DOLAR
45,393 TL
EURO
53,395 TL
STERLİN
61,780 TL
GRAM
6.801 TL
ÇEYREK
11.203 TL
YARIM
22.194 TL
CUMHURİYET
44.047 TL
Bekir Şahin
Bekir Şahin
bsahin@yenikonya.com.tr
11 Mayıs 2026 Pazartesi günü yayınlandı

Aydın’daki Diğer Hazine: Bedri Noyan Dedebaba Koleksiyonu

 

Cahit Öztelli koleksiyonunu konuşurken bir başka koleksiyondan bahsetmeden olmaz: Doç. Dr. Bedri Noyan Dedebaba'nın Aydın'daki koleksiyonu. 1940'lı yıllardan 1990'lara kadar — kendisi 90'lı yılların başında vefat etti — bütün bir ömrünü bu işe vermiş bir adamdır. Mesleği operatör doktor; Bektaşî olmuş, üstelik çok yüksek dereceli bir mason olduğu da söylenir. 1960'ta Salih Niyazi Baykal'ın ölümünden sonra Bektaşî dedebabalığına seçilmiştir .

Doktor olması, eğitimli olması, İstanbul'u ve bütün taşrayı tanıması sebebiyle Bedri Noyan, Bektaşî tekkelerinde, ailelerde ne varsa toplamıştır. Irak tekkelerinden Balkanlar'a, Arnavutluk'tan Bulgaristan'a kadar geniş bir coğrafyada fotoğraflar, mektuplar, ses kayıtları, cönkler, defterler, divanlar

— hepsi bir yere toplanmıştır.

-— Bedri Noyan'ın yetiştirdiği halifelerin ve babaların önemli bir kısmı bugün Bektaşî çevrelerinde; bunların bir bölümünün Almanya'da dergâhları var. Kitapların bir kısmının oraya çıkmış olması güçlü bir ihtimal.

- İzmir Bektaşî dergâhları— özellikle Tire'deki Alibaba Tekkesi nin koleksiyonu da ayrı bir muammadır. O tekke 1950'lere kadar açık kalmış, Mustafa Kemal kapattırmamıştı. Sonradan dağılan bu tekkenin Bedri Noyan'ın bıraktığı notlar zaten ardından gelenler tarafından kitaplaştırıldı: Ardıç Yayınlarndan çıkan ve son cildi hâlâ hazırlanmakta olan Bütün Yönleriyle Bektâşîlik ve Alevîlik"adlı 11 ciltlik o külliyat. Orada müellif, "şu numaradaki yazma kendi kütüphanemde" diye numaraları, künyeleri tek tek vermektedir. Yani envanter elimizde; aranan, fiziken nerede olduğudur.

Diyarbakır Notu: Şevket Beysanoğlu ve Ali Emîrî'nin Mirası

Söz yazma eserlerden açılmışken, bir Diyarbakır parantezi de açalım. Efkân Ala'nın valilik döneminde, Ali Emîrî Millet Kütüphanesi'ndeki o ilk yazma fonuna ailelerin elindeki yazmaların bir kısmını toparlattırmıştık. Şevket Beysanoğlu — Diyarbakır tarihi yazıcılığının en önemli isimlerinden — koleksiyonu da Kültür Bakanlığı binasında, tiyatronun üzerindeki kütüphanedeydi. Şimdi o eserler, Ulu Camii yanındaki yeni kütüphanede, yani bugün üzerinde "Diyarbakır Yazma Eser Kütüphanesi yazan binadadır. Aslında Ali Emîrî veya Hâmid Aytaç ismi için bilgi notları gönderilmiş, Sami Güçlü ağabey de epey uğraşmıştı; ne hikmetse Meclis'ten "Ziya Gökalp" olarak çıktı. Olan oldu. Ama 2007–2008'lerde fiilî tespitini yaptığımız o koleksiyon bugün Türkiye'nin en sağlam yazma eser kütüphanelerinden biridir.

Sonuç Yerine: Bir Davet

Cahit Öztelli koleksiyonu, içinde Naci Kum Atabeyli mirasını da barındıran, hem Konya'ya hem Antalya–Beyşehir hattına hem de Anadolu Bektaşîliğinin geçiş yollarına dair son derece kıymetli bir yazılı hafızadır. Bir kısmı Süleymaniye'de, bir kısmı Konya'da, bir kısmı hâlâ ailenin elinde, bir kısmı ise kim bilir hangi sahafın hangi rafında bekliyor. Bedri Noyan Dedebaba'nın Aydın koleksiyonu ise hâlâ kayıp; izi Aydın'dan İzmir'e, oradan Almanya'ya kadar uzanıyor olabilir.

Bizim yapmamız gereken belli: *hızlı, dikkatli ve ısrarlı* olmak. Çünkü bu eserlerin etrafında dönen dedikoduları işleten, koleksiyonları parçalayıp dağıtan, hatta yurt dışına çıkaran eller hiç boş durmuyor. Geçen sene Güneydoğu'da Alevî-Bektaşî eserlerini dijitalleştirme projemize tam başlayacakken araya bir el girip durdurdu. O ilk eli zaten göremiyorsunuz; ikinci, üçüncü, beşinci versiyonunu görüyorsunuz. Velhâsıl, tembellik bizden; daha çok çalışmamız lazım.

Şu an itibarıyla Cahit Öztelli koleksiyonunun Konya'ya intikal eden zarfları dijitalleştirilmiş vaziyettedir. Araştırıcılar, istedikleri zaman gelip inceleyebilirler. Bu da bir davettir: gelin, bakın, çalışın, yazın. Çünkü bu koleksiyon — Naci Kum'un Beyşehir'den getirdiği o küçücük ama çok mühim notlar, Cahit Öztelli'nin Konya Lisesi yıllarından sandığına attığı cönkler, Mevlâna Müzesi'nden çoğalttığı Menâkıbü'l-Kudsiyye — hâlâ araştırıcılarını beklemektedir.

Cenâb-ı Hak, bu emanetleri bugüne taşıyanlardan razı olsun; bundan sonrasını taşıyacaklara da kolaylık versin. SON


Yazarın Diğer Yazıları