DOLAR
46,667 TL
EURO
53,193 TL
STERLİN
62,310 TL
GRAM
6.131 TL
ÇEYREK
10.107 TL
YARIM
20.122 TL
CUMHURİYET
40.139 TL
Nurettin BAY
Nurettin BAY
nureddinbay@gmail.com
02 Temmuz 2026 Perşembe günü yayınlandı
DİĞER YAZARLARIMIZ

Etliekmek Zamları Kime Rağmen?

Bazen öyle kararlar alınıyor ki, insan ister istemez şu soruyu soruyor: Acaba bu kararları verenler güncel gerçeklerden haberdar mı? Yoksa bambaşka bir dünyanın içinde mi yaşıyorlar?

Elbette herkes helalinden kazansın isteriz. Esnaf kazansın, çalışan kazansın, üretici kazansın. Herkes evine huzurla ekmek götürebilsin. Buna kimsenin itirazı olmaz. 

Ancak bizim dininiz  yalnızca kazanmayı değil, çevresindekinin halini gözetmeyi de tavsiye eder. Komşusunu, akrabasını, dar gelirliyi, emekliyi ve asgari ücretliyi düşünmeyen bir anlayış ne kültürümüze ne de inancımıza yakışır.

Etliekmeğe yapılan son zam da tam bu noktada sorgulanmalıdır.

Bu konuda yazarken kimseyi hedef almıyorum. Fiyatı belirleyenlerin tamamı dostlarımızdır. Zamdan rahatsız olan vatandaşlarımızın tamamı da bizim kardeşimizdir. Gazetecilik, taraf olmak değil; hakikati söyleyebilmektir. Ben de bunu bir kamu görevi olarak görüyorum.

Keşke ülkemizde herkesin alım gücü yüksek olsa… Keşke insanlar 320 liraya değil, 620 liraya da etliekmek yiyebilecek ekonomik rahatlığa kavuşabilse…Ama ne yazık ki içinde bulunduğumuz gerçeklik bu değil.

Sessiz sedasız ekmeğe, unlu mamullere ve etliekmeğe yeniden zam yapıldı. Ekmeğe yapılan zam nispeten kabul görebilir. Burada dar gelirliler için oluşabilecek dezavantaj belediye ekmeği ile tolere ediliyor. Ancak Etliekmek için aynı şeyi söyleyemem. 

Zira  bir önceki zam 6 Kasım 2025'te yapılmıştı. Aradan henüz bir yıl bile geçmeden, yaklaşık sekiz ay sonra yeniden yüzde 30'a yakın artış yapıldı. 6 Kasım 2025 ile 30 Haziran 2026 enflasyonu  yaklaşık yüzde 18. Yapılan zam 8 aylık enflasyonun neredeyse iki katı. El insaf. Yıllık enflasyonun bile yaklaşık yüzde 30 olduğu bir ortamda, sanki tam bir yıl geçmiş gibi dört ay öne çekilmiş yeni bir zam uygulanmasını anlamak mümkün değil.

Üstelik bu süreçte maliyetlerde aynı oranda bir yükseliş yaşanmadı. Et fiyatları bu seviyede artmadı. Un fiyatları böyle yükselmedi. Sebze ve yeşillikte bu yıl bolluk var. Kiralarda, geçen yıllara göre kısmi bir durağanlık söz konusu.

Peki o halde bu zam neden?

Konya'nın gözünün içine baka baka neden böyle bir karar alındı? Birkaç ay daha beklenemez miydi?

İşte Konyalılığa yakıştıramadığım nokta tam da burası. 

Tarifede etliekmek için kullanılacak malzeme yazıyor. 180 gram hamur, 100 gram kıyma ve yanında, domates, biber, soğan… Maliyetin üzerine elbette makul bir kâr konulmalıdır. Kimsenin zarar etmesini istemeyiz. Ancak bu kadarı fazla…

Geçen yıl yapılan zama da vatandaş tepki göstermişti. Bugün yine aynı tepki yükseliyor. Zaten bu yazıları vatandaştan gelen tepki üzerine yazıyorum. 

Çünkü Konya'da bugün hâlâ 200 liranın altında etliekmek satan (120-200 TL bandında)  işletmeler var. Üstelik bunların arasında markalaşmış işletmeler de bulunuyor. Demek ki bu fiyatlarla da hizmet verilebiliyor. 

Bir başka dikkat çekici konu ise Peynirli Fırın Böreği ve Konya Böreği'nin de Etliekmekle aynı fiyattan servis edilmesi. 

Et ile peynirin maliyeti aynı değil. Tereyağının ve peynirin fiyatı hiçbir zaman etle yarışmaz. O halde neden aynı fiyat uygulanıyor?

Bu konuda da yeniden bir değerlendirme yapılmasının gerekli olduğuna inanıyorum. Yanlış hatırlamıyorsam eskiden fiyatlar farklıydı. 

Yerel yöneticilerimizin de bu konuda bişeyler yapması gerekiyor.  Çünkü bu mesele yalnızca esnafın değil, bütün şehrin meselesidir. Konya demek, Etliekmek demek. Etliekmek'i elinden alınan Konyalı öksüz-yetim kalır.  

Bir başka yanlış da Etliekmek'in  nispeten uygun fiyatla servis edilip ayran ve diğer yan malzemenin yüksek fiyattan fatura edilmesi. Etliekmek fiyatını vitrinde düşük gösterip  açığı diğer aperitiflerden çıkarmak da etik değil.
Piyasada 10-15 liraya satılan hazır ayranı 40-50 liraya müşteriye sunmak ne ticari vicdana ne de esnaflık ahlakına yakışır.

Bütün bunlar kısa vadede kazanç gibi görünse de uzun vadede müşteri kaybettirir. Vatandaş artık restoranlara gitmek yerine mahalle fırınlarında kendi etliekmeğini yaptırmayı tercih ediyor. Böyle devam ederse bu eğilim daha da artacaktır.

Son sözüm vatandaşa… Tamam,  bizi arayıp bağırıp çağırıyorsunuz. Biz yazmadık diye, haber yapmadık diye sövüp sayıyorsunuz. Tabi kem söz sahibine ait. Hakaret etmeden, küfretmeden tepkinizi dile getirirseniz daha iyi olur. Tepkinizi anlıyoruz. Anladık da, aynı tepkiyi muhataplarınıza da mı gösterseniz…

Yazarın Diğer Yazıları