DOLAR
47,268 TL
EURO
53,894 TL
STERLİN
63,325 TL
GRAM
6.202 TL
ÇEYREK
10.191 TL
YARIM
20.321 TL
CUMHURİYET
40.238 TL
Şeyda’nın Köşesi - Gülsüm Özkan
Şeyda’nın Köşesi - Gülsüm Özkan
şeyda@yenikonya.com.tr
23 Temmuz 2026 Perşembe günü yayınlandı

FREN

   " Zaman; o hırsızların en belalısı, çalmış o güzelin nesi var nesi yoksa "diyor La Fontaine.

   Cep telefonu kullanan herkesin başına birkaç kez gelmiştir muhakkak. Bazen maalesef onu üretilmesinin dışında bir sebeple( film seyretmek, sosyal medyada gezmek) gibi kullanırken fark etmezsiniz ve birden ekran kapkara olur. Şarzı bitmiştir.” Ah !dur bir dakika daha” deseniz de hiçbir şey yapamazsınız.

   Tekrar şarj etmek o anın geçmesini telafi edemez.

   Bazen insan ilişkileri de böyle; yanımızda aynı evde olduğumuz insanın korkularını, hayallerini, kırgınlıklarını bilmeden zaman geçiriyoruz ve şarjı biten bir olayda karşılaştığımızda ya neden diye feryat ediyoruz.

   Mesela evlatlar ; ailelerin yürüdüğü, koştuğu en güvenli zannettiği ama çoğunca bilinmez yoludur.

    Bazen evlat kocaman 30- 40 yaşına gelmiş; hâlâ anne- babanın gözünde kundağındaki halinde . Bazen de zaman o kadar hoyrat yaşanmış ki ; evladının neyi sevdiğinden, ne için yaşadığından, neye özendiğinden haberi yok ya da umursamıyor.

   Hani” suça sürüklenmiş çocuk” diyoruz ya; en büyük müsebbibi çocuğuna hiçbir kötülüğü konduramayan, onu bembeyaz gören ya da hangi renk olursa olsun gözünün önünde olmasın da muhatapsızlığında büyüten aileler.

   "Akşama kadar başım dışarıda zaten davul olmuş, evde benimle konuşmasın da ; sosyal medyada, hangi odalarda gezerse gezsin ,kimi örnek alırsa alsın” düşüncesindeki aileler.

    Evet ,şimdiki aileler biraz daha özenli olmak zorunda. İşleri zor; sosyal medya, cep telefonu çok büyük bir hırsız. Çocuğu sizden çalıyor, haberiniz bile olmuyor ama şarjı takmak için hep iradeli olmalıyız.

    Yılda bir kez eş ,dost, komşu kadın arkadaşlarımızla piknik yaparız. Bu zamanda ne alaka diyebilirsiniz ama her zaman geçerli olan” ilgi gösterm adına faaliyetler yaparız .
   Mesela ; "kulaktan kulağa” oynarız. Ah! O baştaki sözle, sondaki sözün arasındaki değişim bizi nasıl eğlendirir ve kalplerimizi "kulaktan kulağa” mesafesine getirir ve o güne ait sorular:

- Sizi çok şaşırtan bir anınızı ya da çok sevindiğiniz, üzüldüğünüz, korktuğunuz?

   Yirmi  yıldır beraber olduğunuz birinin duymadığınız, yüreğinin ta arkalarındaki bir anıyı öğrenir, onu yeniden tanır ve kendi zamanınız için ne çok şey kazanırsınız.
    Hepimiz ailelerimizle arada "göz göze, kulaktan kulağa, dilden dile, gönülden gönüle " ulaşacak faaliyetler yaparak, zamanın hırsızlığını durdurmalıyız.

     Adalet komisyonundan geçen, meclise yasa olarak götürülecek teklif bence çok gerekliydi. 

   Teklifte 18 yaştan küçük çocuklara yönelik cezalar artırılıyor. Ciinayet ve bile bile ağır yaralama suçlarında zanlıya müebbet hapis cezasının önü açılıyor.

   Ceza indirimi uygulanmayacak teklifte kasten öldürme ve yaralama suçu işleyen çocukların ailelerine yönelik yaptırımlarda da düzenleme yapılıyor. Cezanın caydırıcılığı suçun işlenmemesinde önemli bir faktördür. O yüzden önemsiyorum.

  Bir çocuğun, gencin bile- isteye suça gitmemesi için; evet aile, arkadaş, çevre, okul hepsi önemli bir faktör ama sonuçta insanın yaptığının kendisi için neye mal olacağını bilmesi de iyi bir dur! Frenidir.
 

Yazarın Diğer Yazıları