Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Sıkı para politikalarının seyrini enflasyon belirleyecek
ELİF GİBİ DİMDİK DURAN BİR GENÇLİK
ÇOCUK KAVGASI DEĞİL TOPLUMSAL ÇÖKÜŞ
Cezayir Laghouat’ta Sûfî Semâ ve Konya’nın Sessiz Diplomasisi
ÇEVRE VE EKOLOJİ
Derviş meşrepli bir başkanın ardından
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
KARAMAN 6. KİTAP GÜNLERİ
ÖZBEKİSTAN: YAŞAYAN EDEBİYAT, YAŞAYAN MİLLET
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
MÜZELİK OLMADAN
Bir Eğitimciden Tavsiyeler
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Sağlam bir duruşa sahip insanların en temel karakteristik özelliği, şüphesiz karakterlerinin tavizsiz oluşudur. Bu kişiler öyle bir duruş sergilerler ki; kötülük kimden gelirse gelsin, failin kimliğine bakmaksızın anında tepki gösterirler.
Somut bir ifadeyle dile getirmek gerekirse; hangi vakıf, tarikat veya siyasi partinin içinden yanlış bir insan çıkarsa çıksın, refleksleri değişmez.
"Bu bizdendi” diyerek korumacı davranmazlar; "El alem ne der?” ya da "Mahallem beni linç eder mi?” kaygısı taşımazlar. Gerektiğinde linç edilmeyi de dışlanmayı da göze alırlar.
Büyük bir vicdan rahatlığıyla ifade edebilirim ki, bu tür durumlarda muhafazakâr kesim, seküler kesimin daima önünde yer almıştır.
Muhafazakârlar arasında tacizciye, tecavüzcüye, katile veya hırsıza destek veren birini göremezsiniz.
Bırakın bu suçlulara destek vermeyi, bir yetkili yaşananları görmezden gelsin ona dünyayı dar ederler.
Muhafazakâr partilerin oy oranlarındaki değişkenliğin temel sebebi de budur. Değerlerine aykırı hareket edenlerin bizzat kendi kitleleri tarafından nasıl dışlandığını her ortamda görebilirsiniz.
Ancak ne yazık ki bu duyarlılığı —birkaç istisna dışında— seküler kesimde görmek pek mümkün değildir.
Seküler kesime, "Neden kötülere ses çıkarmıyor da bu yanlışları görmezden geliyorsunuz?” diye sorulduğunda alınan cevap manidardır:
"Ama sizde de şunlar şunlar olmuştu!”
Evet, birtakım yanlışlar yaşanmış olabilir; ancak asıl soru şudur:
O yanlışlara kaç kişi sahip çıktı?
Bu soruya verecek cevapları olmadığı için sürekli iftira yoluna başvururlar. Bu durum, temelde bir eziklik ve aşağılık psikolojisinin yansımasıdır.
Aslında pragmatik bir yaklaşım sergileyip, "Kötülüğe sahip çıkmak bize puan kazandırmıyor, en iyisi biz de tepki gösterelim” deseler, bunun kendileri için daha faydalı olacağını fark edecekler.
Fakat samimiyet olmayınca, "isyan ediyor” gibi görünenler küçük bir tepkiyle karşılaşınca geri adım atıyorlar.
Kadın haklarını savunurken öyle bir imaj çiziyorlar ki, sanırsınız ki kendileri "Yedi yunmuş bez.” Oysa istatistiklere bakıldığında; en fazla taciz, tecavüz, kadına şiddet, hırsızlık ve yolsuzluk vakasının bu çevrelerden çıktığı görülüyor.
Sosyal medyadaki ‘sözüm ona üstünlüklerini' neden sandığa yansıtamadıklarını bir düşünseler, sorunun kaynağını bulacaklar.
Milletimiz kimin ne olduğunu gayet iyi biliyor ve her seçimde onlara hak ettikleri cevabı veriyor.
Evet, bazen onlara da bir fırsat tanıyor ama onlar da kendilerine yakışanı yapıp fırsatı çarçur ediyorlar…
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
Bakanlıkların Baş Belâsı: İletişimsizlik
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Okullarda suçu başkasına atmak
Zavadanak İrancılar
Gençlere Gelecek Vizyonu
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
Birlik İsterken Fitneyi Ateşleyenler
Kültürel Hegemonya Çatırdarken