HAZMEDECEKLER

Hiçbir ekonomi uzmanı, hiçbir siyasetçi, hiçbir gazeteci öngöremedi. Sanırım tarihimizde böyle bir çakılma da daha önce görülmemişti. Kim derdi ki bir gecede dolar beş TL değer kaybedecek. Döviz elini kolunu sallayarak yukarı çıktığı dönemde, Merkez Bankası'nın müdahalede bulunuyor ve piyasaya milyar dolarla veriyordu. Veriyordu ancak pek bir faydası da olmuyordu. Para baronları aynı gün piyasada ne kadar dolar var hepsini topluyordu. Yani Merkez Bankası'nın rezervi eriyor, vatandaşın alım gücü zayıflıyor, peş peşe zamlar geliyordu. Zengin daha zengin, fakir daha da fakirleşiyordu. Aslına bakarsanız süreç bu şekildeyken Cumhurbaşkanı Erdoğan sinyali verdi. "Elinizde ki mevduatları TL'ye çevirin” dedi. Vatandaşların bir bölümü çağrıya uydu ancak piyasada dolar yirmi TL'yi geçecek dedikodusuna uyanlar çağrıya kulak asmadı. On sekiz TL'den döviz alan baronların halini görmek isterdim. Her neyse devletine, Cumhurbaşkanına, kendi parasına güvenenler kazandı. Mesele bundan sonra ne olacak? Satışlarda doları bahane edenlerin indirim haberlerini bekliyoruz. Uçak hızıyla yükselen zamların paraşüt hızıyla düşeceği aşikâr. Ona da razıyız ancak hala direnenler var. 2 aydır Toprak Mahsulleri Ofisi fabrikalara Bir Milyondan fazla buğday verdi. 2,60 TL'den verilen Buğdayın piyasada ki satışı 5 TL civarındaydı. Düşünün yarı yarıya. Lakin un fiyatların aldı başını gitti. Hâlbuki devlet çok cazip fiyatlarla buğday vermişti. Geçen hafta Sarayönü ilçemizde bir un fabrikasının ofisten aldığı destekle aracısız direkt vatandaşa un sattığı bilgisini aldım. Piyasada 450 TL civarında satılan 50 Kg. un nasıl oluyor da 191 TL'ye satılıyordu.  Bizzat gitti ve olayın aslını öğrendim. Yeni değil 2 aydır devletimiz bu desteği veriyor. Ofis Konya'da 13 fabrikaya tedarik sağlanmış. Ancak bu fabrikalar da herhangi fiyat indirimini görmedik. Demek ki isteyince oluyormuş. Önceliği cebi olan değil vatandaş olunca oluyormuş. Dövizin düşmesiyle birlikte birçok sektörden indirim haberleri gelmeye başladı. 130 civarında olan Ayçiçek yağı 100 TL civarına kadar düştü.  İndirimler vatandaşa 10-15 gün içinde mutlaka yansımaya başlayacak. Önemli olan bundan sonraki süreç. Türk Lirası'na güven oldukça dövizde ki durum oturmuş şekilde kalacak. Lakin hükümetin bu süreçte atacağı adımlar çok önemli. Para baronları gözlerini milletin parasına dikmiş bekliyor.
 
 
Hazmetmek zor tabi. Siyasi gelecek uğruna beklentisi olanlar var. "Aynı gemideyiz” dedikçe "ben bu geminin yolcusu değilim” diyenler var. Ekonomi raya girdikçe çileden çıkanlar, suratları düşenler, yarına dair felaket tellallığı yapanlar var. Bazı iş adamları derneği indirim çağrısı yapıp, devletinin, milletinin yanında olduğunu gösterirken diğer yanda siyasi hesap yapıp geleceği şekillendirme derdinde olanlar var. İş dünyası ne zaman bu ülkenin yanında olacak? Milyar dolarlar kazanırken ne zaman taşın altına elini koyacak? "Bu ülke insanına daha düşük nasıl ürün sağlayabiliriz” derdine ne zaman düşecekler? Birçok defa ifade ettim. Biz yerli ve millilikten bahsederken, sadece savunma sanayisinde ki ürünlerde değil, aynı zamanda yerli ve milli iş adamalarımıza sahip olmalıyız. Yerli ve milli bankalara ihtiyacımız var. Bu ekonomik mücadeleyi yerli ve milli anlayıştaki herkesle vermemiz gerekiyor. Millet bu anlayışta ancak bu millettin sırtından kazananlarda bir yerlilik ya da millilik göremiyoruz. Eyvallah…
 

Yazarın Diğer Yazıları