NEZAKET VE ZARAFET
Kaleme Yemin Olsun ki… (Alzheimer/Demans)
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
MİLLÎ İRADE DİNÎ İRADE İLE AYAKTA DURUR
TÜRKLERİN YENİ BİR BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ OLACAK YENİ ANAYASA YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN SON HAMLELERİ
Merkez Bankası Risk Alabilirdi
FREN
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
6 Haziran 2026 Cumartesi akşamı Selçuklu Kongre Merkezi'nde (SKM) adeta türkü rüzgârı esti. Türk halk müziğinin usta ismi Musa Eroğlu, Ahmet Alıcı ve Ayfer Vardar ile birlikte Konyalı sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşattı.
Konser, KonTV'nin deneyimli sunucusu Simge Akoğlu'nun başarılı sunumuyla başladı. Ardından Ahmet Alıcı sahne alarak türkü dolu gecenin ilk notalarını dinleyicilerle buluşturdu. Ayfer Vardar'ın güçlü yorumları ve Musa Eroğlu'nun yıllara meydan okuyan sesiyle salon adeta türkülere teslim oldu. Gecenin finalinde ise üç sanatçının birlikte seslendirdiği eserler dinleyicilerden büyük alkış aldı.
"Lambada yanan alev üşüdü" derken yüreklere dokunan, "Çeşm-i Siyahım" ile gönüllerden gönüllere köprü kuran türküler, salonda bulunan herkesi farklı duygulara sürükledi. Kimi zaman hüzünlendik, kimi zaman geçmişe gittik, kimi zaman da hep bir ağızdan türkülere eşlik ettik.
Aslında bu konser bana bir gerçeği yeniden hatırlattı. Günümüzde müzik dünyasında çok farklı türler ön plana çıkarken, bizi biz yapan türkülere yeterince sahip çıkıp çıkmadığımızı sorgulamak gerekiyor. Çünkü türküler sadece birer müzik eseri değildir; onlar bir milletin hafızası, sevinci, hüznü ve yaşanmışlıklarıdır. Her birinin içinde bir hayat, bir hikâye ve bir Anadolu gerçeği vardır.
Konser sonrasında Musa Eroğlu ile kısa bir sohbet etme ve fotoğraf çektirme fırsatı buldum. Sahnedeki ustalığının yanında son derece mütevazı, sıcak ve samimi bir insanla karşılaştım. En çok dikkatimi çeken detaylardan biri ise torununun da sahnede bir türküyü seslendirerek yer alması oldu. Heyecanı yüzünden okunan genç sanatçı, güçlü sesiyle seslendirdiği eserle büyük beğeni topladı.
Belki de gecenin bana verdiği en güzel umut buydu. Türkülerin gelecek kuşaklara aktarılmaya devam ettiğini görmek... Çünkü kültür ancak sahip çıkıldığında yaşar. Musa Eroğlu'nun torununu sahnede görmek, bu mirasın hâlâ yaşamaya devam ettiğinin güzel bir göstergesiydi.
Gecenin görünmeyen kahramanlarından biri de Yediveren Orkestrası'ydı. Başarılı performanslarıyla sanatçılara eşlik eden ekip, konserin ruhunu tamamlayan önemli bir unsur oldu. Özellikle bağlama ve diğer enstrümanların uyumu, dinleyicilere adeta müzikal bir şölen sundu. Gecede sergilenen etkileyici klarnet performansı ise büyük alkış aldı ve Yediveren Orkestrası'nın başarısını hafızalara kazıdı.
Şimdi kendimize şu soruyu sormanın zamanı gelmedi mi?
Türkülere, bizi biz yapan bu kültürel mirasa gereken değeri veriyor muyuz?
Belki de daha çok türkü dinlemeye, daha çok türkü söylemeye ve gençlerimizi bu kültürle buluşturmaya ihtiyacımız vardır. Çünkü türkü sustuğunda, biraz da geçmişimiz susar. Vesselam...
NEZAKET VE ZARAFET
KARA GECE
KIRMIZIYDI AŞKIN RENGİ
FASÜLYE Mİ NOHUT MU???
ACI DEĞİL Mİ???
“İYİ Kİ VARSINIZ“
SAYGI DUYMAK BU KADAR MI ZOR ?
SORMAZLAR MI???
SİYASET DE BİR MAÇTIR AMA CENTİLMENLİKLE OYNANMALI
KOCA ÇINARIN 77 YILI