OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
NESİLLLERİMİZİ HAKİKATİN DOĞRULARIYLA YETİŞTİRMELİYİZ
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
İmtihan edilmek için gönderildiğimiz dünya hayatını çok iyi değerlendirmeliyiz. Önemli olan her zaman nefs muhasebemizi yapmalı, kulluk görevimizi daha iyi yapmak için gayret sarf etmeliyiz. İmtihanda olduğumuz bu dünya hayatın da geçen her günümüzü ve yılımızı hakkıyla değerlendirebildik mi? sorusuna cevap aramalıyız. Boşuna geçen günler ve yıllarımız için üzülmeli, Nasuh bir tövbe ile hayatımızı hakkıyla değerlendirmeye gayret etmeliyiz.
Ölmeden önce ölmeli ve hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekmeliyiz. Kendimizi hesaba çektiğimizde, yaşayışımızı Allah (c.c.) ve Resulü Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimizin istediği ölçülere uygun buluyorsak, iyi yoldayız devam etmeliyiz. Bu tavır ve davranışlarımızla imtihanda başarılı olacağımızı düşünebiliriz. Yaşayışımız Kur'an ve Sünnet ölçülerine uyuyorsa iyi yoldayız devam etmeli, uymuyorsa; o zaman kendimizi, hüsrana uğramaktan, cehennem ateşinden korumak için hesaba çekerek İslam'a uygun hale getirmeliyiz.. Çünkü imtihan hala devam ediyor. Bu güne kadar noksanlıklarımız, hatalarımız olabilir. Ama önemli olan onların farkına varıp, kesin bir pişmanlık ve tövbe ile yanlıştan dönülmeli, hayatımıza iyilik hâkim olmalıdır. Eğer gerçekten söylediklerimizi davranışlarımızla bütünleştire biliyorsak o zaman en güzel ve güzide bir konuma sahip oluruz.
Samimi bir tövbe edip, affedilen, bağışlanıp kurtuluşa ermek en büyük arzumuz olmalıdır. Bu arzumuzu gerçekleştirmek için gayret sarf etmeli, nefsin ve şeytanın bizleri, İslâm yolundan uzaklaştırma çabalarına dur diyebilmeliyiz. İnanmış Müslümanlar olarak, her birimizin noksanı, günahı, kulluk görevinin gereği gibi farkında olamaması v.b. hatalarımız olabilmektedir. Bu anlamda önemli olan, hatalarımızın farkına varıp, nasuh tövbe ile tövbe edip, Rabbimizden af edilmemizi, bağışlanmamızı istememiz gerekmektedir. Allah (c.c.), acziyetini, hatalarını bilen, istiğfar eden kulunu bağışlayacağını müjdelemiştir.
Âyet-i Kerimelerde: "De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (Zümer Sûresi âyet:53) Bu âyet-i kerimede Allah'ın rahmet ve muhabbetinin sonsuzluğu ifade edilmektedir. O'nun rahmeti her şeyi kuşatmıştır, her insan bu ilâhî rahmetten istifade edebilir. Ancak şu hususa dikkat etmek gerekir ki «Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin» demek, günah işlemeye devam edin, demek değildir. Bundan maksat, en günahkâr insanların bile tövbelerinin kabul edileceğini bildirmek, dolayısıyla bir an evvel kötülükten vazgeçip Allah'a dönmemizi teşvik etmektir.
"Ey iman edenler! Samimi bir tövbe ile Allah'a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter. Peygamberi ve Onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların önlerinden ve sağlarından (amellerinin) nûrları aydınlatıp gider de, «Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü sen her şeye kadirsin» derler.” (Tahrim Sûresi âyet:8) buyrulmuştur. «Samimi bir tövbe» diye tercüme edilen «tövbe-i nasûh» için birçok yorum yapılmıştır. Bunların ortak noktası şudur: «Nasûh», «nush» kökündendir. Buna göre «tövbe-i nasûh»; tövbe edenin kendi nefsine nasihat dinletebilmesi, günahlarına son derece üzülmesi, pişman olması ve artık onlara dönmemeye karar vermesi demektir.
Hadis-i Şeriflerde: Ebu Hureyre (r.a.): "Resûlullah (a.s.) buyurdular ki; Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah Teâla Hazretleri sizi helâk eder ve yerinize, günah işleyecek (fakat tövbeleri sebebiyle) mağfiret edeceği kimseler yaratırdı.” (Müslim, Tevbe,9,2748,Tirmizi,Da'vat 105, 3533)
Hz. Enes (r.a.): "Resûlullah (a.s.) buyurdular ki: Allah Teâla Hazretleri buyuruyor ki: "Ey Ademoğlu! Sen bana dua edip,(affımı) ümit ettikçe ben senden her ne sadır olsa, aldırmam, ben seni affederim. Ey Ademoğlu! Seni günahın semanın bulutları kadar bile olsa, sonra bana dönüp istiğfar etsen, çok oluşuna bakmam, seni affederim. Ey Ademoğlu! Bana arz dolusu hata ile gelsen, sonunda hiçbir şirk koşmaksızın bana kavuşursan, seni arz dolusu mağfiretimle karşılarım.” (Tirmizi,Da'vat 106,3534) buyrulmuştur.
Allah (c.c.)'ın Rahmetinden ancak kafirler ümit keserler. İnanan hiç bir Müslüman, Allah (c.c.) Rahmetinden ümit kesemez. Nankörlüğün, hataların, günahların farkına varıp pişman olup, tövbe eden Müslümanların, bağışlanacağı bilinen İslâm'i gerçeklerdendir. Allah (c.c.)'tan af edilip bağışlanıp kurtuluşa ermemizi her zaman dualarımızla Nasuh tövbeyle istemeliyiz. Allah(c.c.)'ın rızasını kazanmak en büyük bahtiyarlık. Allah (c.c.) yaptıklarımızdan razı ise insanlar sevmese ne yazar. Bütün insanlık sevse Allah (c.c.) razı olmamışsa neye yarar. Bizler Allah (c.c.)'ın rızasını kazanmak için çalışmalıyız ki hakiki kurtuluşa erebilelim.
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
YARATILIŞ GAYEMİZ
GENÇLİK VE GELECEĞİMİZ
YERLİ UZAY TEKNOLOJİLERİNİ SIRTLAYAN GENÇLERİMİZ; GELECEĞİMİZİN TEMİNATIDIR
BÜYÜK SAVAŞ YAKLAŞMAKTADIR
ÇOCUK KİTAPLARI ÖNEMLİ BİR BOŞLUĞU DOLDURMAKTADIR
TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ 24. OLAGAN GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİRİLDİ
ÖLÜM GELİNCEYE KADAR İBADETLERE DEVAM EDİLMELİDİR
ŞEKER DEĞİL, ŞÜKÜR BAYRAMI
ZENGİN FAKİR KAYNAŞMASINI YARDIMLAŞARAK SAĞLAYALIM