15 TEMMUZ İHANETİNİ, İŞGAL GİRİŞİMİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
Konyalı Kırmızılı Kadının Yüzümüzden Çıkardığı Maske
KIRMIZIYDI AŞKIN RENGİ
Ters Dolarizasyon Süreci Kalıcı Olur mu?
YARIŞ
KÜRESEL YENİ GÜVENLİK SİSTEMİNİN KUTUP BAŞLARINDAN BİRİ DE TÜRKİYE
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
Top Çevirirken; Şeytanın İnananlara Sağ Taraftan Attığı Goller
KANAYAN YARAMIZ URUMÇİ
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
Özbekistan’da Müstakilliğin/Bağımsızlığın 35. Yılı Münasebetiyle Etkinlikler Yapılıyor: “Tek Vatan, Tek Halk”
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Oysa milyonlarca insana sorsalar aşkın rengi nedir diye, kimi beyaz der, kimileri kara...
Ama Konya'nın "Kırmızılı Kadını", aşkın rengini kırmızıya boyadı; adını da Konya'nın hafızasına bu renkle mühürledi.
Asıl adı Sultan Özcan'dı. Aksaray'ın Ortaköy ilçesine bağlı Cumali Köyü'nde dünyaya geldi. Henüz 15 yaşındayken çocukluk aşkı olan öğretmeniyle evlendi. Büyük umutlarla kurduğu yuvası, eşinin tayinleri nedeniyle Hakkâri'ye, ardından Giresun'a taşındı.
Başlarda masal gibiydi belki...
Ama zaman, aşkın sadece gülen yüzünü değil, acı tarafını da gösterdi. Çocuk sahibi olma özlemi, yaşanan sıkıntılar ve anlatılanlara göre evliliğinde yaşadığı zorluklar, onu istemediği bir ayrılığa sürükledi.
İşte o gün, yüreğinde yanan ateş hiç sönmedi.
Annesinin yanına döndü. Ardından onu da kaybetti. Sonra Konya'da ağabeyinin yanında yaşamaya başladı. Hayatın yükü omuzlarına çökerken psikolojik rahatsızlıklarla da mücadele etti. Yaşadığı derin sarsıntılar zamanla onu bambaşka bir dünyaya götürdü.
Belki de tam o günlerde kırmızı, sadece bir renk olmaktan çıktı.
Hakkâri'de başlayan kırmızı tutkusu, ömrünün geri kalanında onun kimliği oldu. Kıyafetleri kırmızıydı, ayakkabıları kırmızıydı, çantası kırmızıydı... Evindeki eşyalar bile kırmızıydı. Dudaklarını ve yanaklarını kırmızıya boyuyor, sanki yüreğinde hiç sönmeyen yangını bedenine de taşıyordu.
Konya sokaklarında yıllarca bu hâliyle dolaştı.
Artık kimse onu Sultan Özcan diye çağırmıyordu.
Herkes onu Kırmızılı Kadın diye tanıyordu.
Eskiden günümüze kadar anlatılan büyük aşklar vardı; Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı, Mem ile Zîn...
Ama Kırmızılı Kadın'ın aşkı biraz daha başkaydı.
Çünkü o, aşkını tek başına yaşadı.
Sevdasının yükünü yıllarca tek başına taşıdı. Başka hiçbir rengi kabul etmedi. Kırmızı onun için bir elbise değil; özlemin, hasretin ve hiç sönmeyen sevdanın rengi oldu.
Öyle çok değil...
Güzel sevmişti.
İçindeki sessiz çığlığın fısıltısı ise yıllarca aynı cümlede saklı kaldı:
"Çocuğumuz olsaydı, boşamazdı..."
Belki de "Beni sevseydi bırakmazdı." demeye dili varmadı.
Acısını içine gömdü, kaderini kabullendi; ama sevgisini hiç bırakmadı.
Konya'nın unutulmaz simgelerinden biri olarak adını kırmızıyla hafızalara kazıyıp gitti.
Benim de kendisiyle sohbet edip fotoğraf çektirme şansım olmuştu. Bugün dönüp baktığımda o kare, sadece bir fotoğraf değil; Konya'nın en hüzünlü hikâyelerinden birine dokunmuş olmanın hatırası olarak kalacak.
Ne çok değil...
Ne güzel sevdin be Kırmızılı Kadın...
Bu dünyada sevdiğine kavuşamadın.
Rabbim, seni rahmetiyle kuşatsın; yüreğinde yıllarca taşıdığın hasreti cennetinde dindirsin.
Allah rahmet eylesin.
Aşk... Sen nasıl bir şeysin ki, yaktığın yer kor oluyor da kül olmuyor...
BUGÜN HER YER KIRMIZI
Bugün kırmızı akıyor gözyaşlarım.
Yürüdüğüm sokaklar
baktığım duvarlar kırmızıydı bugün.
Sayfalar kırmızı..
sözler kırmızı...
Konya bugün kırmızıydı.
Yürekler Sultan kırmızısı
yanaklar Sultan kırmızısı
dudaklar acının en koyu kırmızısıydı.
Aşkını, tutkusunu
içine işleyen hüznünü,
bedenine nakşetmişti.
Her gün biraz daha yandı
Her gün biraz daha özledi
ama bir gün olsun vazgeçmedi.
Çok değil
Özünde güzel sevdi.
Bugün Konya kırmızıyı kaybetti.
Bugün Konya kırmızı ağlıyor.
Sultan giderken
yüreğindeki koru
Konya'nın yüreğine bıraktı
Ve bugün...
Her yer kırmızı.
FASÜLYE Mİ NOHUT MU???
ACI DEĞİL Mİ???
“İYİ Kİ VARSINIZ“
SAYGI DUYMAK BU KADAR MI ZOR ?
SORMAZLAR MI???
KONYA’DA MUSA EROĞLU RÜZGÂRI ESTİ
SİYASET DE BİR MAÇTIR AMA CENTİLMENLİKLE OYNANMALI
KOCA ÇINARIN 77 YILI
ÇOCUK KAVGASI DEĞİL TOPLUMSAL ÇÖKÜŞ
BİR GÜNE SIĞAR MI?