Hey Gidi Günler Hey!
HİCRET; MADDİ VE MANEVİ FEDAKÂRLIĞIN ZİRVESİDİR
Merkez Bankasının Önceliği Enflasyon
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
MİLLİ GÜVENLİK KONFERANSI: YENİ TÜRKİYE YÜZ YILI STRATEJİK DİNAMİKLERİNİN GÜNCELLENMESİ
İLAÇTA BAĞIMSIZLIK EN AZ SAVUNMA SANAYİİNDEKİ BAĞIMSIZLIK KADAR ÖNEMLİDİR
SORMAZLAR MI???
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
YAZMA ESERLERİN İZİNDE: KONYA’DAN DÜNYAYA UZANAN BİR HAFIZA KÖPRÜSÜ
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
29 Mayıs 1453 Tarihin akışını değiştiren bir gün. O gün sadece bir şehrin surları yıkılmadı. Bir çağ kapandı, yeni bir çağ açıldı. Sadece İstanbul fethedilmedi, bir ideal, bir inanç, bir medeniyet tasavvuru zafer kazandı. Ne yazık ki bugün birçok insan İstanbul'un Fethini yalnızca askerî bir başarı olarak görüyor. Oysa Fatih Sultan Mehmed'i Fatih yapan şey sadece topları, gemileri veya ordusu değildi. Onu Fatih yapan şey, çocuk yaşta gönlüne yerleşen büyük bir idealdi. Çünkü büyük fetihler önce gönüllerde başlar. Fatihi Yetiştiren Şey Kılıç Değil, İdealdi. Henüz çocuk yaşlarda iken Akşemseddin Hazretleri ve devrin büyük âlimleri Şehzade Mehmed'in gönlüne şu hadis-i şerifi nakş etmişlerdi .Konstantiniyye mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden asker ne güzel askerdir.(Ahmed b. Hanbel)
Fatih Sultan Mehmed'in bütün hayatı bu müjdeye layık olma çabasıyla geçti. Bugün gençlerimizin odalarında sporcuların, sanatçıların ve sosyal medya fenomenlerinin posterleri var. Fatih'in odasında ise bir ideal vardı. O, Nasıl meşhur olurum? diye düşünmedi. Nasıl Resûlullah'ın övgüsüne mazhar olurum? diye düşündü .İşte onu Fatih yapan sır buydu. İstanbul'un Fethi Önce Nefsin Fethidir. Bizler fetih denilince aklımıza surlar geliyor. Oysa Fatih'in ilk fethettiği yer kendi nefsi idi. Çünkü nefsini fethedemeyen dünyayı fethetse ne olur? Bugün milyonlarca insan cep telefonlarını yönetemiyor. Öfkesini yönetemiyor. Şehvetini yönetemiyor. Makam hırsını yönetemiyor. Kendi iç dünyasında mağlup olan bir insanın dış dünyada kazandığı zaferler uzun ömürlü olmaz.
Bu yüzden İstanbul'un Fethi bize önce şunu öğretir. Şehirlerden önce gönüller fethedilmelidir.
Fatih Sultan Mehmed'in gemileri karadan yürütmesi sadece askerî bir deha değildir. O olay aynı zamanda bir zihniyet devrimidir. Herkesin Olmaz dediği yerde Nasıl olur? diye düşünebilmektir. Bugün birçok insan daha başlamadan vazgeçiyor. Bir genç sınavdan korkuyor. Bir baba aile sorunları karşısında teslim oluyor. Bir toplum problemler karşısında ümitsizliğe kapılıyor.
Fatih bize diyor ki, Kapılar kapanırsa yeni yollar aç. Deniz engel olursa karadan yürü. İmkânsız görünen şeyler bazen azimle mümküne dönüşür. Asıl fetih ruhu budur. Akşemseddin Olmadan Fatih Olmaz. Bugün bazıları Fatih'i anlatırken sadece kılıcı anlatıyor. Ama Fatih'in arkasındaki irfanı anlatmıyor. Akşemseddin'i anlatmıyor. Maneviyatı anlatmıyor. Duası olmayan orduların zaferi de uzun sürmez. Nitekim fetih gecelerinde ordunun büyük kısmı Kur'an okuyordu. Zikir yapıyordu. Dua ediyordu. Manevî hazırlık olmadan maddî hazırlığın eksik kalacağını biliyorlardı. Bugün bizim de teknolojiye ihtiyacımız var. Bilime ihtiyacımız var. Savunma sanayine ihtiyacımız var. Ama aynı zamanda maneviyata da ihtiyacımız var. Çünkü ruhsuz güç bazen sahibini de yakar.
Biz İstanbul'un Fethinden Ne Anlamalıyız? Bugün İstanbul zaten bizim elimizde. Fakat asıl soru şu, Kalplerimiz bizim elimizde mi? Evlatlarımız bizim elimizde mi? Kültürümüz bizim elimizde mi? Dilimiz bizim elimizde mi? Kimliğimiz bizim elimizde mi? Eğer gençlerimiz sosyal medya esiri olmuşsa. Eğer ailelerimiz tüketim kültürünün kuşatması altındaysa. Eğer çocuklarımız kendi tarihini, medeniyetini, kahramanlarını tanımıyorsa, demek ki yeni fetihlere ihtiyacımız var. Ama bu kez surlar değil, gönüller fethedilecek. Bu kez şehirler değil, zihinler kurtarılacak. Bu kez kaleler değil, kalpler yeniden inşa edilecek.
Fatih Sultan Mehmed'in torunu olmak soy bağıyla değil, ideal bağıyla olur. Fatih'in torunu olmak büyük düşünmektir. Fatih'in torunu olmak ümmetin derdiyle dertlenmektir. Fatih'in torunu olmak çalışmak, üretmek, öğrenmek ve hizmet etmektir. Fatih'in torunu olmak imkânsızlıkların arkasına saklanmamaktır. Çocuklarımızın önüne büyük idealler koymamız gerekiyor. Çünkü büyük hedefleri olmayan nesiller, küçük arzuların esiri olurlar. İstanbul'un Fethi sadece geçmişte kutlanacak bir tarih değildir. O, her çağda yeniden okunması gereken bir medeniyet dersidir.
Fatih Sultan Mehmed bize şunu öğretiyor: Bir insanın gönlünde iman varsa, önünde hedef varsa, arkasında dua varsa ve yanında ehil rehberler varsa, aşamayacağı hiçbir sur yoktur. Bugün yeniden fetih ruhuna ihtiyacımız var. Ama önce kendi nefsimizi. Sonra ailemizi. Sonra gençliğimizi. Sonra toplumumuzu fethetmemiz gerekiyor. Çünkü gerçek fetih, toprağın değil, kalbin, aklın ve ruhun Allah'a teslim olmasıdır.
Unutmayalım, İstanbul'u fetheden ruh, yeniden dirilirse, sadece şehirler değil, gönüller de fethedilecektir.
İLAÇTA BAĞIMSIZLIK EN AZ SAVUNMA SANAYİİNDEKİ BAĞIMSIZLIK KADAR ÖNEMLİDİR
KURBANLA İMTİHAN EDİLEN BİR PEYGAMBER AİLESİ VE BİZ
ELİF GİBİ DİMDİK DURAN BİR GENÇLİK
YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
NESİLLLERİMİZİ HAKİKATİN DOĞRULARIYLA YETİŞTİRMELİYİZ
KAYBOLAN NESİL DEĞİL KAYDIRILAN YÖNDÜR
ÇOCUKLARIMIZI NEYE KURBAN EDİYORUZ
GÜNDEMİNİ KAYBEDEN ÜMMET NESLİNİDE KAYBEDER
DİL BOZULURSA TOPLUM ÇÖZÜLÜR
İSLAM’DA İNSAN GEÇMİŞİYLE DEĞİL, İSTİKAMETİYLE ÖLÇÜLÜR