Yeni Ambalajlı Eski Bir Kaos
150 YILDIR İNGİLİZ SİYONİZM-KEMALİZM PARANTEZİNE ALINMIŞ VE ZİHNİYET HARİTALARI İBLİS’İN ALGORİTMASI İLE KOTLANMIŞ OLANLARIN SON SİYASİ HAMLESİ...
HELÂL DAİRESİNDE YAŞAMAK KURTULUŞA, HARAMLAR İSE FELAKETE SÜRÜKLER
Kiraları konut sahipliğinin düşük olması yükseltiyor
SEÇERSEN
NEZAKET VE ZARAFET
Kaleme Yemin Olsun ki… (Alzheimer/Demans)
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
MİLLÎ İRADE DİNÎ İRADE İLE AYAKTA DURUR
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
1979 yılına kadar İran ve İsrail ortak küresel ve bölgesel tehditlere sahip olmuş ve iki ülke dostluk ve iş birliği geliştirmiştir. Ancak devrimi ile İran'ın İsrail algısı tamamen değişmiştir. Bu noktadan sonra yeni İran rejimi, İsrail Devleti'ni eleştirmeye başlamış ve her seferinde onun bölgeden yok edilmesi gerektiğini söylemiştir. Bu dönemden itibaren İran- İsrail ilişkileri düşman devletler kategorisine geçmiştir. İran- Irak Savaşı'nda İsrail'in İran'a askeri silah ve mühimmat desteği vermesiyle ikili ilişkilerde bir süre yumuşama görülmüştür. 1991 yılında SSCB'nin dağılması ve Irak'ın Körfez Savaşı'ndaki yenilgisi iki ülkenin ortak tehditlerini ortadan kaldırmıştır. Ortak tehdit algısını kaybeden iki devlet bu dönemden itibaren bölgede birbirleriyle rekabet içerisinde olmuşlardır. 2000 yılından sonra İran- İsrail ilişkilerini etkileyen birçok bölgesel olay yaşanmıştır. 11 Eylül Olayları, Arap Baharı, Suriye İç Savaşı olarak sıralayabileceğimiz bu bölgesel karışıklar İran- İsrail ilişkileri arasında yeni bir dönem başlatmıştır. İki devlet düşmanlıklarını birebir çatışmalarda değil, çatışma yaşanan bölgelere asker, askeri teçhizat ve ekonomik yardım göndererek birbirlerine güç üstünlüğünde bulunarak birbirlerinin alanlarını kısıtlama eğiliminde olmaktadırlar. Günümüz İran- İsrail ilişkileri nükleer program gerginliği üzerinden ilerlemektedir.[1] (Şenol, Sena. (2022). Seçilmiş vakalar ışığında İran dış politikasında İsrail'in yeri.) Bu özet bilgiler doğrultusunda şunu söyleyebiliriz ki İsrail ve İran asla doğrudan savaşamazlar. Her iki ülke uzaktan bakınca artı – eksi kutuplu gözükse de aslında ikisinin hedefi, yolu, yöntemi aynıdır. Düşünsenize Filistin 1948 yılından beri İsrail'in işgali altında, Gazze'de ise aylardır soykırım yapılmaktadır. Peki bunca yıldır Filistin halkı ile İsrail Devleti çatışma halindeyken, İran eline bir taş alıp işgalci İsrail'e fırlatmış mı? Cevap. Koca bir HAYIR… ABD'den sonra vekalet savaşlarının en büyük tetikçisi İran; 13 yıldır halkına karşı işlediği bu kadar insanlık suçu ve katliamlarına rağmen Esed rejimine hâlâ sıkı sıkıya sarılıyorsa bunun sebebini aramak gerekir. Ve Yemen aynı İran'ın 10 yıldır işgali altındadır. Yemen'de başkent Sana ve diğer bazı bölgeler Eylül 2014'ten beri İran destekli Husiler'in işgali yada kontrolu altında… Sahi İran'ın ne işi var Yemen'de bilen var mı? Vurduğu mazlum Yemenli halkı hangi dinin mensubu? Peki birkaç saat önce İran Devrim Muhafızları Ordusu, Irak'ın Erbil kentini ve Suriye'yi balistik füzelerle vurdu. İran tarafında yapılan açıklamada, "İran düşmanlarının gerçekleştirdiği terör saldırılarına karşılık olarak bu gece İran karşıtı terörist ve casuslara ait karargahlar balistik füzelerle vuruldu. Son dönemdeki terör saldırılarıyla bağlantılı liderlerin ve kilit unsurların toplanma yerleri, özellikle Suriye'de işgal altındaki bölgelerdeki IŞİD terör örgütü tespit edilerek bir dizi balistik füze fırlatılarak imha edildi” denildi. Aynı İran, Mart 2022'de Iraklı bir iş adamının Erbil'deki evini hedef almış ve yine aynı yalanı söyleyerek Mossad Üssü vurduğunu iddia etmişti. ABD Dışişleri Bakanlığı Erbil yakınlarındaki saldırılarılar da hiçbir ABD tesisinin hedef alınmadığını ve ABD'li herhangi bir kayıp olmadığını söyledi. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü Adrienne Watson yaptığı açıklamada, "Kuzey Irak ve Kuzey Suriye'ye isabet eden füzeleri takip ettik. Hiçbir ABD personeli ya da tesisi hedef alınmadı” dedi. Hani İran en azılı sözde düşmanı Mossad ve terör karargahlarını vurmuştu! Gerçek şu ki öldürülen sadece sivil halk… İran'ın İslam coğrafyasında yaptığı pervasız saldırılarına bu kez Pakistan'ı da dahil etti. İran tarafından Salı günü düzenlenen bir saldırıda Pakistan'da iki çocuk hayatını kaybetti, üç kişi de yaralandı… Peki Pakistan'da düşman kim? Cevap yok… BM Şartı'nın 51. maddesi ve ilgili BM Güvenlik Konseyi kararları uyarınca, Türkiye meşru müdafaa hakkını kullanarak Irak'ın ve Suriye'nin kuzeyine PKK/YPG/PYD terör örgütüne karşı yaptığı operasyonların en hareketli ve hararetli olduğu bir dönemde İran'ın Irak'ın ve Suriye'nin kuzeyine balistik füze saldırı düzenlemesi bana göre düşündürücüdür. Türkiye-Azerbaycan-Pakistan'ın ‘'Üç Kardeş'' şiarıyla birçok alanda hareket etmeleri yakın coğrafyamızda en çok İran'ı ve Ermenistan'ı rahatsız etmiştir. İran'ın bu saldırısını bu şekilde de okumak gerek. Çünkü Azerbaycan'ın 27 Eylül 2020'de Ermenistan silahlı kuvvetlerine karşı başlattığı 44 günlük karşı taarruzun ilk gününden itibaren Türkiye ve Pakistan can Azerbaycan'ın yanında durmuş, İran ise işgalci Ermenistan'ın yanında olmuştur. İran'ın İslam'a bakışı, Türkiye karşı duruşu ve Ortadoğu-Kafkasya politikalarının anlatımı kitaplara sığmaz… Onun için birkaç cümle ile İran'ın İsrail'e söylediği sözleri yazıp sayfayı kapatalım.
-İran'dan İsrail'e Gazze uyarısı: Saldırılarını durdurmazsa cepheleri genişleteceğiz!
TEK DOĞRU SÖYLEM: İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, ülkesinin İsrail-Filistin çatışmasına müdahale edeceğine yönelik iddiaları reddetti.
Dr. İmbat MUĞLU
KAYGI
BASIN DİLİ
TERÖRSÜZ TÜRKİYE
KADERİ ÇİN’E TESLİM EDİLMİŞ UYGUR TÜRKLERİ
İRAN – ABD İLİŞKİLERİ
TERÖR VE TERÖRİZM
SURİYE TÜRKİYE İLİŞKİLERİ
TARİHİ BULUŞMADAN NOTLAR
YÜZYILIN SOYKIRIMI SONRASI BARIŞ
SURİYE