Fahiş Fiyatların Asıl Sebebi Tepkisiz Tüketicilerdir
Vasatlıktan Çıkış Nasıl Olur?
5G NE KADAR GÜVENLİ?
İMAM BUHARİ’YE İHTİRAM, HALKA SELAM VE TAAM
HAH BU EKSİKTİ
Bir Dergi Kapağından Türbelerin Hafızasına
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
Akıl maçta olmayınca…
KAYBOLAN NESİL DEĞİL KAYDIRILAN YÖNDÜR
YARATILIŞ GAYEMİZ
AKŞAM OLMAKTA
Tur rehberi mi şarap gurmesi mi?
İlk Yarıdaki Coşkulu Oyunla
MAÇKA YOLLARI
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
RED ETME
Gelecek İnfaz Edildi
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Her bireyin olduğu gibi her devletinde kaderinin bir dönüm noktası vardır. Çile çekilmeden yol alınmıyorsa eninde sonunda bunun faturası bir şekilde karşısına çıkar. Türkiye çok badireler atlattı. Her badireden ders alarak yeniden ayağa kalktı. Çok sıkıntılar çekildi belki ama kimin dost, kimin düşman olduğunu daha net şekilde anlamış olduk. Geçmişte yönünü tamamen Batı'ya dönmenin faturasını ödüyoruz. Son 10-15 yıllık Afrika ve Uzakdoğu pazarıyla yaptığımız ilişkiler daha büyük krize neden olabilirdi. Üstüne basa basa üretim konusunu tekrar gözden geçirmemiz gerektiğini söylüyoruz. Bir ülkeyle problem yaşadığımızda bir süre o ülkenin mallarını protesto ediyor ve bir süre sonra kaldığımız yerden devam ediyoruz. Sürekliliğimiz yok. Bunun en büyük sebebi üretim yapmamak yada yaptığımız ürünü kaliteli üretememek, kaliteli yapsak markalaştıramamak. İthal ettiğimiz malların üretimi elbet kolay değil. Bunun için alt yapı gerek. Özellikle kaliteli insan modeli üzerinde durulması elzemdir. Bu anlamda en büyük görev eğitimimizde yaşanmalı. Bizim kaliteli mühendislere ihtiyacımız var. Atılan adımlar yok değil. Yeni yeni okul-saha işbirliği yapılıyor. Bizim zaman kaybına tahammülümüz kalmamalı artık. "Nasılsa geliyor ayağımıza, üretmeye ne gerek var” anlayışı geleceğimiz için tehlikedir. Yaşadıklarımız bize ders olmalı. Kimseye muhtaç olmayan bir ülke üretmiyorsa eninde sonunda birilerine muhtaç olmak zorunda kalacaktır. Ülkemiz bu anlamda çok şanslı. 4 Mevsimi yaşayan, genç nüfusa ve enerjik bir yapıya sahip olan insanımız var. Son yıllarda sanayide yaptığımız atılımlar yapabileceğimizin, başarabileceğimizin bir işareti. Dolarla bizi yıldırmaya çalışanlara üretimle cevap vermenin zamanıdır. Milli üretimin yanında milli tüketimi de teşvik etmeliyiz. Öyle ya ürettikten sonra gidip hala ithal malları tüketirsek ne anlamı kalacak. Bununla birlikte "adamlar yapıyor” kompleksinden bir an önce kurtulmamız gerek. Cumhurbaşkanımızla birlikte bu ülkenin kendine özgüveni geldi. Kendi insanımıza olan güveni yeniden tazeleme zamanıdır. Yerli ve milli derken her şeyi içine alan bir model olmalı. Yabancı sanatçı, yabancı futbolcu, yabancı yazar, yabancı gazeteci, yabancı haber, yabancı ürün hayranlığından kurtulduğumuz anda eminim çok şeyler düzelecek. Bu ülkenin çocukları ne zaman yerli malı haftasında okula cola götürmedi işte o zaman daha da umutlanacağız. Eyvallah…
AKLIMIZDA DELİ SORULAR!
HELE KAPTAN BİR ÇIKSIN SAHAYA
BAŞKAN KILIÇDAROĞLU!
MASANIN KAZANANI - KAYBEDENİ
AYNI HİZADA DEĞİLİZ!
BAŞKA DEPREMLER YAŞIYORUZ!
HEPİMİZ İMTİHAN EDİLDİK
DOKUNACAKLAR!
NATO’YA ALMAYALIM
HDP YEDEK LASTİKLERİ