KANAYAN YARAMIZ URUMÇİ
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor- 2
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
Özbekistan’da Müstakilliğin/Bağımsızlığın 35. Yılı Münasebetiyle Etkinlikler Yapılıyor: “Tek Vatan, Tek Halk”
İSLÂM İLE İNSAN ARASINDAKİ BÜTÜN ENGELLERİ KALDIRMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
Turizm Bölgelerindeki Fahiş Fiyatlar Ayağımıza Sıkıyor
ÇÖKEN BATI GÜVENLİK MİMARİSİNDEN KÜRESEL GÜVENLİK MİMARİSİNE GİDEN YOLUN KÖPRÜ BAŞI TÜRKİYE...
HADSİZLİK
MİZAHIN MİZANI
FASÜLYE Mİ NOHUT MU???
Yüksek Sesle Konuşmak ve Kötü Kokmak Caiz mi?
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
5 Temmuz 2009 Urumçi katliamı.
Takvim yapraklarında sıradan bir gün gibi görünen,fakat Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin hafızasına korku, gözyaşı ve hasret olarak kazınan kara bir tarih.
O gün Urumçi'de yalnızca sokaklar karışmadı. O gün, bir milletin feryadı bastırılmak istendi. Gençlerin sesi susturulmak, annelerin gözyaşı görünmez kılınmak, babaların çaresizliği unutturulmak istendi. Nice Uygur Türkü, kimliği, dili, inancı ve haysiyeti sebebiyle hedef hâline geldi. Resmî rakamların gölgesinde kalan, isimleri kayıtlara dahi geçmeyen nice masumun acısı, bugün hâlâ Doğu Türkistan'ın semalarında ve gönül coğrafyamızda yankılanmaktadır.
Urumçi Katliamı, yalnızca Uygur Türklerinin meselesi değildir. Bu hadise,Türk-İslâm dünyasının ortak vicdanında açılmış derin bir yaradır. Çünkü bir yerde bir Türk'ün dili susturuluyorsa, bir Müslüman'ın inancı baskılanıyorsa, bir annenin evladı haksız yere toprağa düşüyorsa,orada yalnızca bir coğrafya değil, insanlık yaralanır.
Doğu Türkistan, haritalarda uzak bir yer değildir. Doğu Türkistan,bizim tarihimizdir, kardeşliğimizdir, aynı ezanın altında buluştuğumuz gönül coğrafyamızdır.Kaşgar'dan Hoten'e,Turfan'dan Urumçi'ye yükselen her feryat,Mekkede,Medinede,İstanbul'da, Konya'da,Ankara'da,Diyarbakır'da,Halebde,şamda,Bakü'de,Semerkant'ta,Saraybosna'da ve bütün İslâm beldelerinde yankı bulmalıdır.
Unutmak, zulmün en büyük yardımcısıdır.Zalimler yalnızca silahla, baskıyla ve korkuyla ayakta kalmaz.Onları güç zehirlenmesine götüren şeylerden biri de mazlumların unutulmasıdır. Bir katliamın üzerinden yıllar geçince, acısı hafızalardan silinince, fotoğrafları kaybolunca, isimleri anılmaz olunca zulüm kendisine yeni alanlar açar. Bu sebeple Urumçi'yi anmak, yalnızca geçmişe ağıt yakmak değildir,bugünün zulmüne karşı vicdanı diri tutmaktır.
Urumçiyi unutmamak,kaybolan gençlerin, evladını bekleyen annelerin, haber alamadığı kardeşinin yolunu gözleyen ailelerin hatırasına sahip çıkmaktır. Bu, sadece bir siyasi mesele değil,iman, insanlık, kardeşlik ve vicdan meselesidir.Kur'ân-ı Kerîm, zulme rıza göstermemeyi emreder:Zulmedenlere meyletmeyin,sonra size ateş dokunur.(Hûd Sûresi, 113. Ayet)
Mazlumun yanında olmak, yalnızca güçlü bir söz söylemek değildir. Onun acısını kendi acımız bilmek, davasını gündemden düşürmemek, çocuklarımıza Doğu Türkistan'ı anlatmak, zulmü normalleştiren sessizliğe teslim olmamaktır.Bugün Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz,kimliklerini, inançlarını, dillerini ve aile bağlarını koruma mücadelesi veriyor. Bu mücadele, insan onurunun mücadelesidir. Onların gözyaşı, bizim de gözyaşımız olmalıdır. Onların duası, bizim duamızla birleşmelidir.
Urumçi Katliamı'nı unutma!
Unutma ki bir gün tarih, yalnızca zalimleri değil,zulüm karşısında susanları da yazacaktır. Unutma ki mazlumun ahı, zaman aşımına uğramaz. Unutma ki Doğu Türkistan'ın feryadı, sınırlarla susturulamaz.
Bugün bir kez daha haykırıyoruz:
Urumçi yi unutmadık!
Doğu Türkistan'ı unutmadık!
Şehit edilen masumları unutmadık!
Esaret altında yaşayan kardeşlerimizi unutmadık! ve unutmayacağız,
Çünkü Doğu Türkistan özgür olmadan, Türk dünyasının vicdanı tam anlamıyla huzura kavuşmayacaktır. Çünkü mazlumlar gülmeden, bizlerin sevinci eksik kalacaktır. Çünkü kardeşlik, sadece güzel günlerde değil,acının en ağır olduğu zamanlarda belli olur.
5 Temmuz 2009, yalnızca bir tarih değildir.
5 Temmuz 2009, bir hafızadır.
5 Temmuz 2009, bir emanettir.
5 Temmuz 2009, unutulmaması gereken bir insanlık çağrısıdır.
Urumçi Yi unutma. Doğu Türkistan'ı unutturma.
GÜÇLÜ DEVLETİN SIRRI GÜÇLÜ TOPLUMDUR
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
HİCRET BİR YOLCULUK DEĞİL BİR DURUŞTUR HİCRET BİR TARİH DEĞİL BİR HAYAT TARZIDIR
İLAÇTA BAĞIMSIZLIK EN AZ SAVUNMA SANAYİİNDEKİ BAĞIMSIZLIK KADAR ÖNEMLİDİR
FATİH’İN İDEALLERİ FETİH RUHU VE İSTANBUL’UN FETHİ BİZE NE ANLATIYOR?
KURBANLA İMTİHAN EDİLEN BİR PEYGAMBER AİLESİ VE BİZ
ELİF GİBİ DİMDİK DURAN BİR GENÇLİK
YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
NESİLLLERİMİZİ HAKİKATİN DOĞRULARIYLA YETİŞTİRMELİYİZ
KAYBOLAN NESİL DEĞİL KAYDIRILAN YÖNDÜR