Recep Öğütçü
Recep Öğütçü
recepogutcu@yenikonya.com.tr

DUA ZAMANI

11 Nisan 2020, C.tesi günü eklendi.

Rabbimizin hikmetinden süal olunmaz, ilahi bir imtihanla karşı karşıyayız. Bu imtihanda kimsenin ayrıcalığı yok, başbakan da, zengin de, dağdaki çoban da eşitlenmiştir ve korku içindedir, herkes virüsün saldırısına açıktır. Bakara suresinde ölenlerimizin arakasında okuduğumuz bir aşr-ı şerif var. O ayetlerden birinde, "And olsun ki biz sizi korku ile, açlık ile, mal, can ve meyveleri azaltarak imtihan ederiz. Sabredenlere müjdele. Onlara bir musibet geldiğinde, biz Allah içiniz ve O'na dönücüleriz” derler” buyrulur. Bugün tüm dünya bir korku içinde evlere kapandı, gözle görünmez bir virüse esir düştü, yolları kapattı, çarşıları boşalttı, fuhuş ve eğlence merkezlerine kilit vurdu.

Evet, sabır, tevekkül ve dua zamanı. Sabır, musibetleri, acıları, korkuları sükunetle karşılamak ve Allah'a isyan ve taşkınlıkta bulunmamak. Sabır, Allah'ın emirlerini yerine getirirken tembellikten uzak durmak, yasaklarına karşı irademize sahip olmaktır. Tevekkül, çalışmayı eksiksiz yapıp gerekli tedbirleri aldıktan sonra Allah'a havale etmek ve O'na güvenmektir. Tevekkül, miskin miskin beklemek ve boş vermek değil, aksine tedbirleri eksiksiz almak ve gücümüzün yetmediği yerde Allah'a dayanmaktır. Dua ise, hem sabrı hem tevekkülü içine alır. Dua, zorluklar, hastalıklar, acılar ve yıkımlar karşısında acziyetimizi bilerek Allah'tan imdat dilemek ve O'nu yardıma çağırmaktır, O'na boyun bükme ve O'nun kapısında durmaktır. Dua, gönlümüzü ve arzularımızı kullara değil Allah'a açmak ve Allah'tan beklemektir. Dua, kulun acizliğini bilmesi ve Rabbi karşısında boyun büküp el açmasıdır. Dua, Peygamberimizin ifadesiyle "ibadetin özü- iliği ve mü'minin silahıdır, bela dalgalarını karşılamak için kalkandır”. Dua etmek, istemek biz kullara mahsus, vermek de Allah'a mahsus. Ayet-i kerimede, "Rabbiniz rahmeti nefsine yazdı” buyrulur. Furkan suresinin son ayetinde, "sizin duanız olmasa Allah size ne diye değer versin” buyrulur ki, Allah'ın huzurunda değerimiz, makamımız duamız kadardır.

Evet, adı Kovit-19 olan bir virüs yedi milyar insanı korkutmaya yetti. Biliyoruz ki bu salgın, biz kullara Rabbimizin sınaması ve uyarmasıdır. Çünkü insanlık cahiliye döneminin karanlığına, vahşetine dönmüştü. Devletler bilim ve teknoloji yarışında çevreyi kirletmiş, denizde ve karada fesat çıkarmıştı. Özellikle batılı devletlerde büyük bir kibir oluşmuştu. Zina, fuhuş yayılmış, adeta insanlar Lut ve Hud kabilelerinin helakine sebep olan günahları pervasızca işlemeye başlamıştı. Suriye'de oluk oluk kan akarken, bebekler denizlerde boğulurken, çadırlarda dramlar yaşanırken batılı insan, tiyatro seyreder gibi seyrediyordu, kimsenin kılı kıpırdamıyordu. Mülteci akınını durdurmak için insan, "bizim konforumuz bozulmasın, başkaları yok olsun” diyordu. Avusturalya'da suyumuzu içiyor diye binlerce deve öldürülmüş, milyonlarca hayvan yok edilmişti. Afrika'da insanlar açlıktan ölürken beyaz insan milyonlarca ekmeği çöpe atıyordu. Filistin'de, Irak'ta, Suriye'de, Yemen'de müslümanların kanı petrolden ucuzdu. Tüm dünyada kadınlar soyulmuş, bedeni ticaret metaı olmuştu. Böyle bir dünyayı sarsmak ve kendine getirmek gerekiyordu. Vicdansızlıklar, bencillikler, masum ve mazlumların gözyaşı gayretullaha dokunmuştu.

Korona-virüsün arkasında Suriyeli çocuğun gözyaşı var, Somalili aç insanın bedduası var. Denizlerde botları batırılan göçmenlerin ahı var. Kurunun yanında yaş da yandı, zulmeden de, zulme seyirci kalan da suçlu. Hep birlikte tevbe ve istiğfar etmeli, sadakalar vermeli, yaşlıların dualarını almalı, helal lokma yiyerek dua etmeliyiz.

Evet, fiili ve kavli dua vardır. İbadetimiz, sabrımız, şükrümüz, mazlumlara sahip çıkmamız, boyun bükmemiz, nimetleri paylamamız, yardımlaşmamız fiili duadır. Rabbimize el açıp yalvarmamız, derdimizi, acımızı cümlelere dökerek Rabbimize yönelmemiz kavli duadır. Kur'an'da ve hadislerde yüzlerce dua örneği vardır.

Ben inanıyorum ki, bu millet, bu devlet, dünyadaki tüm mazlumlara sahip çıkmıştır. Millet olarak yıllardan beri beş milyon mülteciye sahip çıktık. Nerede mazlum ve mağdur varsa, Kızılay'ımız, Afad'ımız, sivil toplum örgütlerimiz orada oldu. Dolayısıyla Rabbim bizi koruyacaktır. Bu salgını daha az bir hasarla atlatacağız. Kampanyalara destek vererek, yaşlılarımızın dualarını alarak, fiili ve kavli dualarımızla bu afeti def edeceğiz inşaAllah.

Yorumlar
Personel Alımı ve Diğer İlanlar için Tıklayınız
SON DAKİKA HABERLERİ