NEZAKET VE ZARAFET
Kaleme Yemin Olsun ki… (Alzheimer/Demans)
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
MİLLÎ İRADE DİNÎ İRADE İLE AYAKTA DURUR
TÜRKLERİN YENİ BİR BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ OLACAK YENİ ANAYASA YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN SON HAMLELERİ
Merkez Bankası Risk Alabilirdi
FREN
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
Siyaset ve spor...
Aslında sandığımızdan çok daha fazla ortak noktaya sahip iki alan. Nasıl ki sahada oynanan bir maçta kaliteyi, centilmenliği ve saygıyı görmek istiyorsak, siyasette de aynı olgunluğu beklemek en doğal hakkımızdır.
Bir maçın sonunda kazanan tarafın sevincini yaşamasını, kaybedenin ise rakibini tebrik etmesini isteriz. Rekabet olur ama düşmanlık olmaz. Farklı formalar vardır ama ortak bir saygı zemini de vardır. Siyasette de olması gereken tam olarak budur.
Ne var ki bugün geldiğimiz noktada manzara pek iç açıcı görünmüyor. Sahalarda kavga, ekranlarda kavga, mecliste kavga...
Toplumun önünde duran insanların kullandığı dil ve sergilediği tavırlar, ne yazık ki uzlaşmadan çok çatışmayı besliyor.
Peki bütün bunlar yaşanırken toplumdan ne bekleniyor?
Kurallara uyan bireyler... Saygılı vatandaşlar... Zorbalıktan uzak duran çocuklar...
Olmaz efendim, olmaz.
Bu denklem böyle kurulamaz.
Önce siyasetçilere, ardından sporculara büyük görev düşüyor. Çünkü değişim yukarıdan başlamalıdır. Yukarıda ne varsa, aşağıya o sızar. Toplum, kendisine sunulan örneklerden etkilenir.
Bir yemeği düşünün. Soğanı, eti ve salçayı usulüne uygun kavurmadan hepsini suya atarsanız ortaya lezzetli bir yemek çıkar mı? Elbette çıkmaz. Her şeyin bir sırası, bir emeği ve bir yöntemi vardır.
Toplumsal dönüşüm de böyledir. Dili düzeltmeden, davranışları değiştirmeden, saygıyı önce rol modellerde göstermeden sağlıklı bir sonuç bekleyemeyiz.
Elbette fikir ayrılıkları olacak. Hatta olmalıdır da. Çünkü hiçbirimiz aynı düşünmek zorunda değiliz. Demokrasinin ve sporun güzelliği de buradadır. Asıl mesele, farklılıklarımızı nasıl ifade ettiğimizdir.
Bugün ekranlarda kurulan bazı cümleler kılıçtan daha keskin olabiliyor. Sergilenen tavırlar ise uzlaşmayı değil, öfkeyi büyütüyor.
Oysa çocuklarımız bizi izliyor.
Modern hayatın temposunda insanlar akşam eve geldiklerinde çoğu zaman haberleri açıyor, spor programlarını takip ediyor. Çocuklar da bu görüntülerin tam ortasında büyüyor. Onları gördüklerinden tamamen uzak tutmak mümkün olmadığına göre, örnek olacak davranışlar sergilemek zorundayız.
Çünkü çocuklar öğütlerden çok gördüklerini öğrenir.
Atalarımızın dediği gibi:
"Görgülü kuşlar gördüğünü işler."
Bu yüzden başta siyasetçiler, ardından sporcular; kullandıkları dile, sergiledikleri tavırlara ve verdikleri mesajlara daha fazla özen göstermelidir. Çünkü rol model olmak kürsüyle, makamla ya da mikrofonla değil; hâl ve tavırla mümkündür.
Toplumun ihtiyacı olan şey daha fazla kavga değil, daha fazla saygıdır.
Ve unutulmamalıdır ki centilmenlik sadece sahalarda değil, hayatın her alanında kazanılan en büyük galibiyettir.
Vesselam...
NEZAKET VE ZARAFET
KARA GECE
KIRMIZIYDI AŞKIN RENGİ
FASÜLYE Mİ NOHUT MU???
ACI DEĞİL Mİ???
“İYİ Kİ VARSINIZ“
SAYGI DUYMAK BU KADAR MI ZOR ?
SORMAZLAR MI???
KONYA’DA MUSA EROĞLU RÜZGÂRI ESTİ
KOCA ÇINARIN 77 YILI