NEZAKET VE ZARAFET
Kaleme Yemin Olsun ki… (Alzheimer/Demans)
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
MİLLÎ İRADE DİNÎ İRADE İLE AYAKTA DURUR
TÜRKLERİN YENİ BİR BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ OLACAK YENİ ANAYASA YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN SON HAMLELERİ
Merkez Bankası Risk Alabilirdi
FREN
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
Malumunuz, gazeteci ve televizyoncu Reha Muhtar 66 yaşında hayatını kaybetti. Bir insan bu dünyadan göçüp gittiğinde geriye malı, mülkü ya da şöhreti değil; fikirleri, davranışları ve insanlar üzerinde bıraktığı izler kalıyor.
Vefatının ardından kızı Mina'nın yaptığı paylaşım da kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Bu paylaşım üzerinden yeniden şu soruyu sormadan edemiyorum:
Toplum olarak bazı konularda çifte standart uygulamıyor muyuz?
Bir yandan 16 yaşındaki bir gencin dinini öğrenmesini, namaz kılmasını ya da manevi değerlerle tanışmasını "çocuk daha" diyerek eleştirirken; diğer yandan çok daha küçük yaşlarda çocukların zararlı alışkanlıklarla tanışmasını normal karşılayabiliyoruz. İşte üzerinde düşünmemiz gereken nokta tam da burası.
Amacım vefat eden bir insanın ardından konuşmak değil. Asıl mesele, yaşayanların yaşananlardan ders çıkarabilmesi. Çünkü bugün çocuklarımızı yetiştirirken karşı karşıya kaldığımız sorunlar her geçen gün daha da büyüyor.
Yıllardır "Okullar ikinci evimiz, öğretmenler ikinci ailemiz" deniliyor. Elbette eğitim vazgeçilmezdir. Ancak eğitim yalnızca matematikten, Türkçeden ya da fen bilimlerinden ibaret değildir. Bir toplumun ayakta kalabilmesi için ahlak, değerler ve manevi eğitim de en az akademik başarı kadar önemlidir.
Çocuklarımız matematik öğrensin, bilim öğrensin, yabancı dil öğrensin; buna kimsenin itirazı olamaz. Ama bunun yanında dinini, kültürünü, edebini ve insan olmanın inceliklerini de öğrenmesinde ne sakınca var?
Bugün toplumda yaşanan birçok problemin temelinde bilgi eksikliğinden çok değer eksikliği yatıyor olabilir. Belki de biraz durup bunu düşünmemiz gerekiyor.
Bir doktorun işini en iyi şekilde yapabilmesi için eğitim alması gerekir. Bir çiftçinin toprağı işlemesi için bilgi ve tecrübeye ihtiyacı vardır. Aynı şekilde manevi hayatın da öğrenilmesi gereken bir yönü vardır. İnsanlar inançları nedeniyle değil, yaptıkları işlerdeki liyakatleriyle değerlendirilmelidir.
Dünyanın farklı ülkelerine baktığımızda din ve eğitimin birbirini dışlayan değil, çoğu zaman birbirini tamamlayan alanlar olarak görüldüğünü de görebiliriz. Bizde ise konu çoğu zaman gereksiz kutuplaşmaların içine çekiliyor.
Oysa dinimizde zorlama yoktur. Ancak bildiğimiz doğruları paylaşmak, iyiyi ve güzeli tavsiye etmek de bir sorumluluktur.
Bir insan vefat ettiğinde geriye bıraktığı miras yalnızca eserleri değil, insanlar üzerinde bıraktığı etkidir. Hepimiz için asıl soru belki de şudur:
Günün birinde bu dünyadan ayrıldığımızda, ardımızdan hangi hatıralar konuşulacak?
NEZAKET VE ZARAFET
KARA GECE
KIRMIZIYDI AŞKIN RENGİ
FASÜLYE Mİ NOHUT MU???
ACI DEĞİL Mİ???
“İYİ Kİ VARSINIZ“
SAYGI DUYMAK BU KADAR MI ZOR ?
KONYA’DA MUSA EROĞLU RÜZGÂRI ESTİ
SİYASET DE BİR MAÇTIR AMA CENTİLMENLİKLE OYNANMALI
KOCA ÇINARIN 77 YILI