DOLAR
47,073 TL
EURO
53,732 TL
STERLİN
63,647 TL
GRAM
6.109 TL
ÇEYREK
10.128 TL
YARIM
20.035 TL
CUMHURİYET
39.672 TL
Gurbet Miran
Gurbet Miran
gurbetmiran@yenikonya.com.tr
15 Temmuz 2026 Çarşamba günü yayınlandı
DİĞER YAZARLARIMIZ

KARA GECE

 

O Gece Başlayan Kâbus

15 Temmuz 2016 Cuma akşamı, darbeyi yönetecek olanların talimatıyla planlanan saatin öne çekilmesiyle Türkiye için kara bir gece başladı.

Tam on yıl önce bugün yaşanan o anlar, ne benim gözümde ne de o geceye tanıklık edenlerin hafızasından silinmeyecek. O gece, bu milletin tarihinde silinmeyecek izler bıraktı.

Hatay'daki Kızım, Televizyon Başındaki Biz

O dönemde eşimin görevi nedeniyle Konya'nın Çumra ilçesine bağlı Yenisu Kasabası'nda oturuyordum. Kızım ise günler önce Gençlik Merkezi'nin hazırladığı bir geziyle Hatay'a gitmişti. Dönüşleri 15 Temmuz akşamı planlanmıştı. Araçlar hazırlanmış, tüm organizasyon tamamlanmıştı. Ancak olmadı. Yola çıkamadılar ve Hatay'da beklemeye devam ettiler.

Akşam saatlerinde televizyon ekranlarında peş peşe "SON DAKİKA" yazıları belirmeye başladı. Ne olduğunu anlamaya çalışırken görüntüler gelmeye başladı. Aldıkları talimatla Boğaziçi Köprüsü'nü kapatan askerler kimseye geçit vermiyordu.

Titreyen Bir Ses: TRT Ekranları

Kısa süre sonra TRT binasının Fetö terör örgütü tarafından  basıldığı ve darbe bildirisinin okutulduğu haberleri geldi. TRT spikeri Tijen Karaş, silah zoruyla ekranlara çıkarılmıştı. O korkmuş ve titreyen sesiyle okuduğu bildiri hepimizin tüylerini diken diken etmişti.

Gece ilerledikçe olayın boyutu daha net ortaya çıkıyordu. Fetö terör örgütünün kurmuş olduğu Tv'de o sırada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı Grand Yazıcı Club Turban Oteli'nin adı  veriliyor, gelişmeler anbean aktarılıyordu.

Ben ise bir yandan haberleri takip ediyor, bir yandan da Hatay'daki kızım için endişeleniyordum. Yaşananları anlamlandırmakta güçlük çekiyordum.

Selâlar ve Meydanlara Çağrı

Saatler gece yarısını gösterdiğinde kasabadaki camilerden selâlar okunmaya başladı. O kadar şaşırmıştım ki... "Bu bir şaka mı, gerçekten böyle bir şey olabilir mi?" diye düşünüyordum.

Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın televizyon bağlantısıyla yaptığı çağrı geldi. İnsanlar meydanlara inmeye başladı. O gece milyonlarca vatandaş, ülkesine ve demokrasisine sahip çıkmak için sokaklardaydı.

Meclisin Bombalandığı Gece

O gece sadece köprüler tutulmadı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi savaş uçaklarıyla bombalandı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Emniyet Genel Müdürlüğü ve birçok stratejik kurum hedef alındı. Tanklar sokaklara çıktı, vatandaşların üzerine ateş açıldı.

251 vatandaşımız şehit oldu, 2 binden fazla insanımız yaralandı.

Bir millet, kendi meclisinin bombalandığına, kendi asker üniformasını giyen insanların kendi halkına silah doğrulttuğuna şahit oldu.

Yıllardır Kendime Sorduğum Sorular

Düşünsenize...

Yıllarca hayır işleri yaptığı görüntüsü altında faaliyet gösteren FETÖ terör örgütü, örümcek ağı gibi yıllarca ağını örmüş; kamu kurumlarına, askeriyeye, emniyete, eğitim sistemine ve devletin birçok kademesine sızmıştı.

Aradan yıllar geçti. Hâlâ kendi kendime şu soruları soruyorum:

Bu kadar eğitimli insanlar bu yapının içine nasıl çekildi?

Çekildilerse neden çıkamadılar?

Onlara ne vaat edildi?

Ve ne vaat edilmiş olursa olsun, bir ülkeyi satmaya, kendi milletine silah doğrultmaya değer miydi?

Güzel ülkemize bu acı saatleri yaşatmaya değer miydi?

Şehitlerimizi ailelerinden koparmaya değer miydi?

Üç günlük dünya için bu kadar hain olmaya değer miydi?

Ömer Halisdemir ve Unutulmayan Kahramanlar

Gazilerimizi her gördüğümde o gece yeniden gözümde canlanıyor.

Yüreğimde bir sızı...

Ömer Halisdemir'in silueti hafızamda beliriyor.

Darbe girişiminin seyrini değiştiren kahramanlardan biri olarak milletimizin gönlünde ölümsüzleşen Ömer Halisdemir'i ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum.

Bugün onun adı okullarda, caddelerde, kurumlarda ve hastanelerde yaşatılıyor. İnsanlar o isimlerin gölgesinde şifa buluyor, eğitim görüyor ve hayatlarına devam ediyor.

Minnettarız

Rabbim böylesi bir günü bu millete bir daha yaşatmasın.

15 Temmuz şehitlerimizin ruhu şad, mekânları cennet olsun.

Gazilerimize sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyorum.

Ve o gece, günlerce meydanlarda nöbet tutan, korkuya teslim olmayan, bayrağına ve vatanına sahip çıkan cesur yürekli Türk milletine ne kadar teşekkür etsek azdır.

Minnettarız...


Yazarın Diğer Yazıları