DOLAR
47,530 TL
EURO
54,586 TL
STERLİN
64,118 TL
GRAM
6.159 TL
ÇEYREK
10.157 TL
YARIM
20.216 TL
CUMHURİYET
39.981 TL
İbrahim Türk
İbrahim Türk
ibrahimturk@yenikonya.com.tr
03 Ağustos 2026 Pazartesi günü yayınlandı
DİĞER YAZARLARIMIZ

GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI

Tespitler ve Önerileri:

1.  Bu Sorun Tek Başına Hükümetin Alacağı ve Emniyet Tedbirleri ve Uyuşturucu Yakalanması ile Kazanılmaz: Haydi Konya Hep Birlikte Mücadeleye

2.  Kullanım Yaşı 12'ye ve Kullanan Sayısı Gayrı Resmi Tahminler 150 Bin: Hepimizin Evladı, Hepimizin Sorunu

3.  Emniyet güçlerinin yaptığı çalışmalar tek başına Yeterli Değil: Aileden Okula Seferberlik Zamanı

Bir zamanlar "bu bizim mahallede olmaz" dediğimiz bir felaket, artık kapımızın eşiğine kadar geldi. Hatta kapıdan içeri girdi.

Bugün Konya'da bağımlılık yaşı 12'ye düştü. 12 yaş... Henüz çocuk. Henüz oyun çağında olması gereken evlatlarımız, şimdi esrarın, eroinin, morfinin, kokainin, metamfetaminin, ecstasy'nin ve daha adını bile bilmediğimiz türevlerinin pençesinde.

Ve en acısı ne biliyor musunuz? Bu iş sadece "öteki mahallelerin" meselesi değil.  

Konya'nın en tanınmış kanaat önderlerinin, aydınlarının, akademisyenlerinin, eğitimcilerinin ve en varlıklı ailelerinin çocukları da bu kıskacın altında. Kimse güvende değil.

Resmi rakamlar korkunç: Konya'da bağımlı sayısının gayrı resmi tahminlere göre 150 bine ulaştığı konuşuluyor. 150 bin kişi. Bir şehir nüfusu kadar.

Biz ne zaman farkına vardık? İş işten geçtikten sonra.  

Çocuğun gözleri kaydıktan, okuldan attırıldıktan, eve hırsız gibi girdikten sonra.  

O zaman koşuyoruz. Doktor doktor, merkez geziyoruz. Ve o aileler servetlerini vermeye hazır. "Ne istiyorsanız verelim, yeter ki kurtarın" diyorlar. Ama maalesef çoğu zaman mümkün olmuyor. Çünkü bu illet bir kere bedene ve ruha girdi mi, çıkması çok zor.

Emniyet güçlerimiz gereken çalışmaları yürütüyor. Allah onlardan razı olsun. Operasyon yapıyor, torbacı yakalıyor, okulların önünü bekliyor. Ancak bu sadece emniyet güçlerimizin tek başına yapacağı bir çalışma değildir. Bu toplumun bütün dinamikleri harekete geçirilmelidir.

 "Bu mesele ne sadece polisin, ne sadece öğretmenin, ne sadece annenin meselesi. Bu Konya'nın meselesi. Bu Türkiye'nin meselesi. Bu hepimizin evlatlarının meselesi."

Polis yakalasa da, satıcı boşalan yerin yerine 1 saatte yenisini buluyor. Çünkü talep bitmiyor. Talebi bitirecek olan biziz.

Peki ne yapacağız?

1.  Aile Uyanmalı: Çocuğunun telefonuna bak. Kiminle arkadaşlık yapıyor gör. Gece 12'den sonra nerede diye sor. "Büyüdü karışmam" deme. 12 yaşında çocuk kendi başına bırakılamaz. Evde sohbeti, sofrası biten çocuk sanal dünyada ve sokakta av olur.

2.  Okul, Cami, Muhtarlık İşbirliği Yapmalı: Rehber öğretmenler riskli öğrenciyi tespit edip aileye ve YEDAM'a yönlendirmeli. İmamlar cuma hutbesinde bu konuya değinmeli. Muhtar mahallesindeki metruk binayı emniyete bildirmeli.

3.  Sivil Toplum ve İş Dünyası Seferber Olmalı: Konya'nın kanaat önderleri, akademisyenleri ve varlıklı aileleri bu iş için fon oluşturmalı. Tedavi merkezleri açılmalı, spor sahaları, gençlik merkezleri çoğalmalı. Çocuğa alternatif sunmazsan, o çocuk sokağa ve zehire mahkum olur.

4.  Medya ve Fenomenler Sorumlu Olmalı: Uyuşturucuyu "cazip" gösteren dizilere, şarkılara, paylaşımlara hep beraber dur demeliyiz.

Ey veli! Servet biriktirene kadar evladını biriktir.  

Ey öğretmen! Notun yanında evladının gözünün içine bak.  

Ey büyük! "Bana ne" deme. Yarın o ateş senin evini de yakar.

150 bin kişi az bir rakam değil. Bu bir salgın. Emniyetimiz ön cephede savaşıyor. Ama arka cephe boş kalırsa bu bu tehlikeyi izale edemeyiz.

Arka cephe: Aile, okul, cami, STK, iş dünyası... Yani hepimiz haydi hep birlikte hep beraber.

Geç olmadan. Çok geç olmadan


Yazarın Diğer Yazıları