DOLAR
43,84
EURO
51,82
STERLİN
59,39
GRAM
7.283,40
ÇEYREK
12.018,08
YARIM ALTIN
23.956,03
CUMHURİYET ALTINI
47.708,12
Tuğba YILDIZ
Tuğba YILDIZ
tugbayildiz921@gmail.com
17 Şubat 2026 Salı günü yayınlandı
DİĞER YAZARLARIMIZ

Kalbe Misafir Olmayı Bilmek

 

İnsan ilişkileri çoğu zaman kelimeler üzerinden değerlendirilir. Kim ne dedi, nasıl

söyledi, hangi cümleyi kurdu… Oysa insan, kelimelerinden önce kalbiyle konuşur.

Bazı insanlar bir ortama girer ve hiçbir şey söylemeden huzur bırakır. Bazıları ise tek

bir söz etmeden görünmez bir ağırlık…

Çünkü kalp saklanamaz. Eninde sonunda sızar.

Kalbin bir dili vardır. Sessizdir ama gizlenemez. İnsan sustuğunu sanır, kalp konuşur.

Bakışlardan, duruşlardan, hatta suskunluklardan bile önce…

Her kalbin bir kokusu vardır aslında. Kimisi huzur gibi yayılır, yanına oturduğunuzda

içiniz genişler. Kimisi fark edilmez bir ağırlık bırakır; sebebini anlayamazsınız ama

omuzlarınız çöker.

Bazı insanlar bir odaya girer ve hiçbir şey söylemeden havayı değiştirir. İşte bu,

kalbin kokusudur.

Kalbi güzel insan gürültü yapmaz. Gösterişli değildir. Hayatın ortasında sessiz bir

iyilik gibi durur.

Onun olduğu yerde rekabet değil merhamet vardır. Hesap değil anlayış. Yorulmak

değil dinlenmek hissi…

Kalp bir bahçe gibidir.

Özen ister. Emek ister. Beklemeyi ister. Rastgele büyüyen duyguların değil, bilinçle

korunan değerlerin yeridir o bahçe.

İçinde kibir değil şefkat yeşerir. Öfke değil sabır kök salar.

Ama her bahçe gibi, kalp de talana açıktır.

Kıymet bilmeyen bir söz, düşünülmeden söylenmiş bir cümle, hoyrat bir tavır… İnsan

en çok kalpten yaralanır.

Çünkü kalp incinmeye müsaittir.

Ve çoğu zaman, kalbi güzel olanlar en fazla incinenlerdir. Kapılarını kapatmayı

bilmezler. Gelenin çiçek mi koparacağını, yoksa gölge mi arayacağını baştan

seçemezler.

Her kalp, bir gün bahçesini talan eden biriyle karşılaşır.

İnsanların çoğu güzel bir kalbe sığınmak ister. Ama herkes o kalbin emanet olduğunu

hatırlamaz.

Çoğu kişi dinlenmek ister, az kişi korumak. Çoğu kişi almak ister, az kişi incitmeden

sevmeyi öğrenir.

Ve kalbi güzel insan bazen kendi bahçesinin enkazında bulur kendini.

Yine de vazgeçmez.

İşte gerçek güzellik tam da burada başlar: Kırılmış olsa bile katılaşmayan kalpte.

Talan edilmiş olsa bile çoraklaşmayan yürekte. Yanılmış olsa bile sevgiden

utanmayan insanda.

Kalbi güzel olmak saf olmak değildir. Zayıf olmak hiç değildir.

Bu çağda kalbini sertleştirmemek, belki de en zor direniştir. Herkesin kabuk

bağladığı yerde inceliğini koruyabilmek gerçek güçtür.

Çünkü insanın değeri, başına gelenlerde değil; başına gelenlerden sonra kalbinin

neye dönüştüğünde saklıdır.

Belki de mesele şudur:

Kalbi güzel insan aramaktan önce, başkasının kalbinde nasıl bir iz bıraktığımızı

sormak.

Bir kalbe misafir olmayı öğrenmek…

Kapıyı çalmayı, içeri girince sesini alçaltmayı, emanet bir yerde yürür gibi incelmeyi…

Bahçeye girince çiçek koparmadan yürümek… Her güzelliğin dokunulmadan da

sevilebileceğini bilmek…

Gölgesinde dinlendiğimiz ağacı kırmamak, serinliğinden faydalandığımız kalbi

incitmemek…

Çünkü kalp unutmaz.

Kalp, en sessiz ama en derin hafızadır. İnsan bazen söylenen sözleri değil,

hissettirilen duyguları taşır ömrü boyunca.

Ve unutulmamalıdır:

Her kalbin bir kokusu vardır. Kiminde huzur kalır, kiminde kırgınlık.

 


Yazarın Diğer Yazıları