Kiraları konut sahipliğinin düşük olması yükseltiyor
SEÇERSEN
NEZAKET VE ZARAFET
Kaleme Yemin Olsun ki… (Alzheimer/Demans)
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
MİLLÎ İRADE DİNÎ İRADE İLE AYAKTA DURUR
TÜRKLERİN YENİ BİR BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ OLACAK YENİ ANAYASA YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN SON HAMLELERİ
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
PKK/YPG/SDG'nin Suriye'nin kuzeyinde bir terör devleti kurma hayali iki günde çöp oldu.
Suriye Ordusu'nun bu kadar hızlı ilerleyişi ve başarısının altında birçok neden var.
Birincisi PKK/YPG/SDG'nin işgal ettiği bölgede halk tabanı yok.
Oralarda hâkim olan Sünni Arap, Türkmen ve hatta Kürt halkı ve aşiretleri PKK/YPG/SDG'nin çocuklarının zorla alıkonulmasından, haraç alınmasından ve yaptığı akıl almaz zulümlerden bıkmış durumdaydı.
Tarihi tecrübelerle sabittir ki; hiçbir güç halkın desteğini almadan, halka rağmen varlığını sürdürememiştir. Suriye sahasında olan da budur.
Suriye Ordusu harekete geçer geçmez Sünni Arap, Türkmen ve hatta Kürt aşiretleri Suriye Ordusu'na omuz vermiş, teröristlerin işgal ettiği bölgelerden söküp atılmasına destek olmuştur.
İkincisi ise Türkiye'nin yardımlarıydı. Türkiye fiilen harekâtın içinde olmasa da, Suriye Ordusu'nun askerlerini ve komuta kademesini eğitmek, istihbarat ve diplomasi desteği vermek suretiyle bu başarının görünmeyen kahramanı olmuştur.
MİT, sürecin tamamında sahada anlık istihbarat ve temas trafiğini yürütürken; MSB askeri, Dışişleri Bakanlığı ise diplomatik zemini oluşturmuştur.
Suriye sahasındaki bu başarıya birkaç günde oluşmamıştır. Bu başarı devlet aklının yıllarca yaptığı planlamanın, sabırla örülmüş güvenlik mimarisinin ve kararlı bir stratejik takibin sonucudur.
Şam yönetimi ile YPG/SDG arasında imzalanan 14 maddelik metin ile enerji kaynakları ve sınır güvenliği merkezî devlete devredilmekte, güvenlik ve idari otorite tek elde toplanmaktadır. Bu net biçimde PKK/YPG/SDG bitmesi anlamına gelmektedir.
Bu bir "entegrasyon” belgesi değil, Türkiye'nin güneyinde özerklik adı altında kurulmak istenen terör devletinin tasfiye belgesidir.
Türkiye'nin güneyinde, etnik kimlik üzerinden devletçik üretme hayali artık sonlanmıştır.
Artık Türkiye'nin tek muhatabı Şam yönetimi olacaktır.
Böyle bir sonuç;
Suriye'nin tam ve muktedir bir devlet olması demektir.
Türkiye'nin ve bölgenin huzuru, refahı ve kalkınması demektir.
Teröre harcanan kaynakların milli ekonomiye kazandırılması demektir.
Türkiye'nin ulaşmak istediği "Milli Birlik ve Kardeşlik” açılımının daha fazla ete kemiğe bürünmesi demektir.
"Kalkınma Yolu” ve "Orta Koridor”un hayata geçirilebilmesinin ve işletilebilmesinin ve Türkiye'nin dünya ticaretinin merkezine oturmasının önündeki terör engelinin kalkması, ülkemizin her yıl milyarlarca dolar gelire kavuşması demektir.
Ama bir taraftan da İsrail ile fiilen komşu olmamız, önümüzdeki beş-on yıl içerisinde bu zalim milletle bir hesaplaşma yaşamanın kaçınılmaz hale gelmesi de demektir…
"Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler”…
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
AVRUPA BİRLİĞİ VE NATO CAN ÇEKİŞİYOR.
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR…