DOLAR
44,12
EURO
51,31
STERLİN
58,94
GRAM
7.445,01
ÇEYREK
12.287,85
YARIM ALTIN
24.493,77
CUMHURİYET ALTINI
48.779,02
Alaettin EKİZER
Alaettin EKİZER
alaettinekizer@yenikonya.com.tr
03 Mart 2026 Salı günü yayınlandı
DİĞER YAZARLARIMIZ

İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?

 

ABD "vurdum, vuracağım” derken nihayet İran'ı vurdu.

ABD'nin gerekçesi ne? "İran nükleer silah üretmek istiyor ve balistik füze kapasitesini ve menzilini geliştiriyor.”

"Sende de, İsrail'de de nükleer silah var. İran'ın buna hakkı yok mu?” diye sormak mümkün. Ama bunu hukukun gücünün hâkim olduğu bir dünya düzeninde sorabilirsiniz. Güçlünün hâkim ve haklı olduğu bir dünya düzeninde soramazsınız. Hele günümüz dünya düzeninde hiç soramazsınız.

Hani kafalarımızı "demokrasi, eşitlik, kardeşlik insan hakları, uluslararası hukuk” diye doldurmuşlardı ya. Hepsinin masaldan ibaret olduğu açıkça ortaya çıkıverdi.

Sağ olsun Trump (!) Dünyada hukukun gücünün değil, güçlünün hukukunun hâkim olduğunun anlaşılmasına büyük katkı sağladı.

Şu an dünya büyük bir zücaciye dükkânı. Trump da bir fil. Oraya buraya saldırıyor. Kırmadık, yıkmadık bir şey bırakmıyor.

Daha acı ve düşündürücü olanı, sekiz buçuk milyar insan ve iki yüz küsur devlet izliyor.

İslam ülkeleri birlik olmadıkları gibi, bir gün sıranın kendilerine geleceğini, kasabın bıçağını yalamanın koyunu kesilmekten kurtarmayacağını düşünmeden ABD ve İsrail ile birlikte hareket ediyor.

İran tarihte de günümüzde de hiçbir zaman bizim yanımızda olmadı. Osmanlı ne zaman Batı'ya bir sefer yapsa hep arkadan vurdu. Anadolu'da mezhep isyanları çıkardı.

Günümüzde de PKK'yı kollayıp korudu. Şii yayılmacılığı politikası güderek Suriye'de, Irak'ta Lübnan'da birçok masum insanı acımasızca öldürdü.

İran'ın tüm yanlışlarına rağmen, zalim ABD ve İsrail yanında yer almak mümkün değil.

Çünkü İran'a saldıran ABD ve İsrail'in bir sonraki hedefinin kim olacağı belli değil. Şimdi herkes İran'dan sonra sıranın kime geleceğini merak ediyor.

"Rusya Araştırmaları Enstitüsü”nün haberine göre ABD'li emekli Albay Douglas Macgregor şöyle diyor: "İran'ı yok ettikten sonra, dikkatler Türkiye'nin yok edilmesine çevrilecek. Kaçınılmaz olarak Türkiye, İsrail ile karşı karşıya gelecek, bu muhtemelen Suriye'de olacak. Türkiye birçok açıdan İran'dan iyi. Gerçek bir donanması var. NATO'nun en iyi ordusuna sahip. Bir sonraki adım Türkiye'yi yok etmek. O yüzden kendimizi kandırmayalım, mesele bundan ibaret. Mesele İsrail'in ne istediğidir."

Evet. Âcizane kanaatime göre de -temenni etmemekle beraber- Türkiye ile İsrail'in - tabiatıyla ABD'nin- karşı karşıya gelmesi kaçınılmazdır.

Ne zaman, hangi bahane ile Türkiye'yi tehdit ederler ve bu bir sıcak çatışmaya dönüşür? Bilemem. ABD ve İsrail'in 2030'a varmadan bize de bir bahane ile saldıracaklarını tahmin ediyorum.

Türkiye'nin ve Milletimizin tüm imkân ve kabiliyetlerini kullanarak bu muhtemel savaşa her yönüyle şimdiden hazırlanması beka meselesidir.

Meşhur anlatımla ifade etmek gerekirse "İstersen sulh ü salâh, hazır ol cenge,”

İktidar, muhalefet ayrımı yapmadan bu temel meselede birleşmeli ve yardımlaşmalıyız.

"Suriye'de ayrılığa düştük. Türkiye'de çöp toplarken birlik olduk” diyen Suriyelinin ibretlik anlatımından ders alalım…


Yazarın Diğer Yazıları