Siyasette Seviye İçin Muhalefete Kulak Verelim
Tabeladaki “Konya’’ Gerçekten Konya mı?
RAHMET, MAĞFİRET VE CEHENNEMDEN AZAD AY’I RAMAZAN-I ŞERİF HOŞ GELDİN
TÜKETİM ÇAĞINDA İNSAN KALMAK
Kalbe Misafir Olmayı Bilmek
Adil Bir Emeklilik Sistemi İçin Zaman Daralıyor
BİZE KURÂN YETER SÖYLEMİ AYET VE HADİSLER IŞIĞINDA MEALCİLİĞİN ÇIKMAZI
ARINMA ZAMANI
Altın Yumurtlayan Tavuğu Kesmek
Galibiyet Yok Ümitler de Bitti
Konyaspor bina okur döner döner bir daha okur!
Özbekistan’da 14 Şubat ve Babürlülerin Kurucusu Zahîrüddîn Muhammed Doğum Günü
GÜNAH ADASININ ARKASINDA YATAN GERÇEKLER
MOTOSİKLET KAZASI!
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
Suriye çadır kent sorunu
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
İnsan ilişkileri çoğu zaman kelimeler üzerinden değerlendirilir. Kim ne dedi, nasıl
söyledi, hangi cümleyi kurdu… Oysa insan, kelimelerinden önce kalbiyle konuşur.
Bazı insanlar bir ortama girer ve hiçbir şey söylemeden huzur bırakır. Bazıları ise tek
bir söz etmeden görünmez bir ağırlık…
Çünkü kalp saklanamaz. Eninde sonunda sızar.
Kalbin bir dili vardır. Sessizdir ama gizlenemez. İnsan sustuğunu sanır, kalp konuşur.
Bakışlardan, duruşlardan, hatta suskunluklardan bile önce…
Her kalbin bir kokusu vardır aslında. Kimisi huzur gibi yayılır, yanına oturduğunuzda
içiniz genişler. Kimisi fark edilmez bir ağırlık bırakır; sebebini anlayamazsınız ama
omuzlarınız çöker.
Bazı insanlar bir odaya girer ve hiçbir şey söylemeden havayı değiştirir. İşte bu,
kalbin kokusudur.
Kalbi güzel insan gürültü yapmaz. Gösterişli değildir. Hayatın ortasında sessiz bir
iyilik gibi durur.
Onun olduğu yerde rekabet değil merhamet vardır. Hesap değil anlayış. Yorulmak
değil dinlenmek hissi…
Kalp bir bahçe gibidir.
Özen ister. Emek ister. Beklemeyi ister. Rastgele büyüyen duyguların değil, bilinçle
korunan değerlerin yeridir o bahçe.
İçinde kibir değil şefkat yeşerir. Öfke değil sabır kök salar.
Ama her bahçe gibi, kalp de talana açıktır.
Kıymet bilmeyen bir söz, düşünülmeden söylenmiş bir cümle, hoyrat bir tavır… İnsan
en çok kalpten yaralanır.
Çünkü kalp incinmeye müsaittir.
Ve çoğu zaman, kalbi güzel olanlar en fazla incinenlerdir. Kapılarını kapatmayı
bilmezler. Gelenin çiçek mi koparacağını, yoksa gölge mi arayacağını baştan
seçemezler.
Her kalp, bir gün bahçesini talan eden biriyle karşılaşır.
İnsanların çoğu güzel bir kalbe sığınmak ister. Ama herkes o kalbin emanet olduğunu
hatırlamaz.
Çoğu kişi dinlenmek ister, az kişi korumak. Çoğu kişi almak ister, az kişi incitmeden
sevmeyi öğrenir.
Ve kalbi güzel insan bazen kendi bahçesinin enkazında bulur kendini.
Yine de vazgeçmez.
İşte gerçek güzellik tam da burada başlar: Kırılmış olsa bile katılaşmayan kalpte.
Talan edilmiş olsa bile çoraklaşmayan yürekte. Yanılmış olsa bile sevgiden
utanmayan insanda.
Kalbi güzel olmak saf olmak değildir. Zayıf olmak hiç değildir.
Bu çağda kalbini sertleştirmemek, belki de en zor direniştir. Herkesin kabuk
bağladığı yerde inceliğini koruyabilmek gerçek güçtür.
Çünkü insanın değeri, başına gelenlerde değil; başına gelenlerden sonra kalbinin
neye dönüştüğünde saklıdır.
Belki de mesele şudur:
Kalbi güzel insan aramaktan önce, başkasının kalbinde nasıl bir iz bıraktığımızı
sormak.
Bir kalbe misafir olmayı öğrenmek…
Kapıyı çalmayı, içeri girince sesini alçaltmayı, emanet bir yerde yürür gibi incelmeyi…
Bahçeye girince çiçek koparmadan yürümek… Her güzelliğin dokunulmadan da
sevilebileceğini bilmek…
Gölgesinde dinlendiğimiz ağacı kırmamak, serinliğinden faydalandığımız kalbi
incitmemek…
Çünkü kalp unutmaz.
Kalp, en sessiz ama en derin hafızadır. İnsan bazen söylenen sözleri değil,
hissettirilen duyguları taşır ömrü boyunca.
Ve unutulmamalıdır:
Her kalbin bir kokusu vardır. Kiminde huzur kalır, kiminde kırgınlık.
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
Bırakmanın İnceliği
Olmaklık Üzerine Bir Aynadan
“Hayatın Masası”
Sessiz Kalabalıklar: Modern Hayatta Yalnızlık
Temizlik