11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Sorun büyük, çözümü zor. Teşhis doğru, tedavi yanlış.
O Geliyor Konya’nın Kalbine Düşen Bir Nefes
ZULMEDENLER, ASLA HUZUR BULAMAZ!
SUDAN’DA NELER OLUYOR?
Ekonomik boykotlar sulandırılmaya mı çalışılıyor?
Aileyi madde planında kurtarırken
Oyun Galibiyet İçin Yetersizdi
Konyaspor Ne İyi Oynuyor Ne de Umut Veriyor
YAPMAYIN!!
ÂSIMIN NESLİNİ YETİŞTİRMEK İÇİN ÇALIŞAN DAVA ADAMI ÖĞRETMENLERİMİZİN GÜNÜNÜ KUTLUYORUM
Acı mı, Tatlı mı?
BİZİM KUŞAĞA OKUMAYI SEVDİREN YAZAR KEMALETTİN TUĞCU
Bocuk Gecesi Cadılar Bayramı’na Karşı
ŞAPKA İNKILABINDAN NE HABER?
DÜNYAYI YÖNETEN KÜRESEL ÇETELER
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Bırakmanın İnceliği
Milletin ekmeği ile oynamayın! Konya’da ekmek neden zamlandı?
Musluktan Akan Yalanlar, Akmayan Sular
Efsanelerin Yemişi
Çocuklarının bakımını yine bir süre sonra Karaman'da vefat eden, ismini henüz tesbit edemediğimiz annesi ile, daha sonra Konya'ya taşındıklarından Mevlâna'nın yeni eşi Kira Hâtûn ile onun annesi ve dadıları Kiramana üstlenmişlerdir. Oğullarının, dedeleri Lala Şerâfeddin nezaretinde Şam'a tahsil için gönderildikleri de bilinmektedir.
Gevher Hatun'a ait bir kabir kitabesi bulunmadığından, tam olarak hangi tarihte vefat ettiği ve nereye defnedildiği hususu çeşitli tartışmalara sebep olmuştur. I. Hakkı Konyalı'ya göre O, Karaman'da vefat etmiş olup bugün Mâder-i Mevlâna Türbesi olarak bilinen Ak Tekke'ye defnedilmiştir. Hatta I. Hakkı Konyalı, Tekke kitabesinde her hangi bir kadın ismi zikredilmediğinden, Mevlâna'ya nisbet edilen hanımın Gevher Hatun olacağını, bu sebeple türbeye Mâder-i Mevlâna Türbesi yerine Zevci-i Mevlâna Türbesi denilmesi gerektiğini de söylemektedir. Gölpınarlı'da Gevher Hâtun'un burada metfun olduğu kanaatindedir. Şu durumda genç yaşta vefat eden Gevher Hâtûn Baha Veled ve eşi Mevlâna Konya'ya geldiklerinde yanlarında değildi, yani Konya'yı hiç görmeden vefat etti. Hangi sebeple vefat ettiği de bilinmiyor. Ne Mevlâna, ne Sultan Veled, ne de Alâeddin Çelebi'den onunla ilgili bir bilgi nakledilmiştir. İlk Mevlevi kaynaklar da Mümine Hâtûn ve Gevher Ha tun hakkında hemen hiç bir bilgi vermemektedirler.
Gevher Hâtun'un Mevlâna'nın çocukluk arkadaşlarından olduğu ve Bahâeddin Veled çevresinde yetiştirilip Mevlâna ile evlendirildiğine bakılırsa iyi bir eğitim ve terbiye gördüğü tahmin edilebilir. Gerçi bunların beş-altı yaşından sonraki yedi-sekiz yıllarının yolculuklarda geçtiğini de hesaba katmak gerekir. Onlar ancak Larende'de biraz huzur ve sükûna kavuşmuş görünüyorlar.
Sipahsalar ve Eflâki de ve hatta Sultan Veled'in eserlerinde Lala Şerafeddin'den de fazlaca bahsedilmemektedir. Oysa Lala Şerâfeddin'in özellikle Sultan Veled ve Mevlâna'nın ortanca oğlu Alâeddin Çelebi üzerinde hayli etkili olması gerekmektedir. Zira onlar ilk tahsil çağlarında, gençlik dönemlerine kadar olan süreyi Şam'da, dedelerinin nezâreti altında geçirmişlerdi.
Lala Şerâfeddin'in nerede ve hangi tarihte vefat ettiği ve kabrinin de nerede bulunduğu hususunda herhangi bir bilgiye rastlayamadık. Belki Türbe içinde bulunan ve Horasan Erenleri diye tanınan kabirlerinden birisi ona aittir.
KİRA HÂTÛN (Mevlâna'nın İkinci Hanımı)
Mevlâna Celâleddin'in ilk eşi Gevher Hâtun'un vefatından sonra, Konya'da evlendiği hanımdır. Muzaffereddin Emir Alim ile Melike Hâtun'un anneleri olup, Konyalı bir aileye mensuptur. Mevlâna'dan önce de başından bir evlilik geçtiği ve ilk eşinin Muhammedşah ismini taşıdığı bilinmektedir. Ondan olan oğlunun ismi Emir Şemşeddin Yahya olup, kabri Türbe içindedir. Mevlâna'nın bu üvey oğlu Şemşeddin Yahya'nın kabir üzerindeki kitabesine göre O, 692 yılı (1292 m.) Rebîulahirinin 7. günü ölmüş, Mevlâna'nın ortanca oğlu Alâeddin Çelebi'nin merkadi yanına gömülmüştür.
75. YILLIK GAZETECİLİK İLGİM VE YENİ KONYA GAZETESİ
TÜRKİYE SELÇUKLULARI VE KONYA KİTABI
YILDIZ PORSELEN FABRİKASI (ÇİNİ FABRİKA-İ HÜMAYUNU)
YILDIZ ŞELALE
KONYA’DA MODELİSTLİK – STİLİSTLİK SANATI
KONYA VE ANADOLU’DA ÇİNİ ve LÜLECİLİK SANATI
KONYA VE ANADOLU’DA ÇİNİ ve LÜLECİLİK SANATI
KONYA VE ANADOLU’DA ÇİNİ ve LÜLECİLİK SANATI
KONYA VE ANADOLU’DA ÇİNİ ve LÜLECİLİK SANATI
KONYA VE ANADOLU’DA ÇİNİ ve LÜLECİLİK SANATI