DOLAR
43,60
EURO
52,08
STERLİN
60,04
GRAM
7.385,32
ÇEYREK
12.119,85
YARIM ALTIN
24.112,96
CUMHURİYET ALTINI
48.074,45
Alaettin EKİZER
Alaettin EKİZER
alaettinekizer@yenikonya.com.tr
27 Ocak 2026 Salı günü yayınlandı

KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI

 

Kanada Başbakanı Mark Carney'in Davos'ta yaptığı konuşma dünyanın gündemine oturdu.

Deli Trump, ikinci defa seçilir seçilmez, "zücaciye dükkânına giren fil” gibi dünya siyasetine daldı.

Grönland'ı istedi. Kanada'nın ABD'nin 51. Eyaleti olması gerektiğini söyledi. Venezuela Devlet Başkanı Maduro'yu eşiyle birlikte yatağından alıp hapse attı. Panama'ya el koymaya kalktı. İran'a saldırdı.

Birçok yazar-çizer, siyasetçi 2. Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan dünya düzeninin adaletsiz olduğunu, "hukukun gücüne değil, güçlünün hukukuna” hizmet ettiğini ifade etseler de bu, dünya kamuoyunda pek etkili olmadı.

Ancak, sopanın ucu Kanada, Danimarka gibi, Batılı devletlere dokununca feryada başladılar.

Kanada Başbakanı Mark Carney, Davos'ta yaptığı konuşmada:

"Kurallara dayalı düzenin aşındığı, güçlülerin istediklerini yaptığı, zayıflarınsa katlanmak zorunda kaldığı bir dünyada yaşıyoruz.”

On yıllar boyunca Kanada gibi ülkeler, ‘kurallara dayalı uluslararası düzen' dediğimiz yapı sayesinde refah içinde yaşadı. Kurumlarına katıldık, ilkelerini övdük, öngörülebilirliğinden yararlandık. Onun koruması altında değer temelli dış politikalar izleyebildik.

Bu düzenin yanlış olduğunu, en güçlülerin işine geldiğinde kendilerini muaf tuttuğunu, ticaret kurallarının asimetrik uygulandığını, uluslararası hukukun, suçlanan ya da mağdurun kimliğine göre farklı sertlikte işletildiğini biliyorduk. …

Ama bu kurgu işe yarıyordu ve özellikle Amerikan hegemonyası kamusal yarar sağlıyordu: Açık deniz yolları, istikrarlı bir finans sistemi, kolektif güvenlik ve uyuşmazlıkları çözmeye yarayan çerçeveler. Söylemle gerçeklik arasındaki farkları büyük ölçüde görmezden geldik.

Kendini besleyemeyen, enerjisini sağlayamayan, kendini savunamayan bir ülkenin pek seçeneği yoktur. Kurallar sizi korumuyorsa, kendinizi korumak zorundasınız.

Orta güçler birlikte hareket etmek zorunda, çünkü masada değilsek menüdeyiz.

Açık konuşayım: Bir geçiş döneminde değil, bir kopuşun içindeyiz”.

Mark Carney, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan dünya düzeninin adaletsiz olduğunu biliyorduk. Ama işimize geldiği için ses çıkarmadık demeye getiriyor.

İşte Batı insanının açmazı. İşine gelince haksızlık karşısında sus, kendin zarar görünce feryat et.

Yiyin birbirinizi. Daha beter olun.

İslam inancı adalet uygularken zayıf ile güçlü arasında fark gözetmez. Bu nedenle insanlık İslam'a her zamankinden daha fazla muhtaçtır…

Trump'un izlediği güce dayalı politikalar zaman içinde ABD'nin aleyhine dönecektir.

Zira ABD'nin zorba politikaları karşısında Avrupa Birliği ve 3. Dünya ülkeleri yeni ittifak arayışlarına girmek zorunda kalacaklar, yenidünya düzeninde yeni güç merkezleri ortaya çıkacaktır.

Türkiye de zaman kaybetmeden bu durumdan faydalanmalı, Türk ve İslam Birliği eksenli yeni ittifaklar kurmalıdır.

Unutulmamalıdır ki; "zulüm ebedi değildir” ve "zulüm ile abad olanın akıbeti berbat olur”…


Yazarın Diğer Yazıları