Ramazan fırsatçıları boş durmuyor
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
Galibiyet Yine Yok ama Çok Yakın
Sahada futbol devamında umut vardı
Ramazan Fırsatçıları Yine Sahnede
TEMİZ TOPLUM; ALLAH DUYGUSUYLA MEYDANA GELİR
Deprem Fırsat mı, Tehdit mi?
YENİDÜNYA DÜZENİNE GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE
BİZ HER GÜN, SEN BİR GÜN
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
İrtifa kaybeden muhalefet
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Hicret; maddi ve manevi her türlü fedakârlığın yapıldığı, gerekirse anne-baba, eş, evlâtların ve mülklerin, terkedilebildiğini açıkça gösteren kutlu bir yolculuktur. Öncelikli olarak yaşanılan toprağı, vatanı terk etmeden önce Allah (c.c.)'ın haramlarını terk etmeliyiz. Mü'minin ana gayesi; Allah(c.c.)'ın haram kıldıklarını terk edip emrettiklerini yapmaktır. İslam'a uygun yaşama imkânı verilmeyen Müslümanların başka bir tercihlerinin kalmadığı, eza ve cefanın zulümlerin arttığı dönemlerde gerektiğinde hicret etmek bir alternatiftir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.); "Müslüman; dilinden ve elinden Müslümanların zarar görmediği kimsedir. Muhâcir ise, Allah'ın yasakladığı şeylerden uzak duran kimsedir.” buyurmuşlardır.” (Buhârî, İman 4-5, Rikâk 26; Müslim, İman 64-65. Ebû Dâvûd, Cihâd 2) Asıl Hicret; Allah(c.c.)'ın yasaklarını terk ederek emirlerini yapmaktır.
Hicret; halis bir niyetle, samimi olarak Allah (c.c.)'a bağlılık, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'e muhabbetin ta kendisidir.
Hicret; keyfi bir göç değildir. Gerektiğinde hakkın ve hakikatin yeryüzüne hâkim olması çabasıdır.
Hicret; Allah (c.c.)'a İmanın, sadakat, teslimiyet, sabır ve sebatın ta kendisidir.
Hicret; Allah (c.c.)'ın rızası, insanlığın huzur ve mutluluğa kavuşturulup barış içinde yaşanılmasına yönelik gerçekleştirilen bir harekettir. Hicret; Allah (c.c.) rızası için her şeyden vazgeçmenin, fedakârlığın zirvesidir.
Hicret; İnanca yapılan baskıya, işkenceye ve her türlü zulme direnmenin, boyun eğmemenin, sonucunda ayrılmak zorunda kaldığı vatanı aslisini fethetme ve insanlığın Adalet'e kavuşturulması çabasının adıdır.
Hicret; hakkın batıla, iyinin kötüye galip gelme mücadelesidir.
Hicret; Tevhid inancının kalplerde kökleşmesinin göstergesidir. Rol Model Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'in Peygamber olarak gönderilmesi sonucu, karanlık yerini aydınlığa, zulüm yerini adalete, kararan gönüller, vicdanlar, merhamete, İman nuruyla kavuşmuşlardır.
Rol Model Peygamberimize Peygamberlik gelmeden Muhammed'ül Emin Güvenilir Muhammed diyen Müşrikler, Peygamberliğinden sonra, kendi düzenlerinin yıkılıp yok olacağını düşünüp bu durumdan rahatsız olmuşlar, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'i öldürmek istemişlerdir. Peygamberliğin verildiği 610 yılından 622 yılına kadar Müşrikler, Müslümanlara eza ve cefalarını artırarak sürdürmüşlerdir. Müşriklerin, Müslümanlara karşı uyguladıkları eza ve cefaları dayanılmaz bir konuma gelmesinden dolayı Miladi 622 yılında Müslümanların, Mekke'den Medine'ye hicret etme izni Allah (c.c.) tarafından Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'e verilmiştir. Öncelikle Müslümanlar Medine ye gönderilirler. Son olarak da en yakın sadık arkadaşı Hz. Ebu Bekir (r.a.) ile beraber Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Mekke'den Medine'ye hicret etmişlerdir. Hicrete karar veren Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.), öncelikle üzerinde bulunan Müşriklerin emanetlerini sahiplerine teslim etmesi için Hz. Ali (r.a.)'a bırakmıştır. Bu husus gerçekten çok anlamlıdır. Üzerinde önemle durmamız gerekir. Peygamberimiz kendisini öldürmek isteyen Müşriklere karşı onların mallarını yine kendilerine teslim etme noktasında gerekeni yapmıştır. Efendimiz, müşrikler tarafından bile Muhammed'ül Emin olarak tanınmıştır. Peygamberler güvenilir kimselerdir. Peygamberimiz güvenilirliğini, uygulamaları ile düşmanlarına bile çok net bir şekilde göstermiştir.
Hicret'ten çıkaracağımız çok önemli dersler vardır. Hicrete en sadık yol arkadaşı Hz Ebubekir(r.a.)'la beraber çıkan Peygamberimiz (s.a.s.) Medine'ye gidecek olmasına rağmen, önemli bir taktik uygulayıp tam tersine öncelikli yolculuk yapmış, yolu çok iyi bilenlerden destek almıştır. Malumunuz örümcek ağı çok dayanıksızdır. Koruyan ve kollayan Allah (c.c.), sevdiklerini en zayıf örümcek ağıyla da korur. Müşrikler evinin etrafını sarmış beklerken onların gözleri önünde Yasin Sûresini okuyup çıkıp gitmelerine rağmen görülmemişlerdir. Yolculuğun her aşamasında zahmet çekerek Medine'ye ulaşmışlardır. Allah (c.c.)'ın gücü her şeye yeter. Bir şeye ol dedi mi o hemen oluverir. Yeter ki kul Allah'a samimi olarak teslim olsun. Âyet-i Kerîmede: "Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.” (Saff Sûresi âyet:8) buyrulmuştur.
Allah (c.c.) Rızası için hicret edip, yine O'nun Rızası için hicret edenlere yardım edenler Kur'an-ı Kerimde övülmektedirler. "İman edip de Allah yolunda hicret ve cihad edenler, (Muhacirleri) barındıran ve yardım edenler var ya, işte gerçek Mü'minler onlardır. Onlar için mağfiret ve bol rızık vardır.” (Enfal Sûresiâyet:74) "Bunun üzerine Rableri, onların dualarını kabul etti. (Dedi ki:) Ben, erkek olsun kadın olsun ki hep birbirinizdensiniz' içinizden, çalışan hiçbir kimsenin yaptığını boşa çıkarmayacağım. Onlar ki, hicret ettiler, yurtlarından çıkarıldılar, benim yolumda eziyete uğradılar, çarpıştılar ve öldürüldüler; andolsun, ben de onların kötülüklerini örteceğim ve onları altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyacağım. Bu mükâfat, Allah tarafındandır ve karşılığın en güzeli O'nun katındadır.” (Ali İmran Sûresi âyet:195)
Malumunuz 26 Haziran Perşembe gününden itibaren hicrî 1446. yılı tamamlayıp 1447. yıla girmiş oluyoruz. Bu vesile ile hicrî yılımızı tebrik eder, Âlem-i İslam'ın kurtuluşuna, mazlumların yüzlerinin gülmesine vesile olmasını Allah (c.c.)'dan niyaz ederim. Rabbimiz, her birimize nefsimizle, şeytanla, zalimler, kâfirlerle, batılla gereği gibi mücadele etmeyi, Ensar ve Muhacir kardeşliği ekseninde şuurlu bir Mü'min olarak yaşamayı nasip eylesin.(Âmin).
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
ALLAH’IM SENDEN YİNE SANA İLTİCA EDİYOR BERÂTIMI İSTİYORUM
BANKA PROMOSYONU VE PROSMOSYON YERİNE FAİZSİZ KREDİ SEÇENEĞİ CAİZ Mİ?
DOĞRULUK KİŞİYİ İYİLİĞE, İYİLİKTE CENNETE GÖTÜRÜR
MESCİDİ HARAMDAN MESCİDİ AKSAYA, ORADAN DA SİDRETÜL MÜNTEHAYA YAPILAN KUTSAL YOLCULUK
HELÂL RIZIK PEŞİNDE KOŞUP HARAMLARDAN KAÇINMALI
YILBAŞI KUTLANABİLİR Mİ?
ÜÇ AYLARA KAVUŞMANIN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ
ÖZÜ SÖZÜ BİR GÜVENİLİR ÖRNEK DAVA ADAMI OLMAK GEREKİR