DOLAR
45,595 TL
EURO
53,070 TL
STERLİN
60,988 TL
GRAM
6.689 TL
ÇEYREK
10.991 TL
YARIM
21.782 TL
CUMHURİYET
43.295 TL
Cengiz ACAR
Cengiz ACAR
cacar@yenikonya.com.tr
18 Mayıs 2026 Pazartesi günü yayınlandı

TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL

 

 

7 - 8 Temmuz 2026'da Ankara'da yapılacak olan NATO zirvesi NATO'nun kuruluşundan beri düzenlenen toplantıların en kritiği, en hayati olanı olacak. NATO'nun belki geleceğinin belirleneceği bir toplantıdır. Şimdi tabii bu kritik toplantının 36.sının İstanbul'da düzenlenecek olması oldukça önemli. Dünya başkenti olarak gördüğümüz İstanbul'da NATO'nun hem geleceği bakımından hem NATO'nun beyin ölümü bedensel ölüme dönüşüyor mu, dönüşmüyor mu meselesinin açıklığa kavuşacağı ve Türkiye'nin Avrupa'nın güvenliği açısından öneminin anlaşılacağı bir toplantı olacak.

 

Türkiye'nin milli güvenliğini tehdit eden savaşların bitirilmesine dair ciddi bir bölgesel güvenlik, strateji belgesini ortaya koyması kaçınılmaz olacaktır. Bölgenin güvenliğinin bir başka savaşa mahal vermemesi üzerine de bence çok dik ve sert bir duruş göstereceğini tahmin edebiliriz. Bugüne kadar ister Ukrayna Savaşı, isterseniz Kafkasya'daki bizim Karabağ meselesi, Ege, Akdeniz'deki Yunanistan meselesi, Kıbrıs konusu, Suriye'nin yıllarca kaosa sürüklenmesi, İran'a müdahale bunların hepsi bizim kendi öz coğrafyamızı ilgilendiren konu başlıklarıdır. Ama baktığımız zaman kıyamet hep burada kopuyor. Kıyamet Amerika'nın Miami kıyılarında kopmuyor. Kıyamet Rusya'nın kıyılarında kopmuyor. Hindistan'da olmuyor. Avrupa Birliği ülkelerinin kıyılarında kopmuyor. Niye Türkiye'nin kıyılarında kopuyor bu kıyamet?

 

1000 yıldır aralıksız devam eden Türkiye'yi ele geçirmek, Anadolu'yu ele geçirmek, Türklüğü, İslam'ı yok etmek üzere kurgulanmış siyasi akıl yani haçlı saldırıları bu toplantıda gündeme getirilmek ve artık Türkiye'nin sadece Avrupa'nın ihtiyacı halinde kapısı çalınacak diğer zamanlarda sorgulanarak günah keçisi konumuna oturtulacak bir ülke olmadığını gündeme taşınması gereken bir toplantı olacaktır. Nihayetinde Donald Trump'ın da NATO'yu lağv etmek, belki NATO'yu dönüştürmek, NATO'nun içerisinde başka bir güvenlik mimarisinin oluşması için bir çabası olduğunu görüyoruz. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, tabii onlar Kıbrıs diyorlar, adanın tamamına sahipmiş gibi, NATO'ya alınabilir. Nihayetinde Avrupa Birliğine aldılar. İsrail, NATO'ya alınabilir. Hindistan, NATO'ya alınabilir. Bu ülkeler aslında İslam dünyası ve Türk dünyası üzerinde, bir şer eksenidir. Şer ittifakıdır.

 

Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin maksimal, provokatif enosisçi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni yok sayan ve adanın tamamına sahipmiş gibi sürekli provoke edilen, Yunanistan'daki destekleriyle beraber ve arkasına aldıkları o evangelizm ve Siyonizm ittifakının yine Türkiye'yi hedefe aldıklarını görmüyor muyuz? O zaman burada NATO şuna karar vermeli tüm bu gelişmeler karşısında bizimle olan ilişkileri ne kadar dostça ve samimi? Kafalarındaki 1000 yıllık haçlı misyonunu bu süreçte nereye oturtuyorlar? "İslami Terör" algısı neden ve nasıl üretildi? NATO'nun soğuk savaş sonrasındaki gerçek düşmanı kim?

 

İslam'ı ne zaman düşmanlaştırdınız? 1071, Türklerin Anadolu'ya ilk değil, son girişiyle beraber ki bize ilk defa gelmiş gibi hep tarihte öğrettiler. Siz buraya sonradan geldiniz. Artık gitme zamanınız geldi diyerek 1850'lerde İngiltere Başbakanı Gladstone, 1914'lerde ABD Devlet Başkanı Woodrow Wilson "Anadolu'daki Türkleri ve Müslümanları Orta Asya'ya süpüreceğiz" diyerek açıklamalar yaptılar. 1071 Türklerin Anadolu'ya girişleri ve 1096 Haçlı Seferleri'nin başlaması. Tam 1000 yıldır bu topraklarda şer güçlere karşı varlık mücadelesi veriyoruz.

 

Bugün Türk nüfusunun iki tane güçlü olduğu coğrafya var. Birincisi Anadolu coğrafyası, bir tanesi de İran coğrafyası. Önce İran'da kendi kucaklarında besleyip büyüttükleri molla rejimi ile bir radikal bir şia devleti kurdular. Sonrada dönemin en güçlü Sünni ordusuna sahip Irak Saddam rejimi ile yıllar sürecek bir savaş başlattılar. Böylelikle her iki kuvveti eritirken İslam coğrafyasında mezhep kavgalarının temelini de atmış oldular. Bugün aynı taktiği Orta Doğu'da tartışılmaz en güçlü devlet konumunda olan Türkiye – İran arasında uygulamaya çalışıyorlar.  

 

Bakın, savunma sanayi alanında yapılan çalışmalar bugün gerçekten önemli bir noktaya geldi. İşte dışarıdakileri yani İsrail'i, ABD'yi, Batı'yı rahatsız eden şey bu. Bir an önce bunların heba edilmesi gerekiyor. Bunu net söylüyorlar. Emin olun İran'dan sonra Türkiye'yi şeytanlaştırma haberleri yapılıyor.  Türkiye'nin donanması çok güçlü. Bunu biraz efendim kısıtlamak lazım. Bunu nasıl kısıtlayacağız? Bunu Yunanistan'ın kara sularını 12 mile çıkarttırarak kısıtlayacağız. Güney Kıbrıs'ı bahane ederek Mavi Vatan projesine karşı Haçlı seferi başlatmakla yapacaklar. Türkiye'nin etrafındaki doğalgaz ve petrolü Türkiye'nin arama taraması yaparken provokasyon yaparak bunu engellemeye çalışacaklar. O yüzden Türkiye bunun farkında.

Artık bu aşamadan sonra her türlü gelişmeye hazır olmak zorundayız. Söz konusu süreçte de NATO bize karşı olan tavrını netleştirmek ve ikiyüzlü politik tavrını terk ederek samimiyetini kanıtlamak zorundadır. Aksi takdirde Avrupa savunma konusunda kendi makûs kaderine terkedilecektir.


Yazarın Diğer Yazıları