YARATILIŞ GAYEMİZ
Yazma Eserlerin İzinde: 20 Mayıs 2012’de, Alâeddin Keykubat’ın hz. Mevlâna ve Ailesini Konya’ya Davet Mektubu Bulundu
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
AKŞAM OLMAKTA
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Ekonomide yeni şeyler söyleme zamanı
İlk Yarıdaki Coşkulu Oyunla
MAÇKA YOLLARI
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÖNCE BİZ ŞIMARDIK
ÖZBEKİSTAN’DA GENÇLER İÇİN MİLLİ RUH VE MİLLİ TARİH ÇALIŞMALARI
RED ETME
İslam’ı Zirveye Taşıyan Âlimler (7.Yüzyıldan 13.Yüzyıla)
ÇOCUKLARIMIZI NEYE KURBAN EDİYORUZ
GELECEK 100 YILIN TÜRKİYE’Sİ
Antalya Güneşi, Konya Rüzgârı
Gelecek İnfaz Edildi
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
Geçtiğimiz hafta Seydişehir Anadolu İmam-Hatip Lisesinde "Yaratılış Gayemiz” Konusunda Söyleşimi gerçekleştirdikten sonra arzu edenler için Kitaplarımı imzaladım. Söyleşimde bahsettiğim hususları, faydalı olur düşüncesi ile ekte özet olarak sundum.
İnsanın yaratılış gayesi kulluktur. Her an, imtihanda olduğumuzun Şuur'unda olarak hayatımızı ahlâklı, dürüst olarak, İslâm'a uygun yaşamalıyız. Ölüm, korku, açlık, mal azlığı, fakirlik, hastalık; bunların hepsi birer imtihandır. Bunlar dünya hayatının ayrılmaz parçalarıdır, hiç kimse bunlardan birisine yakalanmaktan kurtulamaz. Eninde sonunda, erken veya geç herkes ölecektir. İnanan akıllı kişi, başına gelen olumsuzluklara sabrederek, sahip olduğu imkânlara, nimetlere de şükrederek bu dünya hayatını en güzel şekilde değerlendirmelidir. Bu dünyaya gönderilişimizin bir gayesi vardır. İmtihan için gönderildik. Hayatımızın her döneminde, İmanlı olarak yaşayıp, haramlardan kaçınarak helaller dairesinde, emredilenleri yaparak, ahlâklı, dürüst kişilik sahibi Mü'minler olmamız gerektiğini öz olarak vermeye gayret ettim.
Her birimiz, her an Nefs Muhasebemizi yapmalıyız. Ölmeden önce ölebilmeli, hayatın bir İmtihan olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Bizler, kulluğumuzu unutturan fakirlikten, azdıran zenginlikten, korunmamız için Âlemlerin her şeyin sahibi Allah (c.c.)'a duâlar etmeliyiz. Nefis Muhasebesini her zaman yapmalı, nefsâni istek ve arzulara boyun eğmemeliyiz. Hz. Ömer (r.a.)'in her akşam: "Bugün Allah (c.c.) Rızası için ne yaptın?” diyerek kendisini hesaba çektiği gibi biz de kendimizi hesaba çekmeli, günahlarımızdan dolayı çok tövbe ve istiğfar etmeliyiz.
Allah (c.c.)'ın ve Resulü Efendimiz (a.s.)'ın emirlerini yerine getirmeli, yasaklamış oldukları haramlardan da kaçınmalıyız. Kur'an ve Sünnete tabi olup yaşamamız gerektiğini ana hatları ile aktarmaya gayret ettim. Kur'an neyi, Sünnet ise nasıl yapacağımızı biz Mü'minlere öğreten iki sağlam kaynaktır. Batılı müsteşrikler (Oryantalistler) ve içimizdeki uzantıları görünüşte Sünnete düşmanlık ederken esasında Kur'an düşman olup müteşabih âyetleri Sünneti devre dışı bırakıp kafalarına göre yorumlamaya çalışıp aslından uzaklaştırmak istemektedirler. Kur'an-ı Kerîm de; namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek ve hac ile ilgili emirler vardır. Fakat bu emirlerin şekil ve tatbikatını gösteren sünnettir. Nitekim namazların vakitleri ve rekâtları, orucun şekli, zekâtın nisâbı, haccın edâ şekli hep Sünnetle ortaya konmuş ve böylece Kur'an'daki emirlerle ilgili mânâ, hadislerle ortaya çıkmıştır. Sünnet düşmanlığı yapanlar bu hakikati bildikleri için, ibadetlerin en doğru şekilde yapılmalarını engelleyerek, yanlış yorumlarla kafa karışıklığı meydana getirmeye çalışmaktadırlar. Salat kelimesi sadece namaz anlamına gelmez, duâ anlamına da gelir. O halde namaz kılmadan duâ yapılması da yeterlidir diyebilmenin yolunu sünnete/ hadise düşman olup açmaya çalışmaktadırlar. Oryantalistler ve ikiyüzlü riyakâr iş birlikçileri sayesinde; ibadetleri sulandırıp, asli özelliklerinden koparmak istemektedirler. Ancak hiçbir zaman başarabilmeleri mümkün değildir. Sünnet Kur'an'ın insan yaşamına formüle edilmiş halidir.
Mübarek gün, gece, ay ve benzeri hususlarla ilgili olarak diğer gün, gece ve aylardan hiçbir farkları olmadığı, o mübarek zaman dilimlerinde yapılacak ibadetlerinde bid'at olduğunu ifade eden kişiler bulunmaktadır. Hâlbuki Allah (c.c.), bazı geceleri diğer gecelere üstün kılmıştır. Kadir Sûresinde; Kadir gecesinin bin aydan daha hayırlı olduğu ifade buyrulmuştur. Bazı günler diğer günlerden üstün kılınmıştır. Cuma Sûresinde; Cuma gününün önemi vurgulanmıştır. Cuma günü diğer günlerden üstündür. Bazı aylar, diğer aylardan üstün kılınmıştır. Kendisinde Kur'an-ı Kerîm'in indirildiği Ramazan ay'ı diğer aylardan üstündür. Bazı mekânlar diğer mekânlardan üstün kılınmıştır. Mesela: Mekke, Kâbe-i Muazzama, Medine, Ravza-i Mutahhara, Arafat, Kudüs, Mescid-i Aksa v.b. yerler, diğer yerlerden, şehirlerden, mekânlardan üstün kılınmıştır. Bahsettiğim gerçekler, Kur'an-ı Kerimde açıkça ifade buyrulmuş hakikatlerdir.
Bizim için iki temel düşman vardır. Bunlardan ilki içimizdeki Nefs, ikincisi ise şeytandır. Nefsimizi nefsi emmare, nefsi Levvame, nefsi Mülhime, aşamalarından kurtarıp en azından nefsi mutmaine derecesine yükseltmeli, nefsi Razıyye, nefsi Mazriyye ve nihayetinde nefsi Kâmile derecelerine yükselterek taçlandırmalıyız. Nefsini kemâle erdiren Salihlere, Muhlislere, Muhsinlere şeytanın asla zarar veremeyeceği gerçeğini anlatmaya gayret ettim. Üstâd Cengiz Numanoğlu; bu husustaki hakikati, beyitlerinde çok net dile getirmiştir:
Dostu da düşmanı da, insanın kendisidir; Şeytanla her savaşa, hiç korkusuzca varım,
Ya nefsinin kölesi, ya da efendisidir. İnsan şeytanlaşırsa işte ondan korkarım.
Bu dünya hayatına imtihan için gönderilmiş bulunmaktayız. İmtihanda olduğumuzu her zaman hatırlamalı, İbadet ve taâtımızı yaparak kulluk görevimizin farkında olmalıyız. Âyet-i Kerimelerde: "Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat Sûresi âyet:56) "O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.” (Mülk Sûresi âyet:2) buyrulmuştur. Hayat, anlamsız bir var oluş olmadığı gibi ölüm de sonu hiçlik olan bir yok oluş değildir. Aksine hayat, bir hayırlı faaliyetler alanı, ölüm ise bu faaliyetlerin karşılığını bulacağımız ebedî varlık sahasına geçişi sağlayan bir dönüm noktası ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'in de belirttiği gibi bir uyarıcıdır.
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'in hadis-i şeriflerinde: "İnsanoğluna beş şeyden hesap sorulmadıkça kıyamet günü hiçbir tarafa hareket etmeyecektir; Ömrünü nerede ve nasıl tükettiğinden, gençliğini nerede yıprattığından, malını nereden kazanıp nerede harcadığından öğrendiği bilgilerle yaşayıp yaşamadığından.” (Tirmîzi, Kıyâmet 1.) "Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışan, aciz kimse ise, nefsinin arzularına tâbî olan kimsedir.” (Tirmîzi, Kıyâmet 26; İbn Mâce, Zühd 31.) buyurmuştur.
Şuurlu, direniş ve diriliş özelliklerine sahip karakterli Asımın Nesli Tekno Fest gençliğinin yetiştiğini görmek bizleri mutlu etmiştir. İmam Hatip Lisesi öğrencilerinden Mehmet Efe Karasu ve arkadaşları Okul idaresinin sağladığı imkânlarla Ar-Ge çalışmalarına çok büyük emek vermişler. Fedakâr idareci ve öğrencilerin emekleri sonucu geliştirilen, dereceler almalarını sağlayan çalışmalarını da yerinde gördük. Ali Kuşçu Matematik ve Astronomi Atölyesinde Teleskopla Uzay gözlemi, ayrıca teknik Atölyede ise İnsansız hava araçları, üç boyutlu yazıcılarla malzeme üretimi ve benzeri çok güzel teknolojik gelişmelere imza atmışlar. Gençlik donanımlı bir şekilde güzel ahlâklı olarak yetişiyor elhamdülillah. Okulun Sanat Galerisi Konsepti Matematik Sokağı da hakikaten çok etkileyici ve güzel hazırlanmış emeği geçenlerden Rabbimiz ebeden razı olsun.
İmtihanda olduğumuzun Şuur'unda olarak; ölmeden önce ölebilmeli, hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekerek yanlışlardan uzak durmalıyız. Kendimiz, ailemiz, sevdiklerimiz, kısacası bütün insanlık için faydalı olmak için çalışıp, İslâm'a uygun bir hayat yaşayıp, bu dünya İmtihanını kazanmalıyız. Davetleri için Seydişehir Anadolu İmam-Hatip Lisesi Müdürü Mustafa Yiğit'e, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Mustafa Dinç'e, İlçe Milli Eğitim Müdürü Nizamettin Doğan'a ve emeği geçenlerin her birine gönülden kalbî şükranlarımı sunar, sıhhat ve âfiyetler dilerim.
GENÇLİK VE GELECEĞİMİZ
YERLİ UZAY TEKNOLOJİLERİNİ SIRTLAYAN GENÇLERİMİZ; GELECEĞİMİZİN TEMİNATIDIR
BÜYÜK SAVAŞ YAKLAŞMAKTADIR
ÇOCUK KİTAPLARI ÖNEMLİ BİR BOŞLUĞU DOLDURMAKTADIR
TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ 24. OLAGAN GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİRİLDİ
ÖLÜM GELİNCEYE KADAR İBADETLERE DEVAM EDİLMELİDİR
ŞEKER DEĞİL, ŞÜKÜR BAYRAMI
ZENGİN FAKİR KAYNAŞMASINI YARDIMLAŞARAK SAĞLAYALIM
SAVUNMA SANAYİMİZDEKİ BAŞARI, DOSTA GÜVEN, DÜŞMANA KORKU VERMEKTEDİR.
KUR’AN’A GÖRE AMEL EDENLER YÜKSELİR, ETMEYENLER DE ALÇALIR