ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
Fahri Ticaret Müfettişliği Sistemi Getirilsin
ATA YURDU AYMANAS
Kandırıldıkça Göğerenler
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
GAZZE, MEKKENİN FETHİ ÖNCESİ DÖNEMİ YAŞIYOR
KASKO YAPTIRMALI MI YAPTIRMAMALI MI ???
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
Bir Kelimenin Peşinde Yirmi Yıl, Bir Medeniyetin Peşinde Asırlar
BİRAZ…
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
24 Temmuz Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in Doğum Günü ve Türkistan Cedit Hareketinin Öncülerinden MahmudHoca Behbudi’nin 150. Doğum Yıl Dönümü Etkinliği
Kullukta Kolaya Kaçmak!
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Yeni Ambalajlı Eski Bir Kaos
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Son günlerde Türkiye'den bazı gazetecilerin Çin'in davetiyle Doğu Türkistan'a giderek bölgenin güllük gülistanlık olduğunu söylemeleri vicdan sahibi milyonlarca insanın zihninde haklı sorular ve vicdani yaralar oluşturmuştur. Madem her şey söylendiği kadar güzel. Madem bölgede baskı yok. Madem insanlar inançlarını, dillerini ve kültürlerini özgürce yaşayabiliyor. O hâlde neden bağımsız gazetecilerin, akademisyenlerin, insan hakları kuruluşlarının ve uluslararası gözlemcilerin serbestçe bölgeyi dolaşmasına izin verilmiyor? Hakikatin korkusu olmaz. Korkan, gerçeği saklamaya çalışanlardır. Hakikatten Korkanlar, Tiyatro Sahnesi Kurar. Hakikat, makyajla değişmez. Gerçeğin üzeri sahnelerle, dekorlarla, alkışlarla örtülebilir, ama hakikat eninde sonunda perdenin arkasından çıkar.
Dünyanın birçok ülkesinden araştırmacılar, Birleşmiş Milletler raporları, insan hakları kuruluşları ve uydu görüntülerine dayanan çalışmalar, Doğu Türkistan'da ciddi insan hakları ihlalleri yaşandığına dair iddiaları yıllardır gündeme taşımaktadır. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin 2022 tarihli değerlendirmesi de bölgedeki bazı uygulamaların uluslararası hukuk açısından ciddi endişeler doğurduğunu ifade etmiştir. Çin ise bu iddiaları reddetmekte ve uygulamalarını, kendileri sözüm ona terörle mücadele ve mesleki eğitim politikaları olarak savunmaktadır.
Tam da bu nedenle ihtiyaç duyulan şey propaganda değil, bağımsız ve şeffaf incelemedir. Gazetecilik ,hazırlanan senaryoyu okumak değildir. Gazetecilik, perde arkasını görebilmektir. Gazetecilik, Size gösterilen caddeyi değil, girilmesi yasak olan sokağı merak etmektir. Gazetecilik rehberinizin anlattığını değil, halkın anlatamadığını araştırmaktır. Bir gazeteci, yalnızca kendisine gösterileni yazıyorsa habercilik yapmış olmaz, kendisine sunulan programı aktarmış olur.
Hakikatin peşindeki gazeteci ise sorular sorar. Neden buraya tek başıma gidemiyorum? Neden istediğim kişiyle görüşemiyorum? Neden kameramı istediğim yere çeviremiyorum? Bu soruların cevabı yoksa, özgür gözlemden söz etmek de zordur.
Buradan cinli yetkililere açık bir çağrıda bulunuyorum. Eğer gerçekten anlattığınız tablo doğruysa. Eğer Doğu Türkistan'da her şey normal ise. Eğer insanlar mutluysa. Buyurun kapıları açın. Bağımsız gazeteciler gelsin. Uluslararası insan hakları kuruluşları gelsin. Akademisyenler gelsin. Türkiye'den farklı görüşlere sahip gazeteciler gelsin. İstedikleri köye girsinler. İstedikleri camiyi ziyaret etsinler. İstedikleri aileyle rehbersiz konuşabilsinler. İstedikleri pazarda dolaşabilsinler. Kimse yanlarında olmadan gözlem yapabilsinler. Çünkü hakikat özgür gözlemden korkmaz.
Bugün Türkiye'ye gelen yabancı gazeteciler İstanbul'u da geziyor, Konya'yı da geziyor, Diyarbakır'ı da geziyor. İstedikleri insanla konuşuyorlar .İstedikleri görüntüyü çekiyorlar. Devletin belirlediği tek bir güzergâhta dolaşmıyorlar. Aynı şeffaflık neden Doğu Türkistan için de sağlanmasın? Haklı olanın gizleyeceği bir şey olmaz.
Baskı altında yaşayan insanların sesi çoğu zaman dünyaya ulaşamaz. İşte bu yüzden gazetecilik büyük bir emanettir. Kalem bazen bir mazlumun tek umudu olur. Objektif bazen susturulan bir milletin tek sesi olur. Bu emaneti taşıyanların, gördükleri kadar göremediklerini de sorgulaması gerekir. Doğu Türkistan meselesi yalnızca bir coğrafyanın meselesi değildir. Bu mesele insan onurunun meselesidir. Vicdanın meselesidir. İnsan haklarının evrenselliğinin sınandığı bir meseledir.
Herhangi bir ülkede hangi inançtan, hangi milletten olursa olsun insanların temel hak ve özgürlükleri ihlal ediliyorsa, buna karşı çıkmak ortak insanlık sorumluluğudur.
Bizim çağrımız şeffaflıktır. Bizim çağrımız hakikattir Bizim çağrımız bağımsız gözlemdir. Çünkü hakikat propaganda ile değil, özgür araştırmayla ortaya çıkar. Perdeler kapanabilir. Sahneler değişebilir. Dekorlar sökülebilir. Fakat tarih, sonunda tiyatroyu değil hakikati yazar. Biz de diyoruz ki: Eğer anlattığınız tablo gerçekse, korkmayın. Kapıları açın. Doğu Türkistan'ı bağımsız gözlemcilere ve özgür gazetecilere açın.
Çünkü hakikat, ancak özgürce görülebildiğinde hakikat olur.
MİLLÎ İRADE DİNÎ İRADE İLE AYAKTA DURUR
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
KANAYAN YARAMIZ URUMÇİ
GÜÇLÜ DEVLETİN SIRRI GÜÇLÜ TOPLUMDUR
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
HİCRET BİR YOLCULUK DEĞİL BİR DURUŞTUR HİCRET BİR TARİH DEĞİL BİR HAYAT TARZIDIR
İLAÇTA BAĞIMSIZLIK EN AZ SAVUNMA SANAYİİNDEKİ BAĞIMSIZLIK KADAR ÖNEMLİDİR
FATİH’İN İDEALLERİ FETİH RUHU VE İSTANBUL’UN FETHİ BİZE NE ANLATIYOR?
KURBANLA İMTİHAN EDİLEN BİR PEYGAMBER AİLESİ VE BİZ
ELİF GİBİ DİMDİK DURAN BİR GENÇLİK