DOLAR
45,350 TL
EURO
53,350 TL
STERLİN
61,930 TL
GRAM
6.871 TL
ÇEYREK
11.312 TL
YARIM
22.412 TL
CUMHURİYET
44.444 TL
Cengiz ACAR
Cengiz ACAR
cacar@yenikonya.com.tr
09 Nisan 2026 Perşembe günü yayınlandı

BATI MEDENİYETİ İSLAM’DAN NEDEN KORKUYOR?

 

 

İnsan hakları ve insan onurunun korunması dediğinizde mangalda kül bırakmayan insanlığın huzur, güven ve refahı adına tarihteki her türlü pozitif gelişmenin adresi olarak kendi medeniyetini gösteren bir Batılı anlayışla muhatap olarak büyüdük. Hatta insan kavramı şöyle dursun kıyıya vuran balinaların intiharından tutunda, kutuplardaki penguenlere kadar yeryüzündeki tüm canlıların hukuku adına canla başla mücadele etmeyi, gündem oluşturmayı kendi sorumluluk alanında gören bir Batı…

 

Ancak tüm bu güzel ekrana yansıyan, manşetlere taşınan dilin yanı sıra Gazze'de katledilen on binlerce insanın, İran'da bir roketle kanı akıtılan 170 sabi kız çocuğunun Batı'nın o hassas vicdanında aksi seda bulmadığına tanık oluyoruz. Ölen, zulme uğrayan Müslüman olunca pusuya yatmış kurt misali inanılmaz bir sessizliğin Batı yönetimlerine sirayet ettiği tartışılmaz bir gerçek. Peki neden?

 

Batının İslam'dan korkmasının 7 temel nedeni var;                     

  1. İslam Batı kapitalizminin temellerine meydan okuyor. Faiz yok, sömürü yok, sonu gelmez borç

döngüleri yok, servetin birilerinin elinde toplanması söz konusu değil. Zekât, fitre, sadaka gibi

uygulamalarla kazancın toplumun tüm katmanlarında döngüsünü sağlıyor.

         2)   Alkol ve sınırsız, çılgın eğlence kültürüne karşı çıkıyor. Hâlbuki tüm Batı özgürlük adı altında insanların tüm disiplin ve değer duvarlarını yıkarak onu eğlence sektörünün uzantısı olan alkol, uyuşturucu, cinsellik gibi kavramların bağımlısı yapar, köleleştirir. İslam ise insan aklının korunmasını ister.                                                                                    

 3)  İslam aileyi korur. İnsanlık onurunu korur. İnsan ruhunu arındırmayı ve yüceltmeyi amaçlar.

Batı ise cinsellik, özgürlük vaadi ile aileyi parçalar insanı yalnızlaştırır ve savunmasız bırakarak

kapital döngünün sömürü ağlarına düşürür. Yani köleleştirir.    

         4)  İnsanlar İslam'ın kurallarına göre yaşamaya başlarsa kapitalist sömürgeci sistem milyonlarca müşteri kaybeder. Sermayeyi, varlığı elinde tutan insanları tanrı rolü oynayan firavunlar, tağutlar devrilir, putlar kırılır. İnsan artık yalnız Allah'a kulluk eder. Gerçek özgürlük işte budur.                                                                                                                     

         5)  İslami değerlerin hâkim olduğu toplumlarda suç oranları daha düşük. Aile yapıları daha sağlam. Ve zihinsel dayanıklılık daha yüksektir. İnanç istikrar ürettiğinde polis teşkilatına, hapishanelere ve sağlık hizmetlerine milyarlarca dolar harcayan sistemlerin başarısızlığını ifşa eder. Dünyada en az antidepresan kullanan, en az intihar vakaları yaşanan, en az uyuşturucu, alkol kullanan ülkeler İslam ülkeleridir. Hâlbuki Batı'da insanın ruhunun ve aklının esareti büyük ölçüde eğlence kültürü ve buna bağlı olarak gelişen alkol, uyuşturucu ve sınırsız cinsellik üzerinden gerçekleştirilir.

          6) İslam insanlara kimlik ve duruş kazandırır. Tüketici veya siyasi kimlik değil gerçek bir kimlik kazandırır. Temelinde ahlak ve toplum yararını gözeten bir kimlik… Kim olduğunu bilen insanlar siyasi

kampanyalarla, reklam ve pazarlama stratejileriyle, korku telkin eden yaklaşımlarla manipüle

edilemezler. Bu kimliğe sahip insanlar hak – batıl, zalim – mazlum, ayrımında tarafsız kalamaz.  Batı medeniyeti medya ile manipüle edilebilen, yapay kimliklerle insanları kategorize ederek toplumsal parçalanmalara çanak tutan  böylelikle iktidarını sorgusuz ve sualsiz inşa etmeyi amaçlayan bir zihin stratejisine sahiptir.            

          7) Medya Batı tarafından insan ruh ve zihin dünyası manipüle edilmek için kullanıldı. İnsanlara korku, ümit, endişe pompolanarak kitlelerin istedikleri yönde hareket etmesi amaçlandı. Kimlik ve duruş sahibi olan, İslami referanslarla hakikati kendi düşünce dünyasında filtrelemeden asla kabul etmeyen bir  Müslüman medya cambazlığından en az etkilenen kitle olacaktır. Modernlik adı altında toplumlara  pazarlanan moda kavramlardan en az etkilenenler Müslümanlardır. Bundan dolayı tebrik edileceklerine yobazlık, geri kalmışlıkla suçlandılar.

El hasıl dostlar, Batı'nın İslam'la olan kavgası kültürel bir ayrışma değil finansal anlamda kar endişesine dayanır.

                İslam'ın insan onuruna ve saygınlığına kazandırdığı tüm bu değerleri karaltılayabilmek, Müslüman kimliğe çamur atabilmek için kendi elleriyle Boko Haram, Deaş, El Kaide gibi sözde cihadçı, İslami, radikal terör örgütleri kurdular. Onlar eliyle bol bol kafa kesme sahneleri çekimi yapıp Batı toplumlarına servis ettiler. Amaç İslam ve Müslüman kavramlarını vahşet, kan ve nefret kavramları ile özdeşleştirmekti. Nihayetinde bu çabalarının neticesinde Batı'da İslamifobia olarak tanımlanan bir hastalık türünün tıp literatürüne girmesini başardılar.

               Onların tüm art niyetli çaba ve gayretlerine karşın Gazze'de Müslümanların zulme karşı onurlu direnişi onların tüm bu çabalarını boşa çıkardı. Bugün bize de fert fert hepimize düşen görev bu budur. İnsanlığın insanlık erdemlerine susadığı şu ağda İslam'ın bize öğrettiği Hz. Rasulullah'ın (sav) yaşam tarzı ile örneklendirdiği güzel ahlakı varlığımızda hayata geçirmek. Emin olun bu Batı medeniyetine karşı kazanacağımız zaferlerin en etkili silahı olacaktır.


Yazarın Diğer Yazıları