2026 - Özbekistan’da Mahalleyi Geliştirme ve Toplumsal Yükseliş Yılı
KURBAN VE SADAKAT
EFES-2026 Tatbikatı yerli üretim silahların sergilendiği görsel bir şölen gibiydi
Kadınhanı’nın Manevi Mimarlarından: Karabağlı Mehmet Emin Hoca
OLAYLARDAN DERS ALMIYORUZ!
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
İçimizdeki Putlardan Ne Haber?
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
ELİF GİBİ DİMDİK DURAN BİR GENÇLİK
ÇOCUK KAVGASI DEĞİL TOPLUMSAL ÇÖKÜŞ
Derviş meşrepli bir başkanın ardından
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
MÜZELİK OLMADAN
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Muhalefet ısrarla erken seçim talebini dillendirmeye, yancıları da lojistik destek sağlamaya devam ediyor. Süreci köpürterek başarılı olacaklarını sanıyorlar, lakin milletin ne erken seçim ne de seçim söylentileri gündeminde, sık aralıklarla yapılan seçimler yeteri kadar kamuoyunu meşgul ettiğinden artık herkes işine yoğunlaşmak ve çalışıp-üretmek istiyor.
Kaldı ki olası bir seçimin getirisinin olmayacağını herkes bal gibi biliyor, maksat harala gürele gündem oluşturmak ve önceliklerimizi ötelemek. Yani klasik Ce Ha Pe tavrı, öyle ki parti içi sorunları halının altına süpürebilmek amacında olan CHP, HDP ile belirledikleri yol haritasını uygulayabilmenin derdine düşmüş. Anlayacağınız sorumluluk bilinciyle değil zorunluluk anlayışla dayatılan bir durum söz konusu.
Ülkemizin geleceği ve güvenliği adına yapılan operasyonlar, liderler zirvesi , plan bütçe komisyonu görüşmeleri ve diğerleri şöyle dursun, işimizi gücümüzü bırakalım, seçim de seçim diye hoplayıp zıplayalım, özetle vaktimizi gereksiz polemiklere kurban edelim.
Bir yerlerde pişirilen sonrada servis edilmeye çalışılan bu türden çıkışlara ülke olarak karnımız tok, Beştepe'ye giden CHP'li tartışmalarının kaynağı da yine partinin kendisi olduğu ortaya çıkmışken, insanımızı farklı gündemlere sürüklenmenin bir anlamı olmadığını vurgulamaya çalışıyorum. Olup bitenler karşısında savrulmanın hepimize zarar vereceği gerçeğini görmek , öngörülü olmak ve sığ bir bakış açısından kurtulmak gerekiyor.
Asılsız iddialar, karalamalar ve yürütülen siyaset mühendisliği yükümüzü artırmaktan başka bir işe yaramazken, bir de böylesi operasyonel siyasi yaklaşımlara alet olmamalıyız diye düşünüyorum. Sürekli boyut değiştiren gelişmeler bir algı yönetimine kapı aralarken, olan yine bizlere oluyor, kafamızda gönlümüzde karışıyor.
Öyleyse bu genel tespitten ve özetten sonra, gelin önümüze bakalım, gelin oramızdan buramızdan çekiştirmelerine izin vermeyelim, gündemi sadeleştirmekte güzelleştirmekte elimizde, işimize bakıyoruz laf değil iş üretiyoruz..
Kalın sağlıcakla.
Şunu gördük.
Şunu gördük
Ortak Akıl: Yeni Konya
Kriz Fırsatçıları
ÇEVRİMİÇİ
Şeytan Taşlarken
Fısıltılarla Büyüyen Balon Gündemler
HER ŞEY YOLUNDA…