DOLAR
46,760 TL
EURO
53,360 TL
STERLİN
62,495 TL
GRAM
6.272 TL
ÇEYREK
10.339 TL
YARIM
20.585 TL
CUMHURİYET
41.063 TL
Ali Ayvat
Ali Ayvat
ali.ayvat@yenikonya.com.tr
06 Temmuz 2026 Pazartesi günü yayınlandı
DİĞER YAZARLARIMIZ

Turizm Bölgelerindeki Fahiş Fiyatlar Ayağımıza Sıkıyor

Gerek dış piyasalardan gerekse iç piyasalardan uygun maliyetli dış finansman temin edebilmek, sürdürülebilir bir cari açık seviyesine ve makrofinansal istikrara bağlıdır. Burada belirleyici temel unsurlar ise Merkez Bankasının rezerv kalitesi, ihracat odaklı büyüme ve turizmden sağlanan döviz girişleridir.

Son yıllarda Merkez Bankasının rezerv kalitesinde beklentilerin üzerinde olumlu gelişmeler yaşanmakla birlikte, yüksek teknolojiye dayalı ürün ihracatında henüz arzu edilen seviyeye ulaşabilmiş değiliz. Aynı değerlendirme turizm gelirleri için de geçerlidir. Zira turizmde ziyaretçi sayısı ve döviz gelirlerinde rekor artışlar yaşanmasına rağmen, coğrafi konumumuz ve sahip olduğumuz turizm altyapısı bakımından rakip ülkelerden daha avantajlı olduğumuz halde, potansiyelimizin gerisinde bir gelir elde ediyoruz.

Bu sorunların birbirini tamamlayan birçok nedeni vardır. Bunların başında, ülkemizin turizm potansiyelini uluslararası pazarlarda yeterince tanıtamamış olmamız gelmektedir. Ancak bunun dışında öyle bir sorun vardır ki adeta Türk turizminin üzerine yapışıp kalmıştır. Bu da, turizm paydaşları nezdinde giderek güçlenen "pahalı ülke” algısıdır. Sokaktaki taksiciden başlayıp yiyecek ve içecek sektörüne uzanan, otellerde zirveye çıkan fahiş fiyat uygulamaları, turistleri canından bezdirmiş durumdadır. Sektör temsilcileri, her sorunun çözümünde devletten müdahale beklemek yerine kendi aralarında güçlü bir sivil toplum inisiyatifi oluşturmalı; ülkemize gelen yabancıları fahiş fiyatlarla mağdur eden hizmet sağlayıcılarına karşı, eskilerin deyimiyle "pabuçlarını dama atacak” bir denetim ve toplumsal baskı mekanizması oluşturmalıdır.

Cari dengemiz açısından vazgeçilmez öneme sahip olan bu sektörde, turizmciler günü kurtarmaya değil geleceği kazanmaya odaklanmalıdır. Sektör üzerinde oluşan "pahalı ülke” algısını ortadan kaldırmak için ortak hareket edilmeli, herkesin kendi başına hareket ettiği anlayış terk edilmelidir.

Ayrıca zaman zaman medya tarafından abartılı biçimde gündeme taşınan güvenlik kaygıları konusunda da daha dikkatli ve sorumlu bir dil kullanılmalıdır. Pandemi döneminde turizm gelirlerinin ülke ekonomisi açısından ne kadar hayati öneme sahip olduğunu hep birlikte yaşayarak gördük. Bu nedenle kur kaynaklı fiyat istikrarının daha sağlam bir zemine oturabilmesi için turizm gelirleri de en az ihracat gelirleri kadar önem taşımaktadır.

Bu sebeple, uluslararası kamuoyunda oluşan "Türkiye pahalı bir turizm ülkesi” algısını bir an önce ortadan kaldırmak zorundayız. Buna toplum olarak mecburuz…

Yazarın Diğer Yazıları