Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
BİLMEK YETMİYOR
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
2 ASIRLIK HATANIN BEDELİ KAYBOLAN GENÇLİK
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Allah Kur'an'ın bahsettiği derin hakikatleri anlayabilmemiz için sürekli tabiattan misaller verdi.
Bu yönüyle baktığımızda aslında Kur'an kâinat kitabının yaydığı hidayet sinyallerini akıl ve kalbimize mana olarak döken bir modem gibidir.
Dolayısıyla insan Rabbi ve onun hidayet sinyallerini her an taze ve güncel olarak yayan tabiatı anlamak için Kur'an ile kesintisiz iletişim halinde olmalı; 6236 ayeti kerimenin manalarına nüfuz etmelidir.
Kâinat kitabı tabiat anlaşılmadan Kur'an-ı Kerim, Kur'an-ı Kerim anlaşılmadan kâinat kitabı tabiat tam olarak anlaşılmaz.
Kur'an ve tabiatı anlamak için ise aktif bir akla, uyanık bir kalbe ihtiyacımız var.
Bir akünün iki kutup başları gibi ikisi birlikte olduğunda ve Kuran ve Kâinatı birlikte okuduğunda hak ve hakikatin özü olan hidayeti bulacaktır.
Müslümanlar zor olan telif yerine; konforlu görerek taklit yoluna gitmişler, 7. Yüzyıldan 13. Yüzyıla kadar yazılan eserlerin şerh, haşiye ve taklitleriyle yetinmişlerdir.
İslam toplumu tarihin büyük fırsatlar sunduğu bu zamanda yeniden silkinip gelene-ek yaparak geçmişin birikimi üzerinde bugün ve yarında altı dolu iddialı sözler söylem gayretini kuşanmalıdır.
Bize şu an malumatfuruş, entelektüel değil, düşünür, mütefekkir kafalar lazım.
Mevcut birikim üzerinden akaide bağlı temel ilkeler vesaili güncelleyecek zeki, çalışkan, cesur, samimi, ilmi ile amil insanlar İslam Dünyası'nı 21. Yüzyıl'ın belirleyicisi haline getirecektir.
Tespitlerimizi yukarıda verdiğimiz Kuran-Kâinat birlikteliği üzerinden bir misalle destekleyelim.
Allah imtihan için indirdiği insanların kendi irade, çaba ve gayretleri sonucunda ikiye ayrılacağını söylüyor:
1.Cevherler (daha az olacaklar: Hûd, 11/40, Yusuf, 12/103, Sebe, 34/13, Mü'min 40/59)
2.Cüruf ve köpükler (daha çok olacaklar)
Bu iki grubu Allah tabiattan verdiği misalle şöyle açıklıyor:
"(O) gökten su indirir de dereler kendi yataklarından hacimlerine göre çağlayıp akar. Akan su, yüzeyinde köpük taşır. Süs ya da kullanım eşyası yapmak amacı ile ateşte erittiğiniz madenlerin de buna benzer köpükleri, cürufları vardır. İşte Allah, hak ile batılı böyle bir benzetmeyle anlatıyor. Çünkü köpük yok olup gider, insanlara faydası olan cevher kısmı ise yerde kalır. İşte Allah (hak ile batılın daha iyi anlaşılması için) böyle misaller verir.” Rad, 13/17.
O halde dünya ahirette mutluluk isteyen her akıllı kişi yukarıda verdiğimiz ayeti tekrar tekrar okusun kafasını iki elinin arasına alsın, düşünsün, düşünsün ve karar versin.
Ne olmak istiyor:
Cevher mi, cüruf mu, köpük mü?
Yardım Değil Destek!
Hey Gidi Günler Hey!
Beni Seviyorsanız Resulümün (s.a.v.) Ahlakını Kuşanın! (3/31)
İki Ayetle İman ve Salih Amel
İçimizdeki Putlardan Ne Haber?
Bir Eğitimciden Tavsiyeler
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Vasatlıktan Çıkış Nasıl Olur?
İslam’ı Zirveye Taşıyan Âlimler (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
Mikro Asrı Saadet’ten Makro Asrı Saadet’e (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)