Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
Küçücük çocuklar neden yarı çıplak giyinmeye mecbur bırakılıyor?
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
Reel sektör faiz tehdidi altında
YENİ DÜNYA DÜZENİNİN ŞAFAĞINA DOĞRU
Yardım Değil Destek!
“İYİ Kİ VARSINIZ“
2 ASIRLIK HATANIN BEDELİ KAYBOLAN GENÇLİK
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
Günümüzde mezuniyet törenlerindeki aşırılığı tenkit edecek insan sayısı yok denecek kadar azdır. Ama; Mezuniyet törenlerini, ebeveyn olarak katılan da, eğitimciler de, hocalar da herkes tenkit ediyor. Her kademede mezuniyet töreni yapılıyor mu? Yapılıyor. Hepsine hemen her öğrenci katılıyor mu? Katılıyor. E, kimi tenkit ediyoruz ya biz? Bir de "Devlet bu tür şaklabanlıkları yasaklasın” diyorlar. Devlet hangi birini yasaklayacaksa… Sen istemezsen yasağa gerek kalmaz ki… Okullarda yasaklandı, veliler otellerde yapıyor… Sınıf annesi yazıyor gruplara; Mezuniyet törenine katılmayacak var mı? Katılacak değil, bakın "katılmayacak” var mı, diyor. "Katılma da göreyim” der gibi… Kırk kişilik sınıftan birkaç kişi sesini çıkarmıyor; onlar da "nobran veli” baskısına maruz kalmamak için kabul etmek zorunda kalıyor. Bir daha mı geleceğiz dünyaya... Bir daha mı mezun olacak çocuğumuz? Bir daha mı nişan, nikah-düğün, after parti, bebek cinsiyet belirleme partisi yapacağız? Kimse kusura bakmasın; o meşhur "bir daha mı?” olayı getirdi bizi bugünlere... Bizler de bugünlerden hayli memnunuz. Teorikte karşı çıksak da… Çocuklarının geleceğini değil de mezuniyet veya düğün törenindeki itibarını düşündükçe bir arpa boyu yol katetmemiz mümkün görünmüyor. Gösteriş budalası olmanın dayanılmaz cazibesine kim karşı koymuş ki biz koyalım? Neymiş, üçüncü dünya toplumları gösteriş budalası olurmuş; neymiş efendim, aşırı çıplaklık, kafası çalışsa bile beyni ve kalbi gelişmemiş toplumların başvurduğu yöntemmiş! Kime ne? Kim ne istiyorsa onu yaşıyor! Herkes kendisini geliştirmek, medeni ve çağlar üstü olmak zorunda değil. Bir insan kendisini kanıtlamak için "değerli” olamıyorsa ne yapacak? Açıldığı kadar açılacak! Ne kadar görgüsüzlük, sonradan görmelik varsa hepsini yapacak. Açılsın ki görünür olsun. Işığı yoksa ışık tutulsun kendisine. Büyükler de "Biz yaşayamadık, bari evlatlarımız yaşasın” diyerek bir orta yol bulsun kendilerine. Kadınlar sünnet düğünlerinde gelinlik giyerek, erkekler damatlık giyerek görgüsüzlüğün diplerinde dolaşsın ki mezun olacak çocuklara örnek teşkil etsin davranışları ve toplumu hep birlikte kurtaralım. Törenlerimiz şatafatlı olmazsa değerlerimiz nasıl yerle yeksan olacak? Neymiş de Kayseri Üniversitesi geleneklerimize uygun olan "kuşak bağlama” töreni yapmış, keşke herkes böyle yapsaymış. İyi de bizim yönümüz Batı değil miydi? "Boynumuz neden ağrıyor” sanıyorsunuz?
Ölüm Güzel Şey
Kadın eve kapanırsa aile kurtulur mu?
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
Yanmaz, yapışmaz muhalefet
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
Bakanlıkların Baş Belâsı: İletişimsizlik
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
Okullarda suçu başkasına atmak
Zavadanak İrancılar