SAYGI DUYMAK BU KADAR MI ZOR ?
Hey Gidi Günler Hey!
HİCRET; MADDİ VE MANEVİ FEDAKÂRLIĞIN ZİRVESİDİR
Merkez Bankasının Önceliği Enflasyon
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
MİLLİ GÜVENLİK KONFERANSI: YENİ TÜRKİYE YÜZ YILI STRATEJİK DİNAMİKLERİNİN GÜNCELLENMESİ
İLAÇTA BAĞIMSIZLIK EN AZ SAVUNMA SANAYİİNDEKİ BAĞIMSIZLIK KADAR ÖNEMLİDİR
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
YAZMA ESERLERİN İZİNDE: KONYA’DAN DÜNYAYA UZANAN BİR HAFIZA KÖPRÜSÜ
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
(Ömrü kısaltan 3 tutum)
Psikoloji bilimi diyor ki;
Üç şey erken ölümün yüksek sesle davetiyesidir.
1. Sürekli 'eski güzel günleri' düşünmek,
2. Dünyanın nasıl kötüye gittiğinden şikâyet etmek,
3. Genç nesilleri acımasız ve duygudaşlık yapmadan eleştirmek.
"Mazi müstakbelin tarlası, müstakbel mazinin aynasıdır.”
Dolayısıyla mazi ve müstakbeli belirleyen en önemli zaman dilimi şimdidir.
An'da, şimdi de yaptıklarınız yarın maziniz olur ve yarınınızı etkiler.
İnsan %10 maziye bakarak tezekkür, %10 müstakbele/ufka bakarak tefekkür, %80 şimdiye, an'a odaklanarak taakkul/tedebbür/tevekkül/teşekkür üzere olmalıdır.
Bu sebepten "an bu andır, dem bu demdir” denilmiştir.
"Asıl önemli olan şu dur: ”Burası ve şimdi.” ”Şimdi” kesin olarak şimdidir. Biz, tam o anda ne mümkünse onu deneyimlemeye çalışırız. Aslında biz her zaman müthiş kesinlikle deneyimleriz. Ama "şimdi” tarafından tehdit ediliriz. Bu yüzden geçmişe veya geleceğe atlarız.” (Choyyam Trunpa Rinpoche (1939-1987)
İnsan "elestü bi rabbiküm” sorusuna "galu bela” diye cevap verdiği "elestü bezmi”nden kabre oradan ahiret hayatına "ileriye doğru akan” bir imtihan yolculuğu içerisindedir.
İnsan hatıralar anlatmayı cennete bırakıp (Saffat, 37/44) dünyada son nefese kadar hayaller, planlar, projeler, hedefler üzerinde olmalıdır.
Süheyl Ünver (1898-1986) 80 yaşını geçince haliyle çevresinde, akrabalarında vefatlar çoğalır ve samimi bir dostu ona espri olsun şeklimde şöyle takılır:
"Süheylciğim dikkat et! Hz. Azrail senin çevrende dolaşıyor” der.
Arkadaşının bu şakasına o da güzel bir espri aynı zamanda muhteşem bir hayat dersi ile cevap verir ve şu cümleleri kurar:
"Evet! Geçenlerde bana uğradı. Odamda yoğun bir biçimde çalışırken kapı tıkladı, "buyur” dedim, odaya yakışıklı bir genç girdi ve karşıma oturdu.
Tanışalım dedim.
"Ben Azrail” dedi.
Benden soğuk bir ter boşaldı, kendimi topladım; "imanımız var, "emir Allah'ın” ben hazırım” dedim.
Hz. Azrail şöyle cevap verdi:
"Allah beni şartlı gönderdi. Süheyl kulumu kontrol et! Elinde çalıştığı yoğun işleri varsa ona dokunma. İşlerini bitirmesine müsaade et. Ama ara sıra yokla boş bulduğunda emanetini al buyurdu” dedi.
Süheyl hoca bombayı patlatır ve 100 numara hayat dersi içeren cümlesini kurar:
"İşte ilerlemiş yaşıma rağmen gece-gündüz yoğun çalışmamın sebebi bu. Hz. Azrail ensemde, beni ne zaman boş bulsa götürecek” der.
Hayat ileriye doğru akıyor.
Allah kafamızın önüne iki göz koymuş, arkasında göz yok.
Bisiklet sürmek gibidir hayat:
1.Pedal çevirmezsen düşersin,
2.Tekere değil ileriye bakacaksın., tekere bakarsan yine düşersin.
Yazımızın sonunu Nasreddin Hoca ile bağlayalım.
Hoca hendekten atlayabileceğini düşünerek sıçramış ama geçememiş ve çamurun içine düşünce ağız alışkanlığı ile:
"Hey gidi gençlik hey, sen gençlikte neydin be adam” demiş.
Sonra çevresine bir göz atmış kimse olmadığını görünce kendine usulce:
"Biz senin gençliğini de biliriz” demiş.
O halde;
1. Eski güzel günlerden ziyade gelecekte ona ekleyebileceğimiz güzel işlere odaklanalım
2. Dünyanın iyiye gidişimizin şahsımızın iyiye gidişi ile mümkün olduğu bilinciyle kendi kapımızın önünü süpürmeye yoğunlaşalım.
3. Eski çağlardan beri kötü alışkanlığımız olan kendi meyvelerimiz gençleri eleştirmeye değil, anlamaya ve onlara yardımcı olmaya çalışalım.
Beni Seviyorsanız Resulümün (s.a.v.) Ahlakını Kuşanın! (3/31)
İki Ayetle İman ve Salih Amel
İçimizdeki Putlardan Ne Haber?
Bir Eğitimciden Tavsiyeler
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Vasatlıktan Çıkış Nasıl Olur?
İslam’ı Zirveye Taşıyan Âlimler (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
Mikro Asrı Saadet’ten Makro Asrı Saadet’e (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
Değişim/Eğitim Sabır İster (Kaplumbağa Terbiyecisi Metaforu)
Kabil ve Karga