AFRO-AVRASYA’NIN KUTUP YILDIZI TÜRKİYE
Sağlık Mühendisliğinde Millî Çözümler
ACI DEĞİL Mİ???
KURUYANLAR-YEŞERENLER
SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Ne dersiniz…
Bazı günleri abartmalı mı, abartmamalı mı; yoksa gösterişe boğmadan, hissederek mi yaşamalı?
Demem o ki; bayram değil, seyran değil diye anneliği bir güne sığdırıp, yılın geri kalanında anneleri yalnız bırakıp tatillere gitmelere ne demeli?
Oysa insan, en çok da birbirine ihtiyaç duyduğu zamanlarda yanında olmalı birbirinin. Yanında olduğunu göstermeli. Çünkü sahnede verilen bir çiçeğin, kameraya uzatılan bir hediyenin ne ehemmiyeti var; eğer gönülde yer bulmuyorsa…
Bu dünyada anneye verebileceğimiz en güzel hediye; pahalı armağanlar değil, ona göstereceğimiz saygı, sevgi ve vefadır.
Bugün "özel” hissettirip yarın umursamıyorsak, o günün ne anlamı kalır ki?
Maalesef…
Bazı anneler anne olamıyor, bazı evlatlar da evlat olamıyor.
Elbette her anne de kusursuz değildir…
Bazı anneler vardır; evladını anlamayı değil, yargılamayı seçer.
Sevgiyi göstermeyi değil, eksik bırakmayı…
Vefa sadece evlattan beklenmez; bazen bir evlat da annesinden şefkat, sahiplenilmek ve biraz merhamet görmek ister. Çünkü annelik sadece dünyaya getirmek değil, yüreğiyle de "Ben senin yanındayım.” diyebilmektir.
Hayat bu… Herkesin inişleri çıkışları var. Hiç kimsenin hayatı toz pembe değil. Ama önemli olan kırıp dökmek değil, telafi edebilmek değil mi?
Allah bile tövbe eden kullarını affediyorken, biz kimiz ki affetmeyelim?
Bir evlat için "anne” diye seslenip boynuna sarılmak dünyadaki en büyük huzurlardan biridir. O sıcak göğüste birkaç dakika kalmak bile bazen bütün yorgunluğu alır insandan.
Bazı anneler vardır; evladına öyle bir kucak açar ki, kolları sonsuza kadar açık kalsa yine de boş kalır. Çünkü anne yüreği beklemeyi de bilir, affetmeyi de…
İmtihan işte…
Ağaç aşka gelir; dal verir, yaprak verir…
Sonra vakit gelir sonbahar olur. Bir rüzgâr eser ve alır götürür yaprağı…
Dal yapraksız, yaprak dalsız kalır. Aylar geçer, yıllar geçer ama hiçbir şey eskisi gibi olmaz.
Hayat da biraz böyledir…
İnsan bazı kayıpların ardından büyür ama içindeki eksiklik hiç tamamlanmaz.
Ama bazı anneler çam ağacı gibidir…
Ne bahara aldanır ne kışa küser.
Rüzgâr eser geçer, kar yağar, fırtına kopar; ama o yine dimdik durur. Rengini değiştirmez, sevgisini eksiltmez, evladından vazgeçmez.
İşte bu yüzden annelik bir güne sığmaz…
Sığdırılmamalıdır da…
Anneler Günü'nde hatırlanan değil, her gün kıymeti bilinen anneler…
Bir mesajla değil, bir hâl hatırla mutlu edilen anneler…
Yalnız bırakılmayan, sesi unutulmayan anneler…
Çünkü bir gün geldiğinde ne çiçeğin anlamı kalır ne hediyenin…
İnsanın içinde sadece "keşke” kalır.
Ve bazı keşkeler, ömür boyu insanın yüreğinde susmadan konuşur…
ACI DEĞİL Mİ???
“İYİ Kİ VARSINIZ“
SAYGI DUYMAK BU KADAR MI ZOR ?
SORMAZLAR MI???
KONYA’DA MUSA EROĞLU RÜZGÂRI ESTİ
SİYASET DE BİR MAÇTIR AMA CENTİLMENLİKLE OYNANMALI
KOCA ÇINARIN 77 YILI
ÇOCUK KAVGASI DEĞİL TOPLUMSAL ÇÖKÜŞ
KADIN, ERKEK VE KAYBOLAN DENGE
HAH BU EKSİKTİ