNU OLANLARA SON UYARİ
2 ASIRLIK HATANIN BEDELİ KAYBOLAN GENÇLİK
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
UBUNTU
HİCRET BİR YOLCULUK DEĞİL BİR DURUŞTUR HİCRET BİR TARİH DEĞİL BİR HAYAT TARZIDIR
Kadın eve kapanırsa aile kurtulur mu?
SAYGI DUYMAK BU KADAR MI ZOR ?
Hey Gidi Günler Hey!
HİCRET; MADDİ VE MANEVİ FEDAKÂRLIĞIN ZİRVESİDİR
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
YAŞADIKÇA isimli kitabımda sözünü etmiştim UBUNTU'dan. İlk olarak bu fakir de merak etmişti. Ama okudukça merakım gitti. Meğer UBUNTU şuymuş;
Afrika'da çalışan bir antropolog, bir kabilenin çocuklarına bir oyun oynamayı önerir. Oyun basittir. Çocukları belirli bir yerde yan yana sıraya dizer ve açıklar:
"Herkes karşıdaki ağaca kadar tüm gücüyle koşacak ve ağaca ilk ulaşan birinciliği kapacak. Ödülü ise yine o ağacın altındaki güzel meyveleri yemek olacak.”
Çocuklar oyuna hazır olunca, antropolog oyunu başlatır. İşte o anda bütün çocuklar el ele tutuşur ve beraberce koşarlar. Hedef gösterilen ağacın altına beraber varırlar ve hep beraber meyveleri yemeye başlarlar.
Antropolog şaşırır ve çocuklara neden böyle yaptıklarını sorar. Aldığı cevap hayli manidardır;
-"Biz ubuntu yaptık...”
Yarışsaydık, aramızdan sadece bir kişi yarışı kazanacak ve birinci olacaktı. Nasıl olur da diğerleri mutsuzken yarışı kazanan bir kişi ödül meyveyi yiyebilir? Oysa biz ubuntu yaparak hepimiz yedik. Ubuntu bizim dilimizde "Ben, biz olduğumuz zaman Ben'im demek."
Güney Afrika'da "ubuntu”, Uganda ve Tanzanya'da "obuntu”, Zimbabve'de "unhu” diyorlar. Ubuntuya bizim dilimizde bir anlam giydirecek olsak sanırım "Nezaket, hoşgörü ve birlik” bir başka anlamıyla ‘İsar' ismi yakışır. Cömertliğin en üstün şekli îsâr'dır. Îsâr, terim anlamı olarak şöyle tarif edilir: Kendi kişisel ihtiyacı bulunmasına rağmen malını başkasına vermek veya onun ihtiyacı için sarf etmektir.
Ubuntu; "Ben yerine biz”.
İslâmî anlayışın özünde yer alan bir hususiyet. Sevgili peygamberimiz; "Komşusu açken tok yatan bizden değildir” derken, Hz. Mevlana'nın yedi öğüdünü hatırlamamak mümkün mü? Ne diyordu Mevlana;
1.Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.
2.Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.
3.Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
4.Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.
5.Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
6.Hoşgörülülükte deniz gibi ol.
7.Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
Hepimiz Ubuntu yapabiliriz. İnsan olarak bu günlerde Ubuntuya ne kadar çok ihtiyacımız var. Ubuntu yapan elleri kimse kıramaz. Ubuntu ile hareket edenlere kimse meydan okuyup sömürme durumunda bırakamaz. Ubuntu; zamana, zemine, coğrafyaya, iklime, ırka, cinsiyete bağlı değildir. Ubuntunun yaşı olmaz. Fakat Ubuntu için sapasağlam bir iman, sabır, azim, kararlılık gerekir.
Kaybolmasın!
Attığın adımlar öze dokunsun,
Tarihe mal olsun iz kaybolmasın,
Hayata insana söze dokunsun,
Zamanlar devranlar hız kaybolmasın!
Hor görme kimseyi tatlı dil kullan,
Cananları kucaklayan el kullan,
Muhabbete götürecek yol kullan,
Enaniyet bitsin "biz” kaybolmasın!
Kur'anî hayatı insana yansıt,
Gönüller fetheyle canları ısıt,
Dünyayı cennet kılmaktır kasıt,
Sevgiler saygılar haz kaybolmasın!
Ömrü maskesizce kılmak ne güzel,
Kullarla el ele olmak ne güzel,
Ruhlara inşirah salmak ne güzel,
Riyasız hilesiz yüz kaybolmasın!
Canlıyı doğayı sevmek marifet,
Ayırım yapmadan övmek marifet,
Kışı üşütmeden savmak marifet,
Güneşler solmasın yaz kaybolmasın!
O Kadar mı Zor?
Gönül kapılarını aralamak,
Söylesene bana, o kadar zor mu?
Sevenlerini bir bir sıralamak,
Söylesene bana, o kadar mı zor?
Merhaba diyerek hal hatır sormak,
Tatlı dil kullanmak yaralar sarmak,
Bir adım gelene koşarak varmak,
Söylesene bana, o kadar mı zor?
Yaratılanlara vefakâr olmak,
Yapılan işlerin kadrini bilmek,
Şetaret içinde huzurlu kalmak,
Söylesene bana, o kadar mı zor?
Dost bildiklerinle muhabbet kurmak,
Bir arı misali petekler örmek,
Fitneyi terk etmek şeytanı yormak,
Söylesene bana, o kadar mı zor?
Akıl danışarak doğruyu bulmak,
Hatayı kusuru sineden silmek,
Gamı kasaveti gönülden almak,
Söylesene bana, o kadar zor mu?
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ
AHVALİMİZ
OLAYLARDAN DERS ALMIYORUZ!
ÇEVRE VE EKOLOJİ
SAMİMİYET