OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
NESİLLLERİMİZİ HAKİKATİN DOĞRULARIYLA YETİŞTİRMELİYİZ
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Dünyanın çivisi çoktan gevşemişti. Gevşeyen çiviyi Trump kökten çıkartıverdi.
Şimdiye kadar hep "uluslararası hukuktan, diplomatik nezaketten, devletlerin toprak bütünlüğüne saygıdan, demokrasiden, insan haklarından” bahsedilirdi.
Hepsinin bir göz boyamadan, bir propagandadan ve bir illüzyondan ibaret olduğu anlaşıldı.
Trump'ın "Ahlakım, aklım. Beni durdurabilecek tek şey bu. Uluslararası hukuka ihtiyacım yok." İfadesi ile zaten var olmayan, var olduğu sanılan uluslararası düzen tamamen çöp oldu.
Dünya bir sapığın ahlakına ve aklına kaldıysa vay halimize!
Bekri Mustafa imam olursa dünyanın ahvalini sen düşün!
Maduro'nun derdest edilmesi eşkıyalık ve uluslararası hukuk masalının idam fermanıydı.
Trump'ın Kanada'nın 51. Eyaleti olmasının, Grönland'ın alınmasının ABD'nin güvenliği için hayati önem taşıdığını söylemesi güçlünün istediğini yapabildiği "yeni bir dünya düzeni”ni işaret ediyor.
O halde;
Türkiye, "güney komşum Suriye güvenliğim için hayati öneme sahiptir. Üstelik tarihi, kültürel, dini bakımdan benim ayrılmaz bir parçamdır. Suriye'yi ilhak ettim” derse;
Türkiye, "On iki adaları silahsızlandırılmak kaydıyla Yunanistan'a bırakmıştık. Ancak bu şarta aykırı biçimde silahlandırıldı. On iki adaları ilhak ettim” derse;
Türkiye, "Kıbrıs güvenliğim için hayati öneme sahiptir. Üstelik tarihi, kültürel, dini bakımdan benim ayrılmaz bir parçamdır. Kıbrıs'ı ilhak ettim” derse;
Türkiye, "Kuzey Irak'ta PKK terör örgütü yapılanması var. Bu benim için ulusal bir tehdittir. Üstelik Musul ve Kerkük Meclis-i Mebusan tarafından Misak-ı Milli sınırlarım içinde kabul edilmiştir. Kuzey Irak, Musul ve Kerkük'ü ilhak ettim” derse;
Türkiye, "Batı Trakya'da soydaşlarım var. Yunanistan Lozan Antlaşmasına aykırı biçimde onların haklarını ihlal ediyor. Batı Trakya'yı ilhak ettim” derse kim ne diyebilir?
Türkiye böyle adımlar atarsa emin olun ki; buna dünyadan önce -Trump'ın saldırganlığına sessiz kalan- içimizdeki beyni esir alınmış bir kısım Batıcılar karşı çıkacaktır.
On iki adaları bize iade etmeyi teklif eden İtalyanlara "kimsenin bir çakıl taşını istemiyoruz” diyerek kabul etmeyen İsmet İnönü değil miydi?
Türkiye'nin savunmasının ve güvenliğinin Suriye'den başladığını düşünemeyen ve "Bizim ne işimiz var Suriye'de?” diyen çapsızlar Türkiye'yi yönetmeye talip olmadılar mı?
Kanada Başbakanı Mark Carney'in dediği gibi "Orta güçler birlikte hareket etmek zorunda, çünkü masada değilsek menüdeyiz.”
Güçlünün istediğini yapabildiği "yeni dünya düzeni”nde Türkiye başta olmak üzere, Türk ve İslam Dünyasının her bakımdan güçlü olması ve birlikte hareket etmesi bir zaruret halini almıştır.
Bu "yeni dünya düzeni”nde "menüde değil, masada olmak” istiyorsak güçlü olmaya mecbur ve mahkûmuz…
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İSRAİL’İN NİL’DEN FIRAT’A HAYALİ
AVRUPA BİRLİĞİ VE NATO CAN ÇEKİŞİYOR.
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
PKK/YPG/SDG ÇÖP OLDU
İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ
DÜNYA DÜZENİNİN ÇİVİSİ ÇIKTI.
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR…