DOLAR
46,000 TL
EURO
53,525 TL
STERLİN
61,994 TL
GRAM
6.757 TL
ÇEYREK
11.076 TL
YARIM
22.098 TL
CUMHURİYET
43.803 TL
Enver Kömürcü
Enver Kömürcü
enverkomurcu@yenikonya.com.tr
31 Mayıs 2026 Pazar günü yayınlandı

KURBANLA İMTİHAN EDİLEN BİR PEYGAMBER AİLESİ VE BİZ

 

 Kurban sadece bir ibadet değildir. Kurban, teslimiyettir. Kurban, sadakattir. Kurban, Allah'a güvenmektir. Kurban, Rabbim, Sen emrettin, ben teslim oldum diyebilmektir. İnsanlık tarihinin en büyük teslimiyet derslerinden biri, Hz. İbrahim (aleyhisselâm), Hz. Hacer validemiz ve Hz. İsmail (aleyhisselâm) ile öğretilmiştir. Bir baba, Bir anne, Bir evlat ve hepsinin merkezinde Allah'a teslim olmuş bir gönül. Kur'ân-ı Kerîm Hz. İbrahim'i (a.s.) şöyle anlatır. Rabbi ona, Teslim ol. dediğinde, O Âlemlerin Rabbine teslim oldum. demişti.(Bakara, 131)

 Teslimiyet kolay değildir. Hz. İbrahim (a.s.) Allah'ın emriyle eşi Hacer validemizi ve küçücük oğlu İsmail'i çorak bir vadiye bırakırken kolay değildi. Bir annenin yüreği. Bir babanın imtihanı. Bir ailenin teslimiyeti. Hacer validemiz sordu, Bunu Allah mı emretti? Evet.

 Hz. Hacer Annemiz o halde Allah bizi zayi etmez dedi. İşte iman, İşte tevekkül, İşte teslimiyet. Sonra yıllar geçti. Hz. İsmail (a.s.) büyüdü ve daha büyük imtihan geldi. Ey oğlum! Seni kurban ettiğimi görüyorum.(Saffât, 102)Bir baba, Bir evlat ve Allah'a teslim olmuş iki yürek. Hz. İsmail (a.s.) dedi, Babacığım, emr olunduğun şeyi yap.(Saffât, 102)

 Allah can istemedi. Allah sadakat istedi. Allah teslimiyet istedi. Allah sevginin merkezine kendisinin konulmasını istedi. Peki, Bugün biz kendimize şu soruyu sorabiliyor muyuz? Biz evlatlarımızı neye kurban ediyoruz? Neye teslim ediyoruz? Kimlere bırakıyoruz? Çocuklarımızı ekranların önüne bırakıp sonra neden yalnızlaştıklarını mı konuşuyoruz?

 Evlatlarımızı sınırsız dijital dünyanın içine bırakıp sonra niçin yönlerini kaybettiklerini mi soruyoruz? Çocuklarımızı sadece diploma yarışına kurban edip ahlâk eğitimini ihmal mi ediyoruz? Gençlerimizi sadece kariyer hedeflerine teslim edip karakter eğitimini geri plana mı atıyoruz? Evlatlarımızı tüketim kültürüne mi teslim ediyoruz? Moda akımlarına mı? Sosyal medya algoritmalarına mı? Dijital bağımlılıklara mı? Popüler kültürün yönlendirmesine mi?

 Sadece sınav kazansın diye ruhunu ihmal ettiğimiz çocuklarımız var mı? Sadece dünyalık başarı için maneviyatını zayıflattığımız gençlerimiz var mı? Sadece iyi meslek sahibi olsun diye iyi insan olmayı ikinci plana attığımız evlatlarımız var mı? İşte bugün asıl düşünmemiz gereken soru budur. Bizim teslimiyetimiz kime? Biz neye teslim oluyoruz? Kazancımıza mı? Makamımıza mı? Alışkanlıklarımıza mı? Dünya telaşımıza mı?

 İnsan bazen fark etmeden hayatının merkezine haşa Rabbini değil başka şeyleri koyabiliyor. İşte kurban bize bunu yeniden hatırlatıyor. Hz. İbrahim'in (a.s.) imtihanı geçmişte kaldı. Ama bizim imtihanlarımız devam ediyor. Bugün nice anne babalar çocuklarını zamanın hızına kurban ediyor. Nice gençler ekranlara kurban oluyor. Nice aileler dünyanın bitmeyen yarışına teslim oluyor. Oysa kurban bize şunu öğretiyor:

Allah'a kulluk merkezden çıkarıldığı hayat huzur üretmez. Maneviyatın ihmal edildiği eğitim eksik kalır. Karakterin olmadığı bilgi insanı büyütmez. Ruhun beslenmediği yerde başarı da eksik kalır. Bugün yeniden sormalıyız. Biz çocuklarımızı neye hazırlıyoruz? Dünyaya mı? Ahirete mi? İkisine birlikte mi? Çünkü Hz. İbrahim (a.s.) bize sadece kurbanı öğretmedi.

 Önceliği öğretti. Merkezi öğretti. Teslimiyetin yönünü öğretti. Kurban sadece et paylaşmak değildir. Kurban, Nefsi terbiye etmektir. Öncelikleri düzeltmektir. Hayatın merkezini yeniden belirlemektir. Yeniden Rabbim. Evlatlarımızı Sana emanet ediyoruz. Bizi de onları da Sana teslim ediyoruz, diyebilmektir. Çünkü teslimiyet doğru yerde olursa insan kaybetmez.

Aile kaybetmez.

Nesil kaybetmez.

Toplum kaybetmez.


Yazarın Diğer Yazıları