DOLAR
45,393 TL
EURO
53,395 TL
STERLİN
61,780 TL
GRAM
6.801 TL
ÇEYREK
11.203 TL
YARIM
22.194 TL
CUMHURİYET
44.047 TL
Şeyda’nın Köşesi - Gülsüm Özkan
Şeyda’nın Köşesi - Gülsüm Özkan
şeyda@yenikonya.com.tr
11 Mayıs 2026 Pazartesi günü yayınlandı

SU VE GELECEK

Fransız bir bilim adamı olan Jacques ben Benveniste 1980'lerde  yaptığı bir çalışmada, suyun hafızası olduğunu kanıtlıyor. Suya verdiği frekanslarla suyu böcekleri öldüren bir zehir haline getiriyor.

Yine Japon bilim adamı Masaru Emoto güzel sözler söylediği bir su ile kötü sözler söylediği bir suyu dondurarak kristal yapılarının iyiye veya kötüye doğru nasıl değiştiğini kanıtlıyor.

Su ; nasıl girdiği kabın şeklini alıyorsa, duyduğu, gördüğü, temas ettiği şeylerden de etkileniyor.

%85'i , özellikle beyni sudan oluşan insan nasıl bu etkileşimden uzak kalabilir?.

Duyduğumuz, gördüğüğümüz, temas ettiğimiz her şeyden iyiye veya kötüye dair bir geçişe tâbiyiz. 

Haberlerde ara ara duyduğumuz, gördüğümüz bir acıdır. Yaşlı  bakım evlerinde ya da  özel huzur evlerinde kalan yaşlıların bakıcılar tarafından yaşadığı darplar, yürek yakan aşağılanma veya daha ileri boyuttaki dayak olayları.

Sosyal ağlarla güya(!) örnek teşkil edecek şarkıcı , youtuber ya da filmlerle beyinlere; evlerde kedi köpek beslenir ama yaşlılarla bir arada olunmaz. Bakıma muhtaçlarsa; köpeğin pisliğini temizle ama anne babanı bakımevine bırak. Hayatın aksamasın” fikrini empoze edersen, bu fikir topluma kolayı tercih olarak yerleşecektir.

Kimsesi olmayan ya da çalışmaya mecbur olup bakacak birini bulamayıp bakım evlerine mecbur olan insanlar elbette vardır ama yaşlanınca çeşitli sebeplerle düşkün, bakıma muhtaç hale gelen anne -babalarımızı başkalarının merhametine değil, mümkün olduğunca kendi evlerinin, evlerimizin, yüreklerimizin sıcaklığına emanet etmeliyiz.

Olayın bir başka yönü de;  bu tür yerlerde çalışanların durumlarıdır. Bazı meslekleri merhametin, adaletin, sevgin yoksa yapamazsın.  Eğer sen parasını aldığın için baktığın yaşlı insanlara, merhametin yoksa, sabrın yoksa ; bu işi yapmayacaksın .

"Eğer ben bu halde olsaydım, nasıl bakılmak isterdim ?.”Ahlakını beyninde, yüreğinde oluşturamıyorsan;  o işe talip olmayacaksın.

Her kuruşunu kendine vebal eyleme yeceksin .

Beli bükülmüş, eli titreyen her yaşlıya baktığımızda onların bir zamanlar ne güçlü bir delikanlı, dimdik yürüyen ve her işe gücü yeten bir hanımefendi olduğunu unutmayalım.

Ve aslında her yaşlıda gördüğümüz kendi geleceğimizdir.

Geleceğine saygı duy, merhamet eyle.
 

Yazarın Diğer Yazıları