DOLAR
43,20
EURO
50,24
STERLİN
58,11
GRAM
6.450,88
ÇEYREK
10.603,85
YARIM ALTIN
21.104,16
CUMHURİYET ALTINI
42.075,24
Alaettin EKİZER
Alaettin EKİZER
alaettinekizer@yenikonya.com.tr
13 Ocak 2026 Salı günü yayınlandı

İRAN’IN SON KULLANMA TARİHİ GELDİ

 

İran kaynıyor.

İran'da bu nevi sokak hareketleri yeni değil. Ancak bu sefer geniş kitlelerin katıldığı daha kapsamlı bir halk hareketi gibi görünüyor.

İran'da Şah devrini sona erdiren de, Humeyni rejimini kurduran da İngiltere ve ABD'nin uzun vadeli hesaplarıydı.

Hatırlayalım. Şah Rıza Pehlevi Batı yanlısı politikalar uygulama vaadiyle iş başına getirildi. Uyguladı da. Ancak bir müddet sonra Batılıların isteklerinin bir sonu olmadığını anladı. Bağımsız politikalar uygulamaya, özellikle de güçlü bir deniz gücü oluşturmaya başladı. Diğer bir deyişle Batı için "çizgiden çıkan adam” oldu ve "kalemi kırıldı.”

Emperyalistler, rejim değişikliği konusunda tecrübelidirler. Her zaman birisini yedekte tutarlar. Fransa'da yetiştirdikleri mason Humeyni'yi allayıp, pullayıp İran'ın başına getirdiler.

Humeyni liderliğindeki yeni İran Rejiminin adını da "İran İslam Cumhuriyeti” olarak belirlediler. İslam Cumhuriyeti adı bile birçok Müslümanı heyecanlandırmaya yetmişti. Türkiye dâhil birçok İslam ülkesindeki samimi Müslümanlar bu yeni rejime sempati duydular.

Hal bu ki; ne İran İslam Cumhuriyeti idi, ne de uygulamalarının İslam ile ilişkisi vardı.

İşin arka planı şuydu. İran'daki uygulamalar İslam Dinine mal edilecek, böylece İslam insanlık nezdinde kötü gösterilecek, umut olmaktan çıkarılacaktı.

Diğer bir amaç da İslam Coğrafyasının Sünni çoğunluğunun demografisi, Şii İran eliyle değiştirilecek ve Sünni İslam Batı için tehdit olmaktan çıkarılacaktı.

Batı'nın İran üzerinden yaptığı planlar şu ana kadar kusursuza yakın işledi. İran'ın vinçlerin ucunda sallandırarak gerçekleştirdiği idamlar insanlığa "işte İslam bu” diye servis edildi.

İran'ın başörtüsü dayatması dünyaya "İslam gelirse kadın hakları yok olur” diye propaganda malzemesi yapıldı.

Bir taraftan da "Radikal İslam” diye sundukları ve kendilerinin kurdurdukları DEAŞ eliyle stüdyo çekimi kafa kesme görüntülerini servis ederek iki koldan İslam'ı kötüleme faaliyeti yürüttüler.

İran ile Irak savaştırıldı. Müslümanlar birbirine kırdırıldı. Arkasından Irak perişan edildi. İran'ın önü açıldı. "Şii Hilali” projesiyle Lübnan'da Suriye'de Yemen'de Irak'ta Sünni Müslümanlar katledildi. İslam Coğrafyası kan gölüne çevrildi.

Kırk yedi yıldır oynanan bu tiyatroda son perdeye gelindi. Kullanışlı aparat İran'ın son kullanma tarihi geldi. Hizbullah başta olmak üzere İran destekli milislere darbe indirildi.

Şimdi sıra İran Rejimini devirmeye hatta İran'ı parçalamaya geldi.

Bütün bu şeytani planları bozmanın tek yolu Türk ve İslam Dünyası'nın birleşmesinden geçmektedir.

Bu hedef şimdilik gerçekleşmesi zor görünse de yaşanan olaylar ve bu olaylardan çıkarılacak dersler Müslümanları birleşmeye mecbur bırakacaktır…


Yazarın Diğer Yazıları