Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
Bir Kelimenin Peşinde Yirmi Yıl, Bir Medeniyetin Peşinde Asırlar
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Bizim nesil ve üst yaş grubunun hep şanslı olduğunu düşünürüm. İnternet olmayan dönemi de gördük, internet olan dönemi de. Hangisi iyi acaba derseniz bir sıralayalım isterseniz. İnternet olmayan dönemde bu kadar hareketsiz yaşam yoktu. Birine bakmak için mutlak gitmeniz gerekirdi. Elde telefon olmayınca mecbur muhabbet edeceksin. En kötü, edilen sohbeti dinleyeceksin. Belki de eskilerin hikâyeleri onun için güzel geliyordu bizlere. Hasret çekmenin ne demek olduğunu bilirdik. Öyle ya askere, okumaya, Almanya'ya çalışmaya gidenler hem özler hem de özlenirdi. Buda iyi bir şey mi? Diyebilirsiniz ama emin olun hasret çekmek bile tatlı gelirdi. Hayatı tecrübelerden, nasihatlerden öğrenen bir nesildik. Yanlış yaptığımız bir hususu mahalleli düzeltirdi. Hız diye bir derdimizin olmadığı, sadece planlama yaparak saatinde olmamız gereken yerde olurduk. Planlar hep 1 gün önce yapılır ve herkes o plana sadık kalırdı. Gençlikte bu kadar baş ağrısı çeken olmazdı. Bunalıma girmek nedir, ergenlik psikolojisi nedir bilmezdik. Yani trip atacak bir durumumuzda yoktu. Yolculuklar keyifli geçer, bol kahkahalı, sohbetler edilirdi. Aktivite çoktu. Çocuk oyunlarının hepsini bilir, hepsini de oynardık. Televizyon izlemenin bile keyfi vardı. Masraflarımız da azdı mesela. Marka takıntımız yoktu. Çünkü sadece yer içer çıkardık. Birilerine gösterme gibi bir çabamız yoktu. Gerçi o dönemlerde yediğini söylemek bile ayıp sayılır, soranlara "Allah ne verdiyse” der geçiştirilirdi. Uyuyamıyorum gibi sorunlar yaşamazdık. Aileler çocuklarının arkadaşlarının kimler olduğunu mutlaka bilirdi. Evet belki bir o kadar daha eskinin avantajlarını sayabilirim. Bugünün olumlu yönleri ise her şeyden önce bilgiye anında sahip oluyoruz. Bir konu için saatlerce kütüphanede kitap ara, bir bilen ara sorunu yok. Zamanımızı fatura kuyruklarında geçirmiyoruz. Adres bulma, kaybolma endişesi yok. Yemekler, hediyeler, ihtiyaçlar ayağımıza kadar geliyor. Bizim çocuk nerde kaldı merakından çatlayan anne de kalmadı. Diziyi kaçırdım, şu filmi izleyemedim üzüntüsü de yok. Sitelerimiz, işyerlerimiz daha güvenli! En azından hırsızın girip çıktığını görebiliyoruz. Canlı izleme imkânımızda var tabi. Farklı şehirlerde yabancı kalmıyoruz. Şehrin tarihi yerlerini, lezzetlerini sormamıza bile gerek yok. Kağıt- kalem ekranda yemek tarifi beklemekte yok. İstediğimiz menüyü istediğimiz ustadan alabiliyoruz. Evet biz şanslı nesil olarak her iki dönemi de yaşayıp görmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Geçiş sürecine şahit olmuş, her iki dönemin şartlarına da ayak uydurmuş bir nesil. Ne eskinin yokluğuna üzülüyor, ne yeninin varlığına şımarıyoruz. Geçmişini unutmadan, var olanın kıymetini bilenlerdeniz çok şükür. Eyvallah…
AKLIMIZDA DELİ SORULAR!
HELE KAPTAN BİR ÇIKSIN SAHAYA
BAŞKAN KILIÇDAROĞLU!
MASANIN KAZANANI - KAYBEDENİ
AYNI HİZADA DEĞİLİZ!
BAŞKA DEPREMLER YAŞIYORUZ!
HEPİMİZ İMTİHAN EDİLDİK
DOKUNACAKLAR!
NATO’YA ALMAYALIM
HDP YEDEK LASTİKLERİ